İçimizdeki Sese Kulak Vermenin Bir Başka Yolu: Öz Şefkat

0

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

BAŞARIZ olduğunuz ya da HATA yaptığınız bir anınızı düşünmenizi istiyorum.

Bu gibi durumlarda kendinizle yaptığınız iç konuşmalara hiç dikkat ettiniz mi?

Duyduğunuz sesin tonu nasıldır?

Sakin, yumuşak, anlayışlı ya da kızgın, sert, aşağılayıcı bir ses midir?

Hayatın akışına uyum sağlarken içimizde bazen uyaran, aşağılayan, yönlendiren bazen de bizi destekleyen bir ses duyarız. Bu ses iç sesimizdir. ‘Ne kadar aptalsın, bir şeyi beceremiyorsun’. ‘Ohoo sen böyle yatmaya devam edersen istediğin şeylere anca hayal dünyanda kavuşursun’ diye yorum yaparken, ‘Zaman zaman da bak sakın bir daha o hatayı yapayım deme!’, ‘Ne olacağını gördün!’ diye uyarılarda bulunur.

Nadiren de olsa ‘Sen nelerin üstesinden geldin, bunu da atlatacaksın. Sana güveniyorum.’ gibi seslendiği de olur tabi. 🙂

Peki bizi yoğun bir şekilde etkileyen bu ses nedir ve amacı ne yöndedir?

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, iç ses genelde yargılama, eleştirme yönünde çalışıyor.

Kimi zaman bizi yerden yere vuran kimi zaman da bize uyarılarda bulunan bu ses çocukluğumuzda otorite olarak gördüğümüz annemiz, babamız ya da sınıf öğretmenimize ait olabilir.

Çocukluğunuzun üzerinden onca zaman sonra neden hala konuşuyor olabilirler?

Küçükken nasıl bir çocuktunuz bilmiyorum ama ben çok hareketli bir çocuktum sürekli düşüp bir yerlerimi yaralar ya da mutlaka bir yerimi keserdim. Annem beni sürekli uyarır, eğer söylediklerini dikkate almazsam ceza vereceğini söylerdi. Annemin bana ceza vereceğini söylerek korkutması da aslında korumaya çalıştığı için bulduğu bir yöntemdi.

Çocukluk dönemimizdeki otoriter kişilerin bizi koruma yöntemleri gibi içimizdeki ses de bizi dış etkenlere karşı korumaya çalışmaktadır.

Gelin bu konuyu biraz da net bir şekilde ifade edelim.

Beynimiz duygularımızla çok ilgilenmez. Mutlu ya da mutsuz olmamız onun pek ilgi alanında değildir. Asıl amacı bizi yaşamsal tehditlere karşı hayatta tutmaktır. Bilinçaltımız, bütün gün gelen tehditleri hesaplar olası tehditler için planlar oluşturur. Başımıza gelen sosyal unsurlar da yaşamsal tehdit olarak algılanır. Mesela ilk kez girilen ortamlarda kabul görmemek, eleştirilmek, topluluk önünde küçük düşmek gibi durumları da buna örnek olarak verebiliriz. Daha önceden hazırladığı kayıtları tehditle karşı karşıya kaldığı anda devreye sokarak bizi uyarmaya çalışır.

Peki nedir bu kayıtlar?

0-6 yaş döneminde hayatımızda otorite olarak gördüğümüz kişilerin sesleridir.

Bilinçaltımızdaki bu kayıtları kaynak olarak kullanıp bize farklı şekil ve zamanlarda sunmaktadır. Kendinizi çok yargılayan biriyseniz bunun olası sebeplerinden bir tanesi özellikle çocukluk döneminizdeki insanların size davranış biçiminden kaynaklanabilir.

‘Bu sesle baş başa   kaldığımda   ne yapmam gerekiyor?’ dediğinizi duyar gibiyim.

İç sesinize kulak verin. Aklınızdan geçenleri fark edip bunun sadece bir düşünce olduğunu ve geçici bir durum olduğunu kendinize hatırlatın.

