Herkesin Bir Gün Kanser Olmasına Neden Olabilecek Risk Faktörleri Nelerdir?

0

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Kanser tüm Dünya’da en yaygın görülen hastalıklar arasındadır. Bu nedenle bana bir şey olmaz, bizim ailede kimsede kanser yok, bende de olmaz vs demenin anlamı olmadığı gibi herkesin bir gün kanser olabileceği gerçeği ile yüzleşmesi gerekmektedir. Bu kanser olacağı anlamına gelmemektedir fakat kanser olmasını sağlayacak risk faktörlerini bilerek yaşamasını anlamına gelmektedir.

Hepimiz neredeyse her gün bizde kanser oluşturabilecek tehlikelerle karşı karşıya kalıyoruz.

Peki, bu maruz kaldığımız kanser risk faktörlerinin farkında mıyız?

Kanserin ortaya çıkmasında birçok risk faktörü rol oynuyor. Belki genel geçer kanser risk faktörlerini biliyor olabiliriz. Her kalecinin uzanmadığı yerden gol yemesi gibi bizim de atlayamadığımız veya bilmediğimiz yerden şeylerden gol yeme durumumuz olabiliyor.

Kanser hastalığına sebep olan risk faktörlerini bilirsek önlem alabiliriz.

Bu kadar sık karşımıza çıkan bu hastalığa karşı elimizden gelen bir önlem alma durumu söz konusu ise ‘Neden önlem almayalım?’.

Bu yazımda kansere sebep olan risk faktörlerinden bahsetmek istiyorum. Bir nebze de olsa farkındalık oluşturabilirsem ne mutlu..

Kanser hastalığına sebep olan faktörler kendi içerisinde 2’ye ayrılmaktadır. Bunlar;

  • Değiştirilemez risk faktörleri (genetik) ve
  • Değiştirilebilir risk faktörleridir (epigenetik).

Öncelikle değiştirilebilir ve değiştirilemez kavramlarını anlamamız gerekiyor. Bu sizde kanser risk faktörlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

Değiştirilemez ve değiştirilebilir risk faktörlerini tek tek anlatacağız. Değiştirilemez risk faktörleri kişinin tercih edemediği, doğuştan sahip olduğu genetik, yaş gibi faktörlerken oluşurken, değiştirilebilir risk faktörleri sigara kullanımı gibi bireylerin tercihlerinden etkilenmektedir. Yani özellikle kanser oluşumunda riskler kontrol edilebilir ve edilemez olarak da ayrılabilir.

‘Eee yaş değiştirilemez bir risk faktörü madem ben ne yapacağım?’ dediğinizi duyar gibiyim.

Bu soruyu hemen hemen her gün hastalarımdan veya kanser konusunda konuştuğum kişilerden çok sık duyuyorum.

Bu soruya cevabım genellikle şöyle oluyor. ‘Yaş tek başına risk faktörü olabilir fakat tarama programlarının zamanında yapılması erken teşhis konulmasına olanak sağlayacaktır. Yani yaşınızı bilirseniz hangi yaşta hangi kansere yakalanma riskinizi belirleyebilirsiniz.’

Başka bir yazımda tarama programlarından bahsedeceğim. Çünkü, bu konu risk faktörleri kadar önemli bir konu.

Kanserde Değiştirilemez Risk Faktörleri Nelerdir?

Kişinin kendi genetik yapısından ve bireysel özelliklerinden kaynaklanan faktörler değiştirilemezdir.

Bunlar;

  • Yaş,
  • Cinsiyet,
  • Genetik faktörler,
  • Ailesel özellikler ve
  • Irk sayılmaktadır.

Kanserlerin büyük bir kısmının 55 yaşından sonra ortaya çıktığını biliyor muydunuz?

Bu yaştan sonra hormonal yapı, biyolojik değişimler gibi faktörler yaş ile değişmektedir ve kanser görülme oranı artmaktadır.

Bir önceki yazımızda bahsettiğimiz gibi kadınlar da ve erkeklerde görülen kanser türlerinin sıklığı değişmektedir. Kadınlarda meme, tiroid sık görülürken erkeklerde akciğer, prostat daha sık görülür.

Kanserlerin %15’inin genetik geçişli olduğunu duymuş muydunuz?

Yanlış duymadınız. Kanser genetik geçişli olabilir. Kız çocuklarının annelerinde meme kanseri olması durumunda daha yakın taramaya alınmasını gerektirmektedir. Hatta genetik testle meme kanserinde BRCA1 BRCA2 genleri tespit bile edilebilir.

