#HPVAşısıÜcretsizOlsun Diyerek Yola Çıkan Ecz. Cem Kılınç İle HPV Aşısına Dair Röportaj

0 2.018

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Sosyal medyada aktif olarak takip ettiğim ve HPV aşısı konusundaki hassasiyetini taktir ettiğim Cem Kılınç ile sizlerin merak ettiklerini yanıtladık. Hepinize keyifli okumalar diliyorum.

A. Ahsen Çetin: Öncelikle Cem Bey, röportaj isteğimi kırmadığınız için teşekkür ederim. Sizleri sosyal medyadan takip ediyor ve HPV aşısı için yaptıklarınızla tanıyorum. Dilerseniz röportajımıza başlayalım. Öncelikle HPV aşısı için adınızdan medyada sıkça söz ediliyor. İlk olarak bir eczacı olarak HPV konusunda neler söylemek istersiniz?

Ecz. Cem Kılınç: HPV, 200’ün üzerinde tipi olup, bunlardan 40 kadarı genital bölge hedefli olan bir virüs. Kanserle bağı bilinen en yüksek unsur. Dünyadaki tüm kanserlerin yüze 5’ine, dünyadaki tüm kadın kanserlerinin yüzde 10’una kaynaklık ediyor. Bazı tipleri (Tip 6 ve Tip 11) genital siğillere neden oluyorken bazı tipleri de (sadece Tip 16 ve Tip 18 Rahim ağzı kanserinin yüzde 70’inden sorumlu) kansere ve öncülü rahatsızlıklara yol açmakta. Ağırlıklı oranda cinsel yolla bulaşan bu virüs aşısız toplumlarda maalesef çok yaygın. Kadınların yüzde 80’inin yaşamı boyunca en az bir HPV enfeksiyonu geçirdiği biliniyor. Erkeklerin durumu da daha iyi değil. Bir kadının ilk cinsel deneyiminde HPV enfeksiyonu geçirmesinin kümülatif riski yüzde 46, yani yaklaşık 2 kişiden biri. Bunlar çok üzücü sayısal bilgiler. Ama bundan kurtulmanın bir yolu var: “Çocuk yaşta ulusal aşı takvimi kapsamında aşılanmak.”

A. Ahsen Çetin: #HPVAşısıÜcretsizOlsun diyerek yola çıktığınız bu aşı mücadelesinde sayısız gence aşı bursu sağladınız. Bu bursun hikayesinden bahsetmek ister misiniz?

Ecz. Cem Kılınç: Teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz yıl Haziran ayında Tokat’ın Zile ilçesinde bulunan eczanemde nöbetçiydim. Gece nöbetinin sakin saatlerinde Nazım Hikmet’in şiirlerini okurken daha önce rastlamadığım bir şiirine denk geldim. O da şuydu:

“Biz insanız çok şükür

çok şükür biliriz,

ilacımıza

umudu katmasını

yaşamak gerek diyerek

ayak direyip

dayatmasını

Hastalar, kardeşlerim

iyileşeceksiniz.”

Pandemide birçok yurttaşımızı ve meslektaşımızı yitirmiştik ve beni okuduğum şiir hem çok etkiledi hem de üzerine düşünmeye başladım. “İlaca umut katmak…” nasıl mümkün olabilirdi ki? Sonra aklıma ulusal aşı takviminde olmamasını yıllarca anlamadığım HPV aşısı geldi. Sosyal medya hesabımdan “her ay bir nöbetimin geliriyle bir genç kadını aşılayacağımı” duyurdum bir başvuru formuyla. Ertesi gün uyandığımda bu tweet çok yayılmıştı, kanayan bir yaraya parmak bastığımı fark ettim. İstanbul’daki eczacı arkadaşım Buğra’yı aradım, birlikte “bu işi büyütelim, “HPV Aşısı Ücretsiz Olsun” talepli bir mücadeleye çevirelim” dedik. Aşı Bursu Dayanışması ile insanları aşılayacağımızı ilan ettik.

A. Ahsen Çetin: HPV ve bu burstan konuştuk. Peki HPV aşısı neden önemli?

Ecz. Cem Kılınç: Son 1,5 yılda sıkça adını duyduğunuz, aşısının ücretsiz olması için mücadele verilen, dayanışmalar kurularak yurttaşların aşılandığı, birçok kurumu harekete geçiren, vekiller tarafından defalarca kanun teklifi verilecek hatta birçok siyasi partinin seçim vaadine dönüşecek kadar farkındalığın oluşturulduğu, başta rahim ağzı kanseri olmak üzere birçok kansere neden olan ve bir aşısının var olup 100’ün üzerinde ülkede ücretsiz aşı takvimindeyken ülkemizdeki sağlık politikaları nedeniyle henüz devlet tarafından karşılanmadığı için aşısının 3 dozu ancak 3 bin 646 TL’ye satın alınabildiği bir halk sağlığı sorunu.

