Günümüzün Benliği: Sanal Benlik

0 2.623

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

  • Paylaşımlarınla dışarıya yansıttığın sanal benliğinle oluşturduğun algının farkında mısın?
  • Sanal benliğini yöneten misin yoksa sanal benliğin tarafından yönetilen mi?
  • Sanal olan seni mi seviyorsun yoksa gerçek olan seni mi?
  • Sosyal medya ile kendi benliğine yabancılaştığını düşünüyor musun?
  • Sosyal medyada paylaştığın fotoğraflarını paylaşırken efekt kullanıyor musun?
  • Doğal halini efektsiz paylaştığında endişeleniyor, huzursuz oluyor musun?

Günümüzde sosyal medya kullanımı çok fazlayken, pandeminin de etkisiyle sosyal medya kullanımında oldukça artış gözlemlendi.

Günümüz sosyal medya çağına, günümüz kendimizi efektlerin ardına gizleme çağına büründü. Olduğumuz benliğimizi reddetme çağına…

Peki nedir bu benlik kavramı?

Hiç duydunuz mu, ne olduğunu biliyor musunuz?

Gelin sizlerle öncelik olarak benlik kavramını ele alalım.

Benlik kavramı; bireyin kendi hakkındaki (fiziksel-kişisel özellikleri, yetkinlikleri, fikirleri vb.) çıkarımlarının bütününü kapsamaktadır. Psikolojide benlik kavramına ilişkin ilk açıklamalar (1963) psikolog William James’e aittir. Günümüzde benlik kavramı gerçeklikten çıkarak sanal benlik kavramı halini almaya başlamıştır.

Sanal benlik kavramını ise şu şeklide tanımlayabiliriz; benliğimizi sosyal medyada sunmak. Benliğimizi sanal ortamda sunarken istediğimiz gibi şekillendirerek sunabiliyoruz bu da zamanla kendimize yabancılaşmamıza neden olabiliyor. Ne yazık ki gün geçtikçe biz olmayan sanal benliğimizi daha da çok seviyor gerçek benliğimizden kopuyoruz, yavaş yavaş karanlığa hapsediyoruz gerçek benliğimizi. Popülaritenin ardına gizleniyoruz, efektlerin ardına gizliyoruz kendimizi, kusur gördüğümüz her bir parçamızı, özelliğimizi gizlemeye-kusursuzlaştırmaya çalışıyoruz. Kendimize yepyeni bir benlik oluşturuyoruz. Kendi sanal benliğimizi sunuyoruz. Toplumda o an ne popülerse, nasıl davranılıyorsa o biçimde davranıyor çoğumuz. Hepimiz aynılaşıyoruz. Kimimiz bunun farkındayız, kimimizse farkında bile değiliz. Kimimizse kendi ellerimizle inşa ettiğimiz sanal benliğimiz ile diğer insanları kandırıyoruz. Kendimizi dahi. Bir şeyler popüler olduğu için onları yapmak zorunda değiliz, yapmamalıyız da bunu da biliyoruz.

Benliğimizi özgürleştirmedikçe asla özgür olamayız. Carl R. Rogers ‘Kişi Olmaya Dair’ kitabında benlik hakkında kişilerin kendi içlerindeki süreçlere duydukları güvenlerinin arttıkça ve kendi içlerini keşfettikçe içlerindeki yaratıcı benliklerinin açığa çıktığından bahsetmiş.

Sende yabancılaştığın gerçek benliğini karanlığa itmektense, onu dışarıya çıkarıp yapabileceklerini, potansiyellerini açığa çıkarabilirsin.

Gelin benlik ve sanal benlik üzerine yazılmış bir tezin bulgularını inceleyelim. Ele alacağımız tezde kadının benlik sunumu ve sosyal medyada metalaştırılması ele alınmış. Araştırma kapsamında kadınlardan yüz ve beden güzelleştiricilerini kullanan 5 kişi ele alınarak benlik sunumları değerlendirilmiş ardından bulguları değerlendirmek adına 1 psikolog ve 1 sosyolog ile röportaj yapılarak görüşleri alınmış. Bu kapsamda 5 kişinin bulguları ile şu sonuca varılmış.

Fotoğraflar ve reel hayat ele alındığında kadınların fotoğraflarda kendilerini çok daha iyi hissettikleri ancak bu iyi hissetmenin zamanla yerini huzursuzluğa bıraktığı saptanmış. Bu huzursuzluğun başlangıcı ise her bir kadının reelde fotoğraftaki ile aynı olmadıklarını fark etmesi ile başlıyormuş. Her bir kadına sosyal medyada sanal benlik sunumlarının onlara dijital bir kimlik oluşturup oluşturmadığı sorulduğunda ise her biri dijital bir kimliklerinin olduğunu kabul etmişler.

Psikolog ve sosyolog ile yapılan röportajdan ise şu sonuç çıkmış; sosyal medyanın kişilerin gerçek hayatlarını yansıtmadığı ve kişilerin kendilerine yabancılaşarak dijital bir kimliğe büründükleri sonucuna varılmış.

