Hamilelikte Yaşadığım Kanser Mücadelem

0 4.432

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhabalar,

Ben Yeliz Yiğit.

Sizlere kanser hikayemi anlatacağım.

2020 Ocak ayında yaklaşık 14 haftalık hamileydim. Kahvaltı yaparken yere bir şey düşürdüm, eğilip onu aldıktan sonra doğrulurken masaya çarptım ve memede bir acı hissettim. Hemen koşup aynaya baktım acıyan yere dokunduğumda elime büyük bir kitle geldi. O kadar büyük bir kitlenin o anda olması imkansızdı. Sonra anneme ve başkalarına bu durumdan bahsettiğimde ‘hamile olduğun için süt bezelerin şişmiştir’ dediler.

Benim de bu olaydan yaklaşık 1 hafta sonra kadın doğum doktoruma kontrolüm vardı. O gün doktoruma gösteririm diyerek başka bir yerden randevu almamıştım. Ama o bir hafta boyunca kitle öylece duruyordu. Hem çok sert hemde çok acıyordu. İçimi rahatlatan şunlar olmuştu.

‘Eğer kitle ağrı yapıyorsa kötü bir şey değil’ diye duymuştum.

‘Kötü huylu bir şey olursa genelde fark edilmeden ortaya çıkarmış’ diye duymuştum ne kadar doğru bilmiyorum tabi.

Neyse benim kontrol günüm geldi, muayenem yapıldıktan sonra doktoruma kitleyi gösterdim. Elle muayene ettiğinde kitlenin sert ve hareketsiz oluşu doktoru da şüphelendirmişti. Aynı hastanenin genel cerrahi bölümüne konsültasyon yazarak beni hemen oraya yönlendirdi.

Hemen aynı gün barkod çıkarıp doktorun yanına girdim. Doktor elle muayene etti ve ultrason istedi. Ultrason günüm geldi çektirip doktorun yanına çıktım. Sonucum pek iç açıcı çıkmadı. Şüpheli kitleler olduğu yazıyordu. Ultrason çeken radyolog biyopsi önerdi. Sonra genel cerrahi doktorum sonucu inceleyip korkmamam gerektiğini, altında basit bor hastalıkta çıkabileceğini fakat araştırılması gerektiğini söyledi. Girişimsel radyoloji bölümünde de ultrason çekilmemi istedi. O bölüm de gittiğim hastanede olmadığından başka hastanelere randevu almamı söyledi.

Tabi, ben randevu alıp gidene kadar süre iyice geçiyordu, bebeğim karnımda büyüyordu.

Başka bir hastanenin genel cerrahi bölümüne randevu aldım ve gittim. O doktor da ultrason istedi. ‘Önce normal ultrason çekip benim de görmem lazım. Sonra seni girişimsel radyoloji bölümüne yönlendireceğim’ dedi.

Yine ultrason günü aldım ve günüm geldi çekim yapıldı. Sonuç yine aynı çıkmıştı. Girişimsel radyoloji bölümüne yönlendirildim. Orda da çekim günü sırası gelmesi tabi kolay olmadı. Yaklaşık 15 gün sonrasına gün verildi. Randevu günüm geldi ve gittim. İşte orda öyle bir radyolog doktor bana yardımcı oldu ki onu hiç unutamıyorum Sn. Nurcan hocam; ‘çekim yaparken burda anlamlandıramadığım kitleler var, biyopsi önereceğim fakat profesörümün de bunu görmesini istiyorum’ dedi.

Yine 2 gün bekledikten sonra gittim. Profesör ile çekim yaparak her iki memede de kitleler olduğunu ve biyopsi yapılması gerektiğini söyleyerek bana gün verildi. Biyopsi yapıldıktan sonra bekleme süresi var. Baya uzun sürdü beklemek.

Bu arada benim bebek neredeyse 24 haftalık falan oldu. Bir gün annemle telefonda konuşurken bir mesaj geldi. Baktım biyopsi sonucum çıkmış. Anneme telefonda dedim ‘hemen gidip sonucumu alacağım’.

Beklemediğim Anda Tanım Kesinleşti!

İçim o kadar rahat ki hiç ama hiç kötü bir şey beklemiyorum. Sonucumu elime bir aldım beynimden vurulmuşa döndüm. Yüksek dereceli B hücreli lenfoma diye bir şey yazıyordu. Genel cerraha gitmek istedim. Ultrason isteyen doktor o gün orda yok ve randevu da almamıştım. Sonra biyopsimi yapan radyolog doktoruma gitmeye karar verdim. Hemen koşarak onun yanına gittim. ‘Hocam bana yardım edin burda bir şey yazıyor ama ben hiçbir şey anlamıyorum’ dedim. Doktor sonucumu eline aldı ve pek iyi şeyler çıkmamış dedi. Ben başladım ağlamaya, bana sarıldı ve hemen seni bir doktora yönlendireceğim dedi. Kendi tanıdığı bir doktoru arayarak beni yanına gönderdi. Doktor sonucuma baktı ve elle muayene etti. Sonra bana dedi ki ‘hastalığının ne olduğunu biliyor musun?’. Dedim ki; ‘hocam sadece kötü bir şey olduğunu anladım’. Hoca dedi ki ‘memede çok nadir rastlanan bir tür. Maalesef lenfoma genelde boyunda, kasıkta falan olur ama senin memede çıkmış, bunun bir ameliyatı yok sadece ilaçla tedavi edileceksin fakat bu da bebekle pek mümkün olmayabilir’ dedi.