Bu aşılar çok önemli. Çünkü şu bilgilere de sahibiz:

10 yıl boyunca ulusal aşı takviminde çocuklarını aşılamış bir ülkenin gerçek yaşam verisine göre HPV enfeksiyonlarında ve genital siğillerde yüzde 90 azalma, yüksek dereceli kanser öncüsü lezyonda (CIN2-CIN3) %185 azalma sağlandığı görüldü. İnsanlık tarihinde 10 yıl çok kısa bir süre ve bu etki çok iyi bir oran.

A. Ahsen Çetin: HPV konusunda genel yaygın ve yanlış kanı kadınları etkilemesi konusunda yoğunlaşmakta. Erkekler için bu durumun önemini nasıl tanımlarsınız?

Ecz. Cem Kılınç: Kayıtlı rakamlara göre (ki aslında gerçek sayılar çok daha fazla) dünyada yılda yaklaşık 600 bin kadın HPV’ye bağlı kanser olmakta ve bunların 350 bin kadarı yaşamını yitirmekte. Erkekler ise bilinenin aksine sadece taşıyıcı değil; kadınlardaki kadar marjinal rakamlarda olmasa da yılda yaklaşık 40 bin erkek de HPV’ye bağlı kansere yakalanır durumda. Erkekler de HPV’ye bağlı olarak penis, anüs, orofarenks kanseri ve genital siğile neden olabilmektedir.

A. Ahsen Çetin: Bu aşının çok pahalı olduğunu aşıya ulaşamayan bir genç olarak dile getirebilirim. Bizler bir doza dahi ulaşamazken sizler bu maliyeti nasıl karşılıyorsunuz?

Ecz. Cem Kılınç: Biz burs çalışmasına başladığımızdan beri kimseden burs talep etmek zorunda kalmadık açıkçası. Bu süreç içinde doğalında gelişti her şey, eczacı meslektaşlarımız devreye girdi, “ben de birini aşılamak istiyorum!” diyenler ulaşmaya başladı. Örneğin Türkmenistan’a çalışmaya giden bir inşaat emekçisinin bursuyla Kayseri’de bir tıp öğrencisini aşıladık. Bursa’dan bir öğretmenin bursuyla, Batman’da bir genci. Bize nereden aşı bursu vereceğini söyleyen bir eczacı olsa o şehirden başvuranları taradık sonra, onları hemen bulunduğu şehirdeki o eczaneye yönlendirdik. Bir kısmı tanıştı birbiriyle, burs verdiklerine iş bulanlar oldu. Toplu aşılamalar da yaptık, Antalya Finike’de Gökbük Köy Evi’nde köyün kadınları ve çocuklarını aşıladık, Hatay’da eczacı odasında toplu aşılama yaptık. Geçtiğimiz sene bir eczacılık öğrencisi olan Yağmur Sönmez’i bir kadın cinayeti nedeniyle kaybettik. #YağmurSönmezYaşatacak dedik, her yaşı için bir kardeşini aşılayacağız dedik o an refleks gösterip. İstanbul Eczacı Odası’na bağlı eczacılar destek oldu, 2 saatte 108 aşı bursu geldi bize, kendimiz durdurduk yeterinden fazla bile oldu diyerek. Bunun gibi birçok dayanışma ağını örgütledik yurdun dört bir yanında. Yani sözün özü her anı gerçek yaşamdan hikayelerle dolu bir süreçti.

A. Ahsen Çetin: Sizlere bu yolda kimler destek veriyor?

Ecz. Cem Kılınç: Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Kadın Dayanışma Komiteleri, Boyun Eğmeyen İlaç Emekçileri olarak yaptık çalışmalarımızı. Sonra birçok kurum destek oldu. TTB, geçen sene Ekim ayında Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne aşıların ücretsiz olması için başvuruda bulundu. İstanbul Eczacı Odası 5 ay süren derinlikli bir çalışma ile destek oldu, Sağlık Bakanlığı’na detaylı bir rapor iletti. Barolar, Barolar Birliği, aydınlar, sanatçılar destek oldu. Yine bu süreçte tanıştığımız basın emekçilerinin de çok büyük emeği oldu. Her biri konunun sürekli gündemde kalmasına bireysel katkılar sağlayarak bulundukları kurumlarda tüm gelişmeleri defaten haberleştirerek sesimizi yaygınlaştırdılar. Biz temas ettiğimiz çıkar gözetmeyen her özneyi sürece dahil etmeye çalıştık.

