Gebelikte Besin Öğelerinin İhtiyacı Ve Vücut İçin Gerekli Olan Enerji Nasıl Karşılanmalıdır?

0 10.596

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Gebelik süresince annenin beslenmesi hem kendi sağlığı için hem de bebeğin sağlığı için de büyük önem taşımaktadır.

Gebelikte beslenmenin amacı kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılayarak vücudundaki besin öğeleri dengede tutmak ve fetüsün normal büyümesi için gerekli enerji ve besin öğelerini sağlamaktır.

Gebelikle beraber enerji ve besin ihtiyacı artmaktadır. Annenin gelişen dokuları, ağırlık artışı ve bebeğin büyümesi için daha fazla enerji ve besin öğesi alması gerekmektedir.

Gebelik öncesinde normal ağırlıkta olan bir kadının ağırlığının ayda 1 kg artması gerekirken, toplam gebelik süreci dikkate alındığında 9-12 kg’ı geçmemelidir.

Eğer ikiz bebek bekliyorsanız, bu durum 17-22 kg arası bir ağırlık artışı olmalıdır. Ayrıca gebelik sürecinde aşırı kilo artışının zararlı olduğunun altını çizmek isterim.

Alınan fazla kiloların gebelik döneminde risk teşkil etmesi ile gebelik hipertansiyonu ve gebelik diyabeti gibi hastalıkları tetiklediği de unutulmamalıdır.

Gebelikte kalori ihtiyacına bakacak olursak, önceki ihtiyacın %20’sinden fazla değildir.

Gebe kadının gebelik sürecinde günlük olarak 2.200-2.900 arasında kalori alması gerekmektedir. Bebek büyümeye başladıkça, alınan kaloride de kademeleri olarak artış olmalıdır.

Ancak gebeliğin 6. haftasında başlayan ve 10. haftasına kadar artış gösteren mide bulantısı, kusma ve iştahsızlık gibi durumlar beslenmeyi engellemektedir.

Çok yağlı yiyecekler, fazla sulu yemekler, ağır kokulu baharatlar ve bazı yemek kokuları bulantı ve kusmaya neden olmaktadır.

Gebelikte bu durum doğal bir süreç olarak görülmeli ve endişe duyulmamalıdır.

Ayrıca farklı yiyeceklerle annenin beslenmesi telafi edilmeli ve besin alımı sağlanmalıdır.

Örneğin; süt yerine yoğurt, daha az yağlı etler ve kuru ekmekler hazırlanmalı ve yemekleri az miktarda ve sık öğün şeklinde tüketilmelidir (5-6 öğün gibi).

Fetüs ve anne için büyük önem taşıyan protein depolaması her trimester de aynı değildir.

8. haftadan itibaren başlayarak devam eden ve gebeliğin özellikle ikinci yarısında yani 14. haftada başlayan 27. haftaya kadar süregelen bu dönemde protein ihtiyacı günde ortalama 80 gr kadardır.

Gebeliğin özellikle son zamanları, 27. haftasından başlayan ve 42. haftasına denk gelen dönem de ise, protein ihtiyacının en üst seviyeye ulaştığı gözlemlenmektedir.

Gebelikte günlük alınan enerjinin %50-60’ı da karbonhidratlardan sağlanmalıdır. Alınan karbonhidrat günde ortalama 175 gr olması önerilmektedir.

Gebelikte yağ alımı ise bir miktar azaltılmalıdır.

Gebeler günlük alınan toplam kalori miktarının yaklaşık olarak yüzde %30’u kadarını da yağlardan gelecek şekilde beslenmelidirler. Bu miktarda günlük ortalama 60 gr yağa tekabül etmektedir.

Gebelik sürecinde kalsiyum, fosfor ve demir ihtiyacı da artmaktadır.

Özellikle bebeğin iskelet sisteminin ve dişlerinin oluşması için kalsiyum ve fosfora ihtiyaç duyulmaktadır.

32. haftadan itibaren artan kalsiyum ihtiyacı kas dokusunun işlevlerini yerine getirmesinde ve kanın pıhtılaşmasının sağlanmasında önemli görevleri bulunmaktadır.

Demir alyuvarların içinde bulunan ve oksijenin bağlamasından sorumlu hemoglobinin yapı taşlarından biridir.

Demir annenin kan yapımını sağladığı gibi bebeğe transfer olacak demir ihtiyacının karşılanması için de önemlidir

Gebelik sırasında kan hacminin %50 arttığı düşünüldüğünde, demirin önemi ortaya çıkmaktadır.

Gebeliğin son 6 haftasında bebek, yaşamının ilk 6 ayında ihtiyacı olan demiri karaciğerinde depo etmektedir. Gebenin günde ortalama 25 mg demir alması gerekmektedir. Ayrıca besinlerden aldığı demir ihtiyacının yanı sıra doktor önerisine göre de takviye de yapılmaktadır.

Gebelikte böbreklerden iyot atımı arttığından ve büyüyen bebeğin iyot ihtiyacından dolayı gebelerin iyotlu tuz kullanmaları gerekmektedir.

Sadece gebelikte değil, emzirme döneminde de anneye, iyot takviyesi almalıdır.

Ayrıca bu dönem de vücudun vitamin ihtiyacı da artar. Bol miktarda taze meyve ve sebze, doğal meyve suyu bu ihtiyacı karşılamaktadır. Yeterli olmadığı takdir de doktor önerisiyle hazır vitamin preparatlar ile de temin edilebilir.

Gebelik sürecinde vücudun bu sürece uyum sağlaması, aydan aya görülen değişimler ve bu değişimlerin beraberinde getirdiği birtakım takviyelerin gerekliliği olmaktadır.

Gebelik sürecinde alınan besin ve minerallerin doğrudan bebeğe aktarılmaya başlanmasıyla, annenin günlük besin ihtiyacını karşılaması ve beslenme düzenine dikkat etmesi ne kadar sağlıklı olursa bebeğin de gelişimi o kadar sağlıklı olur.

Sun, Aysun (2003), Çocuk Beslenmesi, Esin Yayınevi, İstanbul.

Uzdil & Özenoğlu (2015), Gebelikte Çeşitli Besin Öğeleri Tüketiminin Bebek Sağlığı Üzerine Etkileri, Balıkesir Sağlıklı Bilimleri Dergisi.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.