Beni hemen hematoloji bölümüne gönderdi. Oradaki doktorlar da inceledikten sonra bana dedi ki; ‘hamile olduğun için sana PET çekemeyiz, tomografi de çekemeyiz. Tedaviye başlayacağız, bebek zarar görebilir. Bu nedenle bebeği almamız gerekebilir’ dedi.

Ben tabi hüngür hüngür ağlıyorum, bebeği aldırmak istemiyorum diye. Çünkü bebeğimin artık hareketlerini hissediyordum. İçimde yaşayan bir canlının hayatına son vermek istemedim.

Doktor dedi ‘pazartesi günü kurulda doktorlarla buna karar vereceğiz, sen de burda ol’. Sonra eve gittim. Daha sonra Ankara Hacettepe Üniversitesi hastanesinde memur tanıdık bulundu ve hemen ertesi gün onun yanına gittik. Bizi hemen bir uzman doktora yönlendirdi. Doktor muayene ettikten sonra dedi ki memeden alınan parçaları hastaneden alarak bize getirin, biz de bu hastanede inceleyelim. Muhtemelen sonuç doğru ama burda da incelensin’ dedi.

Sonra ‘bir profesörüme danışıp hemen geliyorum’ dedi ve görüştü yanımıza geldi. Dedi ki ‘biz bu biyopsi sonucuna başlamadan kemoterapi tedavisine başlamak istiyoruz ve bebekle birlikte tedavi yapabiliriz. Bebeği almaya gerek yok’ dedi. ‘Plasenta bebeği korur. Çünkü 3 ayı geçmişsin, risk ortadan kalkmış’ dedi. ‘Hamileyken kanser olan hastalar çok nadir olmakla birlikte olanların sonuçları da gayet güzel sağlıklı bebekleri oldu’ dedi. ‘Seni kadın doğum bölümüne yönlendireceğim fakat riskli gebelik bölümünde tedavine devam etmen gerekiyor’ dedi.

Gebelikte Kemoterapinin Yan Etkileri Başlıyor!

Sonra bana 21 gün arayla 6 kürden oluşan bir tedavi planı hazırlandı. İçinde immünoterapi ile R-CHOP diye bir tedaviye başlandı. Tabi saçlarımın döküleceğini bana söyledikleri için önden saçlarımı kısalttırdım. İkinci kürden sonra saçlar döküldü. Bende kalanı kazıttım. Ama kemoterapi beni hiç olumsuz etkilemedi. Mide bulantıları ve halsizlik yaşamadım. Bünyeden bünyeye değişiyor demek ki bu durum. Sadece aciz içinde ve boğazda yaralar çıktı işte o zaman biraz zorlandım. Yemek yemek işkence haline gelmişti. Üstüne üstlük bu korona vakası ortaya çıktı. Hem hamileyim hem kanserim iki risk bir arada korona olursam ne olurdu hiç bilmiyorum. Şükür hiç korona olmadım. Dördüncü kürden sonra falan çok fazla kasılmalarım olmaya başladı. Her hareketimde bebek karnımda kasılıyordu. Kadın doğum doktorum ‘her kemoterapiden sonra bana gel bakalım’ dedi. Çünkü karnımda ani ölüm riski dahil her şey olabilirdi. Neyseki öyle bir şey olmadı.

Bebeğim Sağlıklı Doğdu 😊

Son kürümü almadan bir hafta önce bebeğim erkenden 35 haftalıkken doğdu. Bebeğin kilosu ve emme refleksi yerinde olduğu için küveze koymadılar ve sağlıklı bir bebeğim oldu. 3. kürden sonra ultrason istemişlerdi. O zaman ‘kitleler çok az kalmış demişti’ doktor.

Bebeğim doğduğunda..

Doğum yaptığım günün ertesi gününde benden tomografi istendi ve boyun, kasık ve iç organlarda bir tutulum çıkmadı. Doğumdan iki hafta sonra son kürümü de aldım. Ve daha sonra 15 gün ışın tedavisi planlandı. Işın tedavisinden sonra beyine metastaz olmaması için doktorum omurilikten iki kür yine kemoterapi iğne vurulmamı istedi. O iğneyi vururlarken kemiğe sıçramış mı diye bakmak için omurilikten sıvı da aldılar ama herhangi bir sıçrama yokmuş. Beyine verilen ilaç beni çok fazla zorladı. Yoğun baş ağrıları mide bulantıları ve kusma yaşadım. Kemoterapi de ve ışında yaşamadıklarımı bu tedavide yaşadım maalesef.

Sonra da benden PET istediler. İşte benim en mutlu olduğum an o sonucun çıkmasıydı. Vücudumda herhangi bir kanser hücresine rastlanmadı tertemiz olmuştum. Doktorum bana bu müjdeyi verdiğinde havalara uçtum.

Şimdi 3 aylık kontrollerime devam ediyorum.

Şükür şüpheli bir durum yok.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.