A. Ahsen Çetin: Aldığınız destekle aşıladığınız gençlerin profili nedir ve yaş aralıkları nelerdir?

Ecz. Cem Kılınç: Aşıladığımız kişilerin büyük çoğunluğu öğrencilerdi. Bu konuda farkındalık yaşasa dahi bu aşıya erişme olanağı bulunmayanlar içinden aşılayacaklarımızı seçtik. Farklı şehirlere yaydık, önceliği de aşı bulduğumuz ilden en genç kim varsa ona vermek istedik. Hatırlarsınız belki, Urfa’da, sosyal medyada açıklamalarıyla gündeme gelen hentbolcu Merve vardı… Sanırım en küçük onu ve Derin adında 11 yaşında bir çocuğu aşıladık. Ağırlıklı lise ve üniversite öğrencisi başvuru yaptığı için onlar aşılandı.

A. Ahsen Çetin: Röportajımıza son vermeden önce Sağlık Bakanlığı’nın aşı konusunda ‘medeni durum’ açıklaması ve aşı takvimine eklenip eklenmeyeceği konusunda neler söylemek istersiniz?

Ecz. Cem Kılınç: Önce çarpıcı örnekler olması açısından bazı ülkelerden bilgiler vererek devam edelim. Kazakistan ve Singapur 9-11 yaşlarında; Darüsselam, İsrail ve Malezya 12-13 yaşlarında; Birleşik Arap Emirlikleri 15 yaşında bu aşıyı ulusal aşı takviminde uygulamaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), aşıların uygulanması gereken yaş aralığına dair “HPV aşıları, HPV’ye maruz kalmadan önce uygulandığında en iyi sonucu verir. Bu nedenle, rahim ağzı kanserini önlemek için DSÖ, çoğu cinsel aktiviteye başlamamış olan 9 ila 14 yaşlarındaki kızların aşılanmasını önermektedir.” bilgisini sunmaktadır.

Peki, bu veriler dünyada böyle iken ülkemizde nasıl? Biraz da Sağlık Bakanlığı’nın kendi kaynaklarından ilerleyelim.

Kimse bilmezken, devlet aşıyı karşılamıyorken bakın kendi kaynaklarında neler denilmiş HPV aşısına dair. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün sitesinde hala bulunan “HPV Aşıları” adlı sunumda “HPV ve Servikal Kanserin Zamansal İlişkisi” grafiğinde HPV enfeksiyonun 18 yaşında zaten pik yaptığı görülüyor. Yukarıda da bahsettiğim üzere “bir kadının ilk cinsel deneyiminde HPV enfeksiyonu geçirmesinin kümülatif riskinin yüzde 46” olduğunu biliyoruz. Yani Bakanlık, enfeksiyonun arşa çıktığı yaş aralığına öncelik verip, öncesi yaşlardaki çocuklara aşı hakkını maalesef sunmuyor. Oysa koruyucu özellikteki aşı tam da bu nedenle cinsel yaşam aktif değilken çocuk yaşta yapılması gerekiyor.

Yine Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün sitesinde bulunan HPV aşılarıyla ilgili bilgilendirme videosunda Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim görevlilerinden Prof. Dr. Nejat Özgül “aşının en etkin olacağı dönem 9-12 yaşta yapılacak dönemdir.” diyerek aşılamanın yapılması gereken yaş aralığının özellikle altını çizmektedir.

Geçtiğimiz aylarda Halk Sağlığı Genel Müdürü olarak kurumun başına atanan Sedat Kaygusuz’un üyesi olduğu Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanları Derneği (Türkiye EKMUD)’nin temsilcisi olarak hazırlanmasına katkı koyduğu 2016 yılında güncellenen Erişkin Bağışıklama Rehberi’nde HPV aşısının kimlere yapılması gerektiğiyle ilgili “9-13 yaş arası kız çocuklarına yapılan HPV aşılaması serviks kanserinin önlenmesinde en maliyet-etkin halk sağlığı koruma önlemidir” denmektedir.

Örneklere Sağlık Bakanlığı’nın 2018 yılında organize ettiği 3. Aşı Çalıştayı Raporu’ndan devam edelim. Raporda “HPV aşısının sahada uygulanması” bölümünde “mutlaka 10-12 yaş arasında sağlık kuruluşlarına başvuran tüm ergenlere HPV aşısı konusunda bilgi sunulmalı ve aşılamaları denetlenmelidir” ifadesine ek olarak “aşının yalnız kız çocuklarına değil hem kız hem erkek çocuklara uygulanması gerektiği” vurgulanmaktadır.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.