Hemşir Değil Hemşire…

0 136

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Hepimizin bildiği gibi tarihsel süreçten günümüze kadar hemşirelik mesleği kadın mesleği olarak görülmüştür.

Bunun en büyük nedenlerinden birisi de galiba “hemşire”nin kelime anlamının birçok dilde “kız kardeş”e karşılık gelmesiydi.

Türkiye’de 2007 yılında Hemşirelik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla birlikte erkeklerin de resmi olarak hemşirelik mesleğini yapabilmesi sağlanmış oldu.

 

5 yıl sağlık personeli olarak çalışmış bir kişi olarak hastanede çalışırken birçok defa çalan telefonla meslektaşlarım arası ilişkilerde “mesleğin ne?” sorusunda verilen cevabın “hemşir” olduğuna tanık oldum.

Bir şeylere dokunarak değişim için öncü olduğuma yönelik sevinç içerisindeyken, tekrarlayan meslektaşlar arası sohbetlerde “sağlık memuru” kavramı ile karşılaşır oldum. Sağlık memurunun kim olduğunu ve ne iş yaptığını, dünyada ve Türkiye’deki tarihsel sürecini biliyordum. Burada tanık olduğum erkek hemşirelerin kendilerini yine “hemşire” olarak tanımlamaktan kaçınarak farklı meslek grubunun adını üzerine alma çabalarıydı.

Birçok meslek grubu için tarihte yukarıdaki gibi bir durumun yaşandığına dair bir bilgim yok ancak düşünüyorum da öyleyse neden hekimlerde, öğretmenlerde, savcılarda, avukatlarda böyle bir durum yok?

Hekim ve Hekime..

Ne kadar çirkin duruyor değil mi?

Söylenmesi bile can sıkıcı.

Hemşirelik için de aynı durum söz konusu. Hiçbir mesleki veya diğer özellik ayrıştırıcı olamaz. Aksine bütünleştirici ve toplumun tamamını kapsayıcı olmalıdır. Farklı özellikleri onun nazar boncuğu gibidir.

Birçok hemcinsim kadın mesleği olarak gördükleri için belki hemşirelik yapmak istemiyor ya da bu şekilde çeşitli kavramlarla mesleklerini gizlemeye çalışıyorlar.

Bardağın dolu tarafına bakmak denir ya!

Tam da o noktadayız.

İyi ki erkekler olarak bizler de bu mesleğin içerisindeyiz. Çünkü sağlık personeli ve hekim seçme hakkı, sağlık hakkının bir uzantısı niteliğindedir. Örneğin; erkek hemşirelerin yokluğunda herkesin yalnızca kadın hemşirelerden hizmet alma zorunluluğu olacaktı.

“Kadın hemşireler mesleğini kötü yapıyor, daha iyisi erkeklerdir!” anlayışını savunmuyorum.

Yalnızca erkek hastaların erkek hemşirelerin kendilerine bakım verme taleplerinin karşılanabilirliğinin vurgusunu yapmak istiyorum. Aynı durum kadın hastalar için de geçerlidir. Sağlık kuruluşuna başvuran bir kadın kendisine erkek hemşirenin bakım vermesini talep edebilir. Bu en doğal hakkıdır. Söz konusu kanun bunun önünü açarak aslında bireylere daha fazla özgürlük sağlayarak “hemşire seçme” hakkını vermiş olmaktadır.

Madalyonun diğer yüzüne bakacak olursak, toplumlar kadın hemşireye alışkındır. Çünkü dünyada ve Türkiye’de erkek hemşirelik henüz yeni bir olgudur. Burada meslektaşlarıma hak veriyorum ancak bu algıyı kırmak da yine bizlerin elindedir. Verilecek kaliteli bakım, hasta mahremiyetine saygı gibi temel etik ilkelere bağlı, görevini layıkıyla yerine getiren bir bireyin bu potanın altında kalacağına ihtimal dahi vermiyorum.

‘Özellikle bir çabamız olacaksa bu şekilde diyaloglarla yada girişimlerle vakit kaybetmeden, asıl hedef olarak dünyada ve Türkiye’de hemşirelik mesleğini nasıl görünür kılarım?

Kişisel ve mesleki anlamda kendimi nasıl geliştiririm?

Vermiş olduğum temel hemşirelik bakımının kalitesini nasıl yükseltirim?’ şeklinde olmalıdır.

Bunları başardığımız ölçüde gerçek anlamda mesleğin hakkını veren ve toplum tarafından cinsiyet ayrımı yapılmasına engel oluşturan hemşireler haline geleceğiz.

 

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.