Hayata Tutunuş: Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesinden Bir Minik Anı

2 3.863

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Bir minik el parmağımı kavradı, sonra baktı gözlerimin içine hafif gülümseyerek derin derin… küçücük bir candı oysa. Daha yeni doğmuştu 1 haftalık. Ancak sanki her şeyin farkındaydı, içimde yaşadıklarımı hissediyordu… O an gözyaşlarıma engel olamadım, birer birer dökülmeye başladılar yanaklarımdan… O minik gözlerle bana bakan minik can daha sıkı tuttu bu kez parmağımı… Emindim beni anladığından…

Bu minik anıyı yeni doğan yoğun bakım ünitesinde çalışırken yaşadım. Öyle bir ortam ki her bir anı mucizelerle dolu diyebilirim. Minik bedenlerin umutla savaşarak hayata tutunmaya çalıştığı anlarla dolu bir mucize.

Hayata dair dersler bulabileceğiniz, annelik ne demek anlayabileceğiniz, senin olmayan bir canla bağ kurmanın ne demek olduğunu size tattırabilen, minik bir canın hayatına dokunabileceğiniz bir ortam.

Hem neşeyle dolu hem de hüzünle dolu her bir karesi… Çok titiz çalışmayı gerektiren bir ortam. Nezaketi, sabrı, inceliği gerektiren. Bir kadın olarak annelik duygusu ne demek tadabileceğiniz bir ortam. Ve işini severek icra eden sağlık profesyonelleri ile dolu olması gereken bir ortam. Ki ben bu konuda çok şanslıydım. Mucize canların ardında gerçekten hakkıyla emek veren gizli kahramanlar vardı. Her gün işlerine aşık mesleklerini icra eden gizli kahramanlar.

Bir de anneler vardı. O minik canları dünyaya getiren anneler. Bebeklerini kucaklarına alabilmek için her gün umutla bekleyen anneler. Ve bazen bebeklerinin yaşayamayacağını kabul etmek istemeyerek inkâr eden anneler… Acı tarifsiz bazı anlar… En çok acı olan tüp bebeklerin kaybı oluyordu benim için. Anne olmayı o denli çok isteyen annelerin onca uğraşa kaybettikleri tüp bebekleri… Acı tarifsizleşiyordu o anlar.

Bir de bebeklerini heyecanla görmek için gelen babalar yüzlerindeki o ifadeler, mimikler ne kadar heyecanla bakıyorlar minik bebeklerine. Sevgiyi hissedebiliyorsunuz içlerindeki.

Taburcu olacakları zaman annelerine verilen bebeklerin birden uysallaşmaları peki? Annesi olduğunu hissediyor belli ki minik can… Bulunduğum yeni doğan yoğun bakım ünitesi prematüre bebekleri de kapsamaktaydı. 470 gram minikler dahi vardı… 22 Haftalık doğan bebişler. 24 Haftalık doğup tedavisi sonlanarak taburcu olan bebişler dahi olabilen bir ortamdı.

Mucize gibi değil miydi?

Normal bir doğum term de 40 haftalık olması gerekirken 24 Haftalık doğan bir can kuvöz içerisinde nasıl oluyordu da yaşama tutunabiliyor?

Hayatın karmaşık bir yapı olacağını farkında olmayan canlar nasılda umutla yaşamak için savaş veriyordu?

Hayat…

O denli düşündürüyor ki o ortam sizi…

Bakmakla görmek arasında çok ince bir çizgi var ve bu ortam bakmayı bilenle anlamlanıyor ve anlamlar bakmayı bilenle hayat buluyor.

Gizli kahramanlara , minik canlara sevgilerimle…

Bir sonraki içeriğimde görüşmek dileğiyle sevgi ve umutla kalın 😊

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

2 Yorum Yapıldı
  1. Fatih diyor

    Çok güzel anılar biriktiriyoruz mesleğimizde

  2. Fatih diyor

    Çok güzel anılar biriktiriyoruz mesleğimizde

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.