Göz Doktoru Güray Gündüz İle Katarakt Röportajı

0

TRT Radyo-1’de yayınlanan TRT Antalya Radyosu’ndan Tayfun Yönlü’nün yaptığı sağlık röportajları serimize bugün Göz Doktoru Güray Gündüz ile devam ediyoruz.

Konumuz: Katarakt

Tayfun Yönlü: Sevgili dinleyenler günümüzde özellikle 40 yaş üstü kişilerde çok görülen en yaygın tedavi edilebilir göz hastalıklarından biri olan katarakt hakkında konuşacağız bugün. Konuğumuz Göz Dr. Güray Gündüz. Sayın Gündüz hoş geldiniz.

Dr. Güray Gündüz: Hoş bulduk.

Tayfun Yönlü: Kataraktın tanımıyla başlayalım dilerseniz sohbetimize.

Dr. Güray Gündüz: Katarakt, gözümüzün gelen ışığı retina üzerinde odaklamasını sağlayan merceğinin ışık geçirgenliğinin kaybı olarak tanımlayabiliriz. İlerlediği taktirde ışığı hiç geçirmeyip total görme kaybına kadar varabilir. Göz bozuklukları da sonsuzdan gelen ışığın retina üzerinde odaklanmaması olarak tanımlanabilir. Bu odaklamama meselesi retina dediğimiz sinir tabakasının önünde, arkasında veya çapraz olarak düşünürsek hem önünde hem arkasında, bir kısmı önünde bir kısmı arkasında şeklinde farklı şekillerde oluşabilir. Bunların da her birinin ismi farklıdır. Size şöyle örnekleyeyim; eğer sonsuzdan gelen ışığı retina önünde odaklarsa miyop, retinanın arkasında odaklarsa hipermetrop, eğik şekilde odaklayıp retinanın önünde, arkasında veya bir kısmı retinanın üzerinde, bir kısmı arkasında, bir kısmı retinanın üstünde bir kısmı önünde gibi eğik bir şekilde odaklarsa buna da astigmatizm diyoruz. Bunların tabi birbirleriyle kombinasyonları var; Mix astigmat, düz miyop, düz hipermetrop şeklinde. Bu şekilde bir sınıflaması mevcut.

Tayfun Yönlü: Kataraktın belirtileri nelerdir?

Dr. Güray Gündüz: Kataraktın da kendi içinde tipleri var tabi ki. Bu hangi tipte kataraktın geliştiğine bağlı olarak belirtileri de değişiyor. Arka subkapsüler dediğimiz merceğin arka zarında oluşan kataraktlarda mesela. Belirtileri ışıklarda saçılma ve ışığın bol olduğu aydınlık ortamlarda görüşün daha kötü olması şeklinde ortaya çıkar. Nükleer skleroz olarak tanımladığımız çekirdek tip kataraktlarda ise kişilerde miyopik bir göz bozukluğu meydana gelir. Bu merceğin kırma indeksinin artmasına bağlı olarak gelişir ve hasta şu şekilde tanımlayabilir: ‘’Eskiden ben yakını okuyamıyordum şimdi okuyabiliyorum.’’ Ama bu esnada hastanın uzak görüşü bozulmuştur aslında. Bu tip katarakt daha da ilerleyince hem uzak hem yakın görmesi bozulur ama genel olarak katarakt belirtisini bulanık görme olarak söyleyebiliriz. Hastalarımız bunu çok güzel tanımlar. ‘’Bir tül perdenin arkasından bakıyorum gibi’’ der. Gerçekten öyledir. Işık geçirgenliği azalınca bulanık bir görme meydana gelir.

Tayfun Yönlü: Peki kataraktın sebebi nedir, niye oluşur?

Dr. Güray Gündüz: Kesin bir sebep şu anda -oluşum mekanizması olarak- saptanmamış ama nedenleri var. Sınıflayarak bunu açıklayabiliriz; Anne karnında oluşanlar, annenin hamilelik sırasında geçirdiği Rubella gibi, Toksoplazma gibi bazı enfeksiyonlara bağlı gelişebileceği gibi genetik kökenli olarak da oluşabilir. Bir de edinsel tip dediğimiz daha sonra gelişen tipleri vardır. Bunların içinde en sık gördüğümüz senil katarakt yani yaşlılığa bağlı olandır. Onun haricinde hipo ve hepertiroidi gibi tiroit bezi bozuklukları, Galaktozemi gibi metabolik bazı bozukluklar, geçirilmiş bazı göz hastalıkları, elektrik çarpması, çeşitli hastalıklar nedeniyle radyoterapi almış kişiler, kullanılan bazı ilaçlar, Miyotonik Distrofi gibi kas hastalıkları, travmalar katarakt oluşumuna neden olabiliyor. Şeker hastalığı bunlardan bir tanesi. Şeker hastalığı direkt kan şekerinin yüksekliğine bağlı olarak katarakt geliştirebileceği gibi şeker hastalarında en sık gördüğümüz katarakt çeşidi şeker hastalığına bağlı olarak senil katarakt dediğimiz yaşlılığa bağlı olan kataraktın otalama 10-15 yıl daha erken oluşması şeklindedir ama tam olarak oluşma mekanizması açıklanmış değil.

