Görünmez Bağlarla Bağlı Olduğumuz Aile, Aile Dizimi ve Terapisi

1 2.118

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhaba sevgili okurlar,

Bugün sizlerle toplumun en küçük temel taşını oluşturan aile kavramından, aile dizimi ve aile dizimi terapisinden bahsetmeye çalışacağım. Bireyin içerisine doğmasıyla başlayan aile kavramı, kimileri için kıymetli bir anlam ifade ederken kimi bireyler için hiç oluşmamış bile olabilmektedir.

Buradan hareketle ailenin ve aile diziminin bizler üzerindeki etkisini öğrenmeye hazır mısınız?

Bakalım siz aile diziminde neredesiniz?

Şimdiden keyifli okumalar diliyorum.

Tüm bireyler için temel yapıtaşı ailedir. Çocuğun içerisine doğduğu aile her zaman tam anlamıyla bir aile olamayacağı gibi zaman içerisinde de kişi bazlı eksilmelerle oluşmaktadır. Anne, baba veya kardeşler zaman içerisinde ölüm, boşanma, evlilik gibi faktörlerle aile yapısından eksilmektedirler.

Bu eksilmeler sonucunda bireye bakım veren kişi onun sosyal, psikolojik ve ekonomik anlamda ebeveyni olur ve bireyin gelecek yaşamında önemli bir yer tutmaktadır. Yürütülen çalışmalar değişken aile yapısında bulunan çocukların hem aile içerisinde hem de aile dışında sosyal ve psikolojik anlamda sorunlar yaşadığı, adaptasyon sorunlarının meydana geldiği saptanmıştır.

Aile terapisi, bir ya da daha fazla nesli kapsayacak şekilde bütün aile ile çalışmak olarak ifade edilmektedir. Bu tanıma göre bireyler bağlam içerisinde bir bileşen olarak değerlendirilir. Literatürde belirtilen sistemik görüş bireylerin bu bağlam içerisinde yerleşik olduklarını ve bağlamın gerektirdiği kurallara tabi olduklarını belirtir. Buradan hareketle bireyde meydana gelen psikosomatik sorunlar, duygu ve düşünce safhasındaki bozuklukların bireyin şahsi geçmişiyle ilgili olmayıp, bağlamıyla birey arasındaki etkileşim aşamalarının etkili olduğu ortaya konmuştur.

Hellinger (1995), duygudurum bozukluklarının, alkol ve madde bağımlılığının, yeme bozukluklarının ve intihara eğilimli olmanın sistematik olarak bağlamdan bireye aktarılan etkileşimle ve ailede yaşanan olaylarla ilişkili olarak bireyde etki edeceğini ileri sürmüştür.

Aile dizimi terimini ilk defa Adler (1927) ortaya atarak, ailedeki her bir bireyin görevini tanımlamak için bir yapı olarak geliştirmiştir. Adler aileyi takımyıldızı olarak nitelendirerek, ailenin ebeveynler, çocuklar ve geniş aile yapılarından oluştuğunu ileri sürmüştür. 1990’lı yıllarda Almanya’da ortaya çıkan Aile Dizimi Terapisi Hellinger tarafından ailenin nesiller boyunca birbirine görünmez bağlarla bağlı olduğunu ve birbirlerini etkileyen bir anlayışa sahip olduğunu ifade etmiştir.  Bireyi içerisine doğduğu ailenin şekillendirdiği ve gelişimine etki ettiği görüşünü benimseyen anlayış ailenin bir sistem oluşturduğunu ileri sürmüştür.

Bu sistemdeki bireyler birbirlerine kadersel olarak bağlı olmakla birlikte birbirlerine öğretecekleri birçok şey de bulunmaktadır. Hellinger bireylerde meydana gelen ruhsal bozuklukların hemen hemen çoğunun kök ailede meydana gelen sorunlar sebebiyle ortaya çıktığını belirtmiştir.

Aile dizimi terapisinde, aile diziminin bozulması veya sistematik olarak erişim, ulaşım çabalarının yetersizliği sonucu kişilerde ortaya çıkan sorunlar ele alınır. Hellinger, geliştirdiği bu terapide bireyi iç dünyasında ailesi ile barıştırarak aile içindeki yerini ifade eder ve bağlamın çökmüş, yıkılmış taraflarını yenilemeye çalışır. Ailesiyle kendi ruhunun derinliklerinde buluşacak olan kişinin yaşadığı yerin, zamanın, mekânın veya aile üyelerinin hayatta olup olmaması terapide mühim değildir. Önemli nokta bireyin içgörü geliştirerek terapistin yönlendirmeleriyle iç dünyasına yönelmesidir.

Aile dizimi sırasında dışlanmış veya sırası karışmış olan bireye mevcut yeri yeniden verilerek kendisinin bir birey olduğunu anlaması ve yeni duygusal bağlar kurması desteklenir. Aile diziminde doğru yerine ulaşan bireyin aile üyeleri ile ilişkileri yenidoğan bebeği saflığı ile yeniden şekillenir ve birey bu sayede içsel huzura kavuşur. Aile diziminde yanlış yerindeyken yaşadığı korkular, yetersiz özgüven ve öfke sorunlarının yerini kendine güvenen, sıcak ve samimi ilişkiler kurabilen yeni özellikler alabilmektedir.

Cümlelerimi sonlandırırken ailenin yaşantımız ve kişisel gelişimimiz için ne kadar değerli olduğunu öğrenirken, ruhsal sorunlarımız içinde profesyonel anlamda yardım almanın kişinin gelişimsel anlamda ne kadar yol katabildiğini bir kez daha görmüş olduk.

Tüm okurlar, içerisine doğdukları aileleriyle huzurlu, sağlıklı ve doğru aile dizilimli günler dilerim.

Duman, N. (2020). Bert Hellinger ve Aile Dizimi Terapisi Kıbrıs Türk Psikiyatri ve Psikoloji Dergisi, 2(2): 114-9 doi:10.35365/ctjpp.20.02.16.

Franke, U. (2017). The river never looks back historical and practical foundations of Bert Hellinger’s family constellations. Ebook. Carl-Auer-Systeme Verlag: Heidelberg.

Hellinger, B. (1995). Familien-Stellen mit Kranken. Handbook accompanying 10-hour live video edition of a course for patients and their psychotherapists and physicians. Heidelberg (CarlAuer-Systeme).

Mackay, N. (2012). Between the lines: Healing the ındividual & ancestral soul with family constellation. Winchestar UK: OBooks.

Adler, A. (1927). Individual psychology. The Journal of Abnormal and Social Psychology, 22(2), 116-22. https://doi.org/10.1037/h0072190.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

1 yorum
  1. Halil diyor

    Aile dizimini örnek alan bir bilgisayar oyunu oynaştım (assasin creed) ve senaryosu gerçekten Adler’ in dediği gibiydi.
    Biir insanın genlerinde geçmiş nesillerde atalarının neler yaşadığı bilgisayar ortamında izleye biliyor ve atalarının yeteneklerini hızlı bir şekilde öğrenebiliyordu.
    Belkide eski insanlar adına aile dizimi demesede soylu insanlara ayrıcalık tanımasının nedeni budur.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.