Hastanede Yatan Bir Çocuk Ne Hisseder Ve Ne Yaşar?

0 167

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Hiç düşündünüz mü?

Yaşamının ilk yıllarında dünyayı, bireyleri, nesneleri, olayları ve daha birçok şeyi keşfetmek için çaba gösterirken bir anda hastane yatışı yapılan bir çocuk olmak nasıldır? Bu çocuk ne hisseder ve ne yaşar?

Öncelikle yazının akışına girmeden kimlere çocuk dediğimizi açıklamak istiyorum.

Kimlere Çocuk Diyoruz?

İnsanoğlunun bebeklik ile ergenlik yıllarının bileşiminden oluşan çocukluk yılları farklı göreceli tanımları barındırmaktadır. Kesin bir sınır olmamakla birlikte Birleşmiş Milletlerin raporları ile 0-18 yaş aralığındaki insanlar çocuk kabul edilmektedir.

0-18 yaş aralığında bir çocuk olduğunuzu hayal edin.

Dünyayı, yaşamı, bireyleri keşfettiğiniz bu dönemlerde vücudunuzun nasıl işlediğini tam anlamıyla kavrayamadan bir hastalık, kaza, tetkik, tedavi veya bakım gereksinimiyle hastaneye gidiyorsunuz. Çevrenizde sizde karmaşa hissini uyandıran birçok şey var..

Ne düşünürdünüz?

Nasıl hissederdiniz?

Hayal etmesi zor ve cevabı karmaşık olan bir soru değil mi?

Tıpkı bu sorunun cevabı gibi çocuklar için de hastaneye yatış ve tedavi süreci oldukça çözümlenmesi zor bir süreç..

Çocukluk Çağının Kaygı Dolu Anlarından Hastaneye Yatış Süreci ve Uyum Becerisi

Hastane yatışı çocukların gelişimsel özellikleriyle orantılı olarak farklı tepkisel sonuçlara neden olmaktadır. Bazı tepkilerin hastalığa özgü olduğu gibi bazıları ise bireyin genel hastalık tepkisi olarak sürdürülmektedir.

Bu tepkiler üzerinde çocuğun gelişim özelliklerinin etkisi ve aşağıdaki faktörlerin seyri ile bireysel farklılıklarla çeşitli tepkisel sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Bunlar,

  • Çocuğun gelişim dönemiyle uyumlu/uyumsuz bilişsel ve duyusal gelişimi,
  • Çocuğun hastalık öncesi kişilik özellikleri, kriz ve ayrılıklar üzerine ortaya çıkardığı ruhsal tepkisi,
  • Çocuğun yaşamsal döngü ile gelişen olaylar ve durumlara uyum becerisi,
  • Ebeveyn- çocuk ilişkisiyle birlikte hastalık kavramı ve mevcut hastalığın aile için anlamı, aileye etkisi ve ailenin mevcut baş etme becerilerinin varlığıyla birlikte niteliği,
  • Hastalık gelişiminin gerçekleştiği mekânın koşul ve imkanları
  • Mevcut hastalık semptomu, ağrı ve sakatlık derecesi,
  • Hastalığın çocuğun ruhsal ve fiziksel işlevlerine etkisi ve çocuk üzerindeki kısıtlamaları ile farklı tepkisel sonuçlar ortaya çıkarmaktadır.

Çocuğun hastaneye yatışı, tedavi ve bakımını yabancı olduğu yer ve kişiler tarafından yürütülmesi sağlığı ve yaşamı üzerinde;

  • Kontrol kaybı,
  • Güvensizlik,
  • Umutsuzluk,
  • Stres ve
  • Nedene bağlı olmayan kaygıya neden olmaktadır.

Hastanede Yatan Çocuk Ne İster Ve Ne Yapar?

Çocuklar bakım vericileri ile güvende hissedebilecekleri, keşfedebilecekleri, kendilerini özgür ve mutlu kılacakları kendilerine özgü yaşam alanları olsun isterler.

Bu yaşam alanı içerisinde ilgi ve becerileri doğrultusunda gün içerisinde zaman geçirirken bir yetişkin için çoğunlukla anlamsız görünen nesne ve olgularla oyunlar türeterek hayal güçlerini bireysel imkanlarıyla buluştururlar.