Tayfun Yönlü: Sayın Gündüz, tüm katarakt tiplerinde aynı tedavi yöntemi mi uygulanır? Şeker hastalığından örnek vermeye devam edelim isterseniz. Şeker düzelince katarakt da düzeliyor mu?

Dr. Güray Gündüz: Kan şekerinin çok yüksekliğine bağlı olarak, eğer direkt diyabetik katarakt gelişmişse bunlarda kan şekeri düştüğü zaman lens eski durumuna -mercek eski durumuna- geleceği için evet düzelme oluyor ama uzun yıllar katarakt olup da kataraktı öne gelmiş yani erken oluşmuş kişilerde böyle bir etkisi yok. Kataraktın tek bir tedavisi var. Hangi sebeple olursa olsun cerrahi tedavidir. Cerrahinin zamanlaması da kişinin yaşı, görme miktarı, mesleği, göze alınarak karar verilir. İleri yaşta olan, aktif olarak çalışmayan bir kişinin kataraktını biraz daha geç ameliyat edebilirsiniz ama eğer daha erken oluşmuş, aktif olarak çalışan, şoförlük yapan bir kişinin kataraktını erteleyemezsiniz. Ona göre hastanın sosyal statüsü, mesleği göz önünde bulundurularak ameliyatın zamanlamasına karar veriliyor.

Tayfun Yönlü: Kimlerde daha çok görülür katarakt haslığı? Risk faktörleri nelerdir?

Dr. Güray Gündüz: En büyük risk faktörlerinden bir tanesi yaş, ikincisi de yaşadığımız coğrafyadır. Çünkü ekvatora doğru yaklaşıldıkça güneş ışığına bağlı olarak hem daha sık hem daha erken yaşta gözükmektedir. Kuzeye doğru güneş ışığının az olduğu yerlere gidildiğinde daha geç yaşlarda ve daha az sıklıkla katarakt gözükmektedir. Risk faktörleri de kullandığımız ilaçlar -mesela romatizma hastalığından ötürü eğer siz kortizon tedavisi alıyorsanız- sizin için bir risk faktörüdür. Erkenden katarakt gelişebilir. Başka bir eşlik eden göz hastalığı varsa bu yine bir risk faktörüdür. Şeker hastalığı yine risk faktörüdür. Sigara içmeniz bir risk faktörüdür.

Tayfun Yönlü: Ülkemizde ve dünyadaki durumu kıyaslayabilir misiniz?

Dr. Güray Gündüz: Yani bunu mutluluk verecek şekilde cevaplayacağım. Ülkemizde göz hastalıkları dünyayla aynıdır. Yani Türkiye’de yapılamayan hiçbir şey şu anda yurt dışında yapılıyor değil. Türk oftalmolojisi gerçekten çok iyi bir yerde şu anda. O açıdan bu çok mutluluk verici. Başarılı bir şekilde dünya standartlarında tedavi edebiliyoruz.

Tayfun Yönlü: Tek tedavi yöntemi cerrahi dedik. Bu tedavi sürecini biraz açar mısınız?

Dr. Güray Gündüz: Tedavide göz önünde bulundurmamız gereken şeyler hastanın beklentisi ve göz bozukluğunun evvelden var olup olmadığının saptanmasıdır. Çünkü katarakt cerrahisi artık bir refraktif cerrahi. Yani göz bozukluklarının düzeltilebildiği bir cerrahi halini almıştır. Bu nedenle ameliyat etmeden evvel gerekli ölçümler yapılarak hastalarımızı ameliyattan sonra, evvelden var olan göz bozukluğundan da kurtaracak şekilde ameliyatını yapıyoruz.

Tayfun Yönlü: Peki ameliyat sayesinde yüzde yüz tedavi oluyor mu katarakt?

Dr. Güray Gündüz: Evet yüzde yüz olarak tedavi edilebiliyor. Sonuçları oldukça yüz güldürücü.

Tayfun Yönlü: Ameliyat sonrası bir dinlenme süreci var mıdır? Günlük hayata adapte süreci ne kadar sürüyor ve bu süreçte yapılması veya yapılmaması gerekenler nelerdir?

Dr. Güray Gündüz: Son 20-30 yıldaki teknolojik gelişmelerle artık katarakt cerrahisi hastanede kalmasına gerek kalmayan, ayaktan tedavi edilebilir bir cerrahi haline gelmesini sağladı. Katarakt cerrahisi olan bir hasta günlük yaşamından kopmuyor. Sadece ameliyat oluyor ve aynı gün evine çıkıyor. Ertesi günden itibaren arabasını dahi kullanabilir. Kısıtlamalara sadece ağır iş yapıyorsa, eğer bir inşaat işçisi ise ağır yük kaldırmaması, tozlu, mikroplu ortamlarda çalışıyorsa eğer, mesela bir çobansa, ahıra girmemesi konusunda enfeksiyon açısından kısıtlamalar getiriyoruz. Yoksa onun haricinde bir kısıtlaması yok.