Makalenin yanı sıra sosyal medya ve benlik sunumları arasındaki bağı öğrenmek adına iki arkadaşımla sohbet ediyordum. Ve sohbet sonucu şu yanıtları aldım.

Psikoloji 4.sınıf öğrencisi – Kadın – 22 yaşında:

‘En çok Instagram kullanıyorum. Günde ortalama 1 saat 7dk kullanıyorum. Kendimi efektsiz paylaştığımda kötü hissediyorum. Çünkü kendimi çirkin buluyorum, burnumun büyük olduğunu düşünüyorum. Birçok influencer takip ediyorum. İnfluencerlara baktığımda çok beğeniyorum onlar gibi olmak istiyorum bazen. Sosyal medyada kendi benliğimi koruduğumu düşünüyorum. Sosyal medya hakkında genel olarak düşüncem kullanabilen için yararlı bir şey. Kendim açısından düşündüğümde psikoloji alanında faydalı oluyor. Birçok eğitim, seminer ve psikoloji alanında bilgiye erişim sağlayabiliyorum’’

Hukuk 2.sınıf öğrencisi – Erkek – 22 yaşında:

‘En çok Twitter kullanıyorum. Günde ortalama 50 dk-1 saat. Fotoğraflarımı efektli paylaştığımda kendimi daha çok iyi hissediyorum. Bunun nedeni efektli fotoğraflarımın daha kusursuz olması. Popüler akımları yapmak istiyorum, Challenge’ları. Hoşuma gidiyor, sosyal farkındalık açısından. İnfluencerları takip etmiyorum ve onların hayatlarına özenmiyorum. Sosyal medyada kendi benliğimi koruduğumu düşünüyorum.’

Arkadaşlarımı ele aldığınızda benlik sunumları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sizce kendi benliklerini tam anlamıyla koruyabiliyorlar mı?

Bu yazıyı kaleme alırken ve sanal benlik hakkında yazılmış makaleleri incelerken sanal beni insanların nasıl algıladığını fazlasıyla merak ettim.

Sanal benliğimi nasıl sunuyordum?

İnsanlar beni nasıl algılıyorlardı?

Ve insanlardan sanal benliğimi 3 fotoğrafım üzerinden analiz etmelerini istedim. Analiz eden kitle çok iyi tanıdığım, çok iyi tanımadığım ve ilk kez iletişimde bulunduğum insanlardan oluşmaktaydı. Analiz sonuçları beni şaşırtmıştı. İlk kez iletişim kurduğum insanlardan birinin gerçek benliğimi %90’a yakın tahmin ettiğini görüyordum. Bazı kişilerin ise fotoğraflar üzerinden oluşturduğum sanal benliğimi dile getirdiklerini, bazılarının ise direk önyargıya başvurarak damgalamaya başvurduklarını. Analiz cevaplarını ve kendi gerçek benliğimi holistik bir biçimde ele aldığımda kendime sorduğum sorular şunlar oldu.

Sanal benliğim ve gerçek benliğim tamamı ile aynı mıydı?

Gerçek benliğimi tam olarak farkında mıydım?

Gerçek gücümün, kimliğimin, içimde gizlenen gizemli benliğimin … tüm bunların farkında mıydım?

Ben beni tam olarak tanıyor muydum?

Peki sen. Sen kendi benliğinin tam olarak farkında mısın, sen kendini tanıyor musun?

Gerçek benliğine ne kadar yabancısın?

Sizleri sorular ile baş başa bırakıyor ve sizlere sosyal medya- insan arasındaki bağı bence iyi bir biçimde aktarmış 2020 yılı yapımı bir belgesel önermek istiyorum. ‘The Social Dilemma (Sosyal İkilem)’

A Little Review About Why “The Social Dilemma” Is Important | by Gamze Aluç | Medium

Yazıma psikiyatrist Thomas Szasz’ın belki de benlik kavramı üzerine size daha da çok bilinmezlik katacak şu sözü ile son vermek istiyorum. ‘’Bazı kişiler henüz benliklerini bulamadıklarını söylerler ama benlik; insanın bulduğu değil, yarattığı şeydir.’’

Rogers,C.,R., Kişi Olmaya Dair- Bir Terapistin Gözüyle Psikoterapiye Bakış (On Becoming A Person),Okyanus Yayınevi, 4.Basım(Temmuz 2018).258-259

Öztürk, G.,((2019), Carl Gustav Jung’ In Dört Arketip Kuramı Çerçevesinde Kadının Benlik Sunumu Ve Sosyal Medyada Kadının Metalaştırılması Üzerine Bir Araştırma, T.C. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalı Bilişim Bilim Dalı,Yüksek Lisans Tezi,2019: 77-100

Özkök, Ö.,(2019) Sosyal Medyada Sanal Kimlikler; Sosyal Medya Fenomenlerinin Benlik Sunumları Üzerine Bir Araştırma , T.C. İstanbul Kültür Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü ,İletişim Sanatları Yüksek Lisans Tezi,2019:66

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.