Ergenlik Döneminin Genel Özellikleri Nelerdir?

0 288

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Erinlik (buluğ-puberte), cinsel organların olgunlaştığı ve üreme yeteneği kazandığı, daha kısa süren fizyolojik değişim dönemine işaret eder.

Kızlarda ortalama 11-12 yaşlarında başlayan bu dönem altı aydan daha uzun sürmezken, bu evreye ortalama 13 yaşlarında giren erkeklerde iki yıl, hatta daha uzun sürebilir.

Kızlar için başlangıç belirtisi adet halinin başlaması ile olur.

Erkeklerin ise başlangıç belirtileri gece boşalmaları olarak sayılabilir.

Bu süreçlerden ergenlik insanoğlunun gelişiminde önemli süreci oluşturur. Ergenlik, buluğ dönemi ile başlayıp ve ağırlık, uzunluk, kişisel özellikler, cinsel organlar ve olgunlaşma gibi fiziksel bir büyüme ile sonlanır.

İlk ergenlik belirtileri ile başlayan ergenlik dönemi 12-21 yaşları arasını kapsar.

Ergenlik çağı ergenliğe giriş geç veya erken olabilir. Bu sebepten dolayı ergenliğin başlangıcı ve bitişi belirsizdir. Ergenlik yaşamın ilk iki yılı dışında, büyüme ve olgunlaşma ile ilgili en yoğun değişimlerin yaşandığı bir gelişme dönemidir.

Ortalama sekiz yıl süren bu dönem özellikle fizyolojik değişim dönemidir. Bu değişim, duygusal, sosyal, zihinsel olgunluğa elverişli bir temel hazırlar.

Ergenlikte Hangi Cinsel Değişimler Meydana Gelir?

Cinsel kimlik; bireyin cinsiyet hakkındaki algısı ve diğer insanların cinsiyetlerini bilmesi yeteneğidir.

Çocuklar iki yaşından sonra cinsiyet olgusunu kavrarlar ve kendi cinsiyetlerinin ne olduğunu bilirler.

Cinsiyeti; giysiler,davranışlar ve erkek ile kadına yüklenilen roller ile anlamaya başlarlar. Cinsel kimlik bu şekilde oluşur ve kolayca değişmez.

Ergenlik dönemi Psikanalitik kurama göre genital dönem olarak adlandırılmaktadır. Yaşanılan fiziksel ve psikolojik değişimