Gastrit: Nedenleri, Belirtileri, Türleri, Tanısı ve Tedavisi

0 2.273

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Mide, sindirimin dışında salgı, motilite (hareket), intoksisiste (toksik maddenin vücutta meydana getirdiği patolojik durum) ve emilim fonksiyonları olan bir organdır. Mide pH’sı 0.9-2,0 arasında değişmektedir.

Gastrit, mide duvarının mukozadan serozaya kadar olan iltihabi reaksiyonu olarak bilinmektedir.

Gastrit Nedir?

Gastrit, mide zarı iltihabı türleri için ortak kullanılan bir terimdir. Bir diğer anlamı ile mide zarı iltihaplanmasıdır.

Bu iltihaplanma kısa ya da uzun süreli olarak ortaya çıkabilir. Gastrit genel olarak iki şekilde karşımıza çıkmaktadır. Kısa süreli dediğimiz, aniden ortaya çıkıyor ise akut gastrit, zamanla ve uzun süreli olarak nitelendirilen ve yavaşça ortaya çıkan türevi ise kronik gastrit olarak adlandırılmaktadır. Bu mide zarının iltihaplanması durumunun varlığı, zamanında tedavi edilmediği taktirde ülser dahil olmak üzere birçok komplikasyonlara yol açabilmektedir.

Gastrit Oluşum Nedenleri Nelerdir?

Mide zarının iltihaplanmasına neden olabilecek her durum gastrite yol açabilir. Gastrit riskini arttıran durumlar arasında öncelikle bakteriyel enfeksiyon bulunur. Söz konusu iltihaplanmanın belirtisinin en yaygın olan biçimi üst karın ağrısı olabildiği gibi , üst karın bölgesinde kazınma, yanma hissi veya ağrı bulunur. Bu rahatsızlıklar yemek yenilmesi sonucunda hafifleyebilir ya da tam tersi şeklinde artabilir.

Gastrit Belirtileri Nelerdir?

Ani gelişen gastritte abdominal (karın) rahatsızlık, baş ağrısı, bulantı, anoreksi, kusma, hıçkırık gibi belirtiler görülebilirken, Kronik gelişen gastritte ise B12 vitamin eksikliği, iştahsızlık, yemeklerden sonra yanma hissi, bulantı, kusma, geğirme ve ağızda ekşimsi tat hissi olabilir.

Gastrit Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavide temel yaklaşım nedene yöneliktir. Belirtileri arttıran yiyecek ve içeceklerden sakınılır. Hasta ağızdan beslenim sağlayabiliyor ise irrite etmeyen diyet önerilir, yeterince sıvı alamıyorsa parenteral (damar yolu ile) sıvı desteği sağlanır. Asit ya da alkali ile gastrit gelişmiş ise nötralize edici tedavi uygulanır. Aside karşı antiasit, alkaliye karşı limon suyu ya da sulandırılmış sirke verilebilir.

Genel önlem olarak hasta bireyler, yatak istirahatine alınır, ağrı kesici ve sakinleştirici verilebilir.B12 vitamin eksiliği mevcut ise intrinsik faktör eksikliği tedavi edilir.

Akut Gastrit Tedavisi

Akut gastrit durumlarında hasta bireylerde genellikle iki ya da üç gün diyet tedavisi aldıktan sonra iyileşme gözlemlenir. Yapılan diyet ile midenin, dinlenimi ve sakinleşmesi sağlanır. Akut belirtiler azaldıktan sonra hastalar 3 gün meyve diyeti yapmalıdır. Elma, üzüm, greyfurt, portakal, ananas, kavun gibi sulu meyveler 5 saatlik aralıklarla üç gün boyunca tüketilebilinir.

Bu süreci takiben hastalar aşama aşama üç temel besin grubunun (1. Tohumlar, çerezler 2.Sebzeler ve 3. Olarak meyveler) olduğu dengeli bir diyete başlamalıdırlar. Akut gastrit ve kronik gastrit hastalığının her iki türevinde de dikkat edilmesi gereken, yemekleri çok sıcak ya da çok soğuk olmamasına , yavaş yavaş yenilmesine ve besinlerin iyi çiğnenmesine dikkat edilmelidir.

Alkol, nikotin, baharat ve çeşnilere dikkat edilmeli koyu çay/ kahve ve turşudan kaçınılmalıdır. Tatlı, hamur işleri,  gazlı içecekler tüketilmemelidir. Özellikle lor peynir, diğer peynir türevleri serbestçe yenilebilinir.

Yapılan araştırmalara göre Gastrit tedavisinde ıspanak suyu ile havuç suyunun son derece yararlı olduğu kabul edilmektedir. Bu birleşimde 200 ml ıspanak suyu ile 300 ml havuç suyu karıştırılır ve tüketimi sağlanır.

Kronik Gastrit Tedavisi

Kronik Gastrit’te mide suyu akışı yetersizdir. Burada tedavinin amacı daha büyük bir akış yaratmaktır. Beslenme tedavisi olarak öncelikle az posalı , uyarıcı olmayan, enerji ve diğer besin öğeleri yönünden (özellikle A,C,E vitaminleri , demir ve protein) yeterli; öğün sayısının çok, besin porsiyonunun az olduğu diyet tüketilmelidir. Kronik gastrit B12 vitamin eksikliğine zemin oluşturduğu bilinmektedir. Bu durum hastalarda düşük serum vitamin B12 ve yüksek homosistein düzeylerine neden olabilmektedir. Homosistein, insan vücudunda normal olarak üretilen bir aminoasittir ve vücutta yapılan pek çok maddenin yapımı esnasında kullanılır.

Hasta bireylerin, bireysel farklılıklarına ve belirtilerine göre bireysel beslenme planı oluşturulmalı ve oluşabilecek komplikasyonlar dikkate alınmalıdır.

Yüksel, A. (2016). Gastrit ve Diyet. Güncel Gastroenteroloji Dergisi, 20(3), 218-220.

Ataseven, H., Ödemiş, B., Arhan, M., Ertuğrul, İ., Mehmet, İ. B. İ. Ş., Aydoğ, G., … & Parlak, E. (2007). Reflü Özofajit İle Helikobakter Pilori Ve Gastrit İlişkisi. Akademik Gastroenteroloji Dergisi, 6(3), 115-119.

Rabia, Y. A. Ş. A., & Türkdoğan, M. K. (2019). Gastrit ve helicobacter pylori’de sağlıklı beslenmenin tedavide yeri ve önemi. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 1(3), 1-8.

Mehmet, İ. B. İ. Ş., Arhan, M., Ödemiş, B., Ataseven, H., Yüksel, İ., Ertuğrul, İ., … & Şahin, B. (2009). Endoskopik Olarak Tanımlanan Gastrit İle Histolojik Bulgular Arasındaki İlişki. Akademik Gastroenteroloji Dergisi, 8(1), 12-17.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.