Tayfun Yönlü: Biraz önce söz ettiniz ama ayrıntısıyla açıklayalım. Katarakt ameliyatı sırasında diğer göz bozuklukları da tedavi edilebiliyor değil mi?

Dr. Güray Gündüz: Tedavi edilebiliyor. Son yıllardaki intraoküler merceklerdeki gelişmelerde artık hastalarımızdaki göz bozukluklarının tedavi edilmesi haricinde, 40 yaşından sonra karşılaştığımız yakını görememe problemini de aşmasını sağlıyoruz. Bir nevi 18-20 yaşındaki görmesini hastaya hediye ediyoruz. Cerrahide en büyük avantajlardan biri, hasta herhangi bir anestezi veya lokal anestezi almıyor. Göz sadece damlayla uyuşturuluyor. Ortalama 10-15 dakikalık bir cerrahi sürecinden sonra evine gidebiliyor. Ameliyattan önce yapılması gereken bazı ölçümler var. Biz bunlara biyometrik ölçümler diyoruz. Bu ölçümler sayesinde hastanın göz bozukluğunu saptıyoruz ve göze kişiye uygun numarada bir mercek koyarak uzak görmesini tamamen sıfır olacak şekilde -astigmat da dahil- düzelterek cerrahimizi yapıyoruz. Son yıllarda halkımızda akıllı mercek olarak lanse edilen bizim multifokar lensler dediğimiz çok odaklı göz içi lensler koyarak hastanın hem uzağı hem okuma mesafesini hem de orta mesafeyi net görmesini sağlıyoruz. Çünkü ameliyat yapıldığında hasta uzağı net görürken yakından bir şey okumak için yakın gözlük takmak zorundaydı ama bu son çıkan merceklerde yakını da gözlüksüz, orta mesafeyi de gözlüksüz, uzağı da gözlüksüz görmeyi sağlamamız mümkün.

Tayfun Yönlü: Katarakt ameliyatı olamayacak veya olmaması gereken bir grup var mı?

Dr. Güray Gündüz: Yok. Olmadığı taktirde zaten görmeyecek. Evet, bazı kişilerin ek göz hastalıklarına bağlı olarak geçireceği katarakt cerrahisi bu hastalığa sahip olmayan kişilerden daha riskli olabilir ama siz bu kişiyi tedavi etmediğiniz taktirde o kişi zaten görmeyecek.

Tayfun Yönlü: Ameliyat olmamayı tercih eden kişilerin kataraktı körlüğe gider mi? Böyle bir durum gerçekleşirse bunun geri dönüşü var mıdır?

Dr. Güray Gündüz: Körlükten anladığımız olay tedavi edilebilir olmaması. Katarakt tedavi edilebilir bir hastalık. Yani o yüzden kişiyi kör bırakması mümkün değil. Ama ameliyat edilmemiş kataraktların komplikasyonları vardır. Komplikasyonlarından ötürü körlük gelişebilir. Tedavi edilmemiş bazı kataraktlarda, başta da söyledim kataraktın da kendi içinde tipleri var diye. Bazı kataraktlarda bu kataraktın zamanında ameliyat edilmemesine bağlı olarak göz tansiyonu krizi gelişebilir. Bu göz tansiyon krizinde eğer erken müdahale edilmezse görme sinirinde atrofi yani halk ağzıyla görme sinirinin kurumasına yol açar. Ancak bu şekilde kalıcı körlüğe, kalıcı görme kaybına neden olabilir. Onun haricinde yine tedavi edilmeyen kataraktlarda Fakolitik Üveit, yani bir çeşit göz içi iltihabına yol açabilir. Bunlar da yine kalıcı görme kaybına yol açabilir. Allahtan ki bunların görülme insidansı düşüktür ama tedavi edilmemiş, uygun zamanda ameliyat edilmemiş bazı kişilerin kataraktlarında bu komplikasyonlar gelişebiliyor.

Tayfun Yönlü: Sayın Gündüz çok teşekkür ediyoruz açıklamalarınız ve verdiğiniz bilgiler için. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Dr. Güray Gündüz: Benim tek söylemek istediğim şey katarakt cerrahisindeki anahtar husus, cerrahinin uygun zamanda yapılmasıdır. Bu cerrahiden korkarak ameliyatın geciktirilmesi ameliyatı hem daha zor -cerrahi açısından- hem de komplikasyon oranını arttırıcı bir duruma getirmektedir. O yüzden uygun zamanda katarakt cerrahisinin yapılmasını öneririm.

Tayfun Yönlü: Sevgili dinleyenler bu köşemizde katarakt hastalığını konuştuk. Konuğumuz Göz Doktoru Güray Gündüz’dü. Çok teşekkür ederiz.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.