İLGİNÇ TIBBİ ÖRNEK: Angelina Jolie

Buna en iyi örneği verece olursak Angelina Jolie aklıma geliyor hemen. Ailesinde ve teyzesinde meme kanseri öyküsü olması sebebiyle meme ameliyatı oldu. Yani riskinizi azalmak için memelerini aldırdı.

Ayrıca Afrika ve Amerikalılar’da kanser görülme sıklığı daha fazladır. Neyse ki bu açıdan şanlıyız 🙂

Bu saydıklarımızın hepsi değiştirilemez risk faktörleridir. Buradan baktığımızda yapabileceğiz hiçbir şey yok gibi görünüyor. Karamsarlığa düşmek yok. Tarama programlarımızı zamanında yaptırın, erken tanı ile etkin ve etkili tedavi süreci ile kanserden kurtulabilirsiniz.

Kanserde Değiştirilebilir Risk Faktörleri Nelerdir?

Değiştirilebilir risk faktörleri bizlerin hayatımızdan uzaklaştırabileceğimiz faktörlerdir.

Bunlar;

  • Sigara / alkol tüketimi,
  • Şişmalık,
  • Hareketsiz yaşam,
  • Beslenme alışkanlıkları,
  • Kimyasal maruziyet,
  • Diğer faktörler sayılabilmektedir.

Sigara / Alkol Tüketimi

Hepimizin bildiği ilk sırada yer alan sigara tüketimi akciğer kanserinde temel rol oynamaktadır. Hatta pasif içicilik akciğer kanserine yakalanma oranını artırır.

Alkol tüketimi karaciğeri etkilediği için uzun süreli tüketim de kanser yatkınlığı artar. Günde 2-3 bardak alkol tüketimi hiç tüketmeyenlere göre kansere yakalanma ihtimalimizi %20 artırır.

Şişmalık ve Hareketsiz Yaşam

Şişmanlık aslında sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam bunların hepsi zincirin birer parçaları gibi değil mi?

Beslenme alışkanlıklarımızda fast food tüketiyorsak kansere yakalanma ihtimalimizi artırmakla kalmıyor aynı zamanda kalp, tansiyon hastası vb. olmamıza zemin hazırlıyor.

Düzenli egzersiz yapılması kansere yakalanma ihtimalini azalmaktadır. Bu konuda yapılan birçok bilimsel çalışma egzersiz yapılmasını desteklemektedir.

Şimdi hepimiz diyoruz ki ‘İş yerine giderken ya da iş yerinde yeteri kadar hareket ediyorum bence bu kadar yeter’. Hayır yetmez. Düzenli egzersiz belirli aralıklarla ve belirli tempoda yapılmalıdır. Gerçi artık bir yere yetişmek için koşturur olduk ama olsun 🙂

Kimyasal Maruziyeti

Parfümler, çevresel kimyasallar kansere zemin hazırlamaktadır. Kot fabrikalarında çalışanların maruz kaldığı kimyasallar bunlara en güzel örneklerdendir. Maden de çalışanların maruz kaldığı toz. Ama iş yerlerimizde hiçbir zaman unutmayacağımız bir konu var. Bu da çalışan sağlığının her şeyden önemli olduğudur.

Işın Maruziyeti

Ultraviyole ışınlar tehlikelidir. Yazın hepimiz deniz karşısında şezlongda güneşlenmeyi seviyoruz. Özellikle güneşlenirken mutlaka güneş koruyucu kullanmalıyız. Günlük hayatımızda da güneş ile temasımız olmasa bile güneş koruyucuların kullanılması önerilmektedir.

Stres

Bir de başımızın belası stres var. Hangimiz gün içerisinde stres yaşamıyorum dese sanırım yalan söyler. Yoğun ve uzun süreli maruz kalınan stres kansere yakalanma ihtimalimizi artırıyor. O zaman ne yapıyoruz gevşeme tekniklerini öğreniyoruz.

Kanser oluşumuna zemin hazırlayan tehlikeler kanser türüne göre çeşitlendirilebilir. Hala kesinliği tam konulamamış risk faktörleri vardır.

Örneğin; sütyen kullanımı meme kanserine zemin hazırlıyor mu?

Bu soru hala tartışmalı.

Bizler riskleri ne kadar bilir ve önlem alırsak kansere yakalanma oranımızı azaltırız.

Gelecek yazılarımızda görüşmek üzere.

Diğer kanser ile ilgili yazılarımı okumak isterseniz, buradan okuyabilirsiniz. Ayrıca yazılarımı kanser riski olan arkadaşlarınıza, kanser hastalarına ve yakınlarına gönderebilirsiniz.

Bana kanserle ilgili sorularınızı yorumlar bölümünden sorabilirsiniz. Hepsini detaylı cevaplamaya çalışacağım.

Sağlıkla kalın.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.