Hastalık hali ortaya çıkıp da hastane ortamında vakit geçirmek zorunda kaldıklarında yaşam alanları yönetimi artık kendilerinden çıkmış gibi hissetmeye başlarlar.

  • Çoğunlukla çocuklarda kontrol kaybıyla birlikte öfke, kızgınlık, anksiyete gibi duygusal yoğunluklar ortaya çıkmaktadır.
  • Duygusal yoğunluklar zaman içerisinde sağlık üzerinde olumsuz etkileşimler göstermektedir.
  • Çocuğun fiziksel ve ruhsal nedenlerle çevresi ile etkileşiminde kesintiye uğramasına ve oyun oynamamasına bağlı olarak yoğun stres, depresyon, büyüme- gelişmede gerilik, oryantasyon bozukluğu, öğrenme süreçlerinde sorunlar olarak ortaya çıkmaktadır.
  • Süreç boyunca sorumluluğunda olan hemşirelerin farkındalığı ve bilinci ile çözüme ulaşması temel ilke kabul edilmektedir.
  • Çocuğun oyun alanında istek ve duyguları seslere, nesnelere yer ve zaman bileşeni ile aktarılmaktadır.

Çocuklar büyüme gelişim evreleri içerisinde adölesan döneme (12-18 yaş) kadar soyut düşünme ve neden-sonuç ilişkisi kurmada yetersizdirler ve somut kavrama becerisiyle öne çıkarlar. “Bakarlar, yaparlar, hissederler ve anlarlar”.

Düşünce süreçlerinde hareketlenmenin, kavramının temelinde somut kavrama yetisi vardır. Bu gerekçe göz önüne alındığında çocukların hastanede tedavi ve bakım süreçlerinin zorluğu, baş etme becerilerinin yetersizliği ve güç oluşu öne çıkmaktadır.

Çocuğun tedavi ve bakım süreçlerinden sorumlu bireylerin çocuğa yaklaşımında bu faktörlerin görünürlüğünün gerekliliği mevcuttur. Bu doğrultuda çocuğun hastane içerisinde bulunduğu süreçlerde çocuk sağlığı ve hastalıkları kapsamında birincil hedef çocuğun tedavi ve bakımı içerisinde anlama ve kavramayı desteklemek için somut kavramlar kullanımıdır.

Örneğin; oyuncak bebek, maketler, bebek evleri, kukla, sahneleme gibi destekleyici faktörler üzerinden tedavi ve bakıma yönelik yapılacak uygulamayı görsel olarak sergileyerek katılımını sağlamak çocuğun tedaviye uyumunu olumlu yönde desteklemektedir.

Çocukların Tedavi sürecinin sağlıklı bir şekilde yönetilebilmesi, sağlığa ulaşma yolunda nitelikli bir bakımın sürdürülebilmesi amacıyla ortama ve kişilere uyarlanmalıdır.

Bu nedenlere bağlı olarak ailenin sürece katılımı ile çocuk desteklenirken gelişimsel bir süreci olan “oyun ile gelişim” gereksinimine dayandırılmış “terapötik oyun” kavramı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları hemşireliği kapsamında temel ilke kabul edilmektedir. Çocukların bakım ve tedavilerini yürüten hemşireler süreç boyunca gelişim dönemi ve hastalığı göz önüne alarak gereksinimi olan oyunun terapötik gücünden yararlanmaktadırlar.

Hastaneye yatışı yapılan bir anne baba olarak çocuğunuzun bu şekilde bir ortamda olabileceği bir hastane ortamı talep edebilirsiniz.

Yayan, E. H., & Zengin, M. (2018). “Çocuk Kliniklerinde Terapötik Oyun”, Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, 7(1), 226-233.

Conk, Z., Başbakkal, Z., Yılmaz, H. B., & Bolışık, B. (Eds.). (2013). Pediatri Hemşireliği, Akademisyen Tıp Kitabevi.

Gültekin, G., & Baran, G. (2005). “Hastalık ve Çocuk”, Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 8(8).

Emiroglu, N., Aras, S., Yalin, S., Dogan, Ö., & Akay, A. (2009). “Yatan hastalar için istenen çocuk ve ergen psikiyatrisi konsültasyonlarinin değerlendirilmesi”, Anadolu Psikiyatri Dergisi, 10(3), 217.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.