Düşüncelerinizi kabul etmek içinizdeki yargılayıcı söylemleri kabul etmek değildir. Yaşadığınız anı yargılamadan olduğu gibi fark etmek bulunduğunuz durumu objektif bir şekilde gözlemlemenizi, düşüncelerde boğulmadan kontrolünü sağlayabilmek demektir.

İsterseniz bunu bir örnekle açıklayalım.

Seyir halinde giden bir araba düşünelim. Bu arabanın sürücü koltuğunda siz oturuyorsunuz. Arka koltukta oturan kişiler sizin düşünceleriniz olsun. Birisi sizin çok iyi araba kullandığınızı ifade ederken, diğeri çok hızlı gittiğinizi, bir başkası sürekli durup kalkmanızdan dolayı rahatsız olduğunu bir daha sizinle seyahat etmek istemediğini ifade etsin. Durum aynı olmasına rağmen düşünceler sürekli değişebilir. Değişen bu sürecin farkına varmak kendinizi yargılamanızı engelleyecektir. Bu yolculuğun şoförü sizsiniz. Nereye ve nasıl gideceğinizin kararı sizin elinizde.

Kendinize öz şefkat gösterin.

Şefkat, insanların eylemlerini ve düşüncelerini hatalı olarak değerlendirmek yerine insanların hayatında zorlukların olabileceğini, insanın elinde olmayan veya kontrol etmesinin son derece zor olduğu durumlar yaşayabileceğini, her insanın aynı şartlara sahip olamayacağını düşünerek katı ve acımasız yargılardan kaçınmamıza yarayan bir duygudur.

Kişilerin kendileri ve başkalarıyla sağlıklı bir ilişki kurabilmesi için, başkalarına şefkat duyduğu kadar kendine de şefkat duyması önemlidir. Kişinin kendisini olduğu gibi kabul etmesi ve şefkat duyması literatürde öz-şefkat kavramıyla açıklanmaktadır.

Öz-şefkat kelimesi, “benlik” anlamına gelen “öz” ve “merhamet etmek, acımak” anlamına gelen şefkat sözcüğünün birleşiminden oluşmakta ve kişinin kendisine merhamet etmesi anlamına gelmektedir.

Bireylerin olumsuz durumlarla karşılaştıklarında suçlayıcı ve eleştirel tutum ile sorunun kendilerinde olduğunu düşünmeleri öfke, utanç, yalnızlık, korku, umutsuzluk gibi olumsuz duygular hissetmelerine neden olmaktadır. Olumsuz durumlar karşısında kişinin kendisine suçlayıcı ve eleştirel yaklaşması işlevsel olmayan bir baş etme yöntemidir.

Olumsuz durumlarla karşılaşan bireylerin acıyı kabullenerek ve yaşamın bir parçası olduğunu düşünerek kendilerine karşı suçlayıcı olmak yerine sevecen ve şefkatli bir tutum ile yaklaşmaları ise işlevsel bir baş etme yöntemi olarak görülebilir.

Kendine öz şefkat gösteren bireyler yalnızca olumsuz durumlara ve hatalara odaklanıp acımasız eleştireler yapmaktansa, öz-şefkat becerisiyle olumlu durumları, başarıları ve gösterdiği çabayı da göz önünde bulundurarak kendilerini bu olumsuz durumdan çıkarabilecek duygulara odaklanma eğilimindedir.

Bir anlamda öz-şefkat birey ile olumsuz durumlar arasında koruyucu faktör görevi görmektedir. Kişinin bu olumsuz durumlara karşı olumlu duygular ve yaklaşımlar geliştirmesini sağlamaktadır.

Özetle; öz-şefkat, sorunlarınızı sürekli düşünme veya sorunlarınızdan kaçınma davranışları göstermek yerine “şimdi ve buradalık” içinde kendinize ilişkin bir iç görü geliştirmenize yardımcı olup, kendinizi toplumdan izole etmek yerine, sorunlarınızı kabullenmeyi ve çözüm üretmenizi sağlar.

Kurtoğlu, M., & Başgül, Ş. (2020). Koruyucu Faktör Olarak Öz-Şefkat Üzerine Bir Derleme Çalışması. Gaziantep.

Neff, K. (Tarih Yok). Self Compassion. Self Compassion: https://self-compassion.org Erişim Tarihi: 05.06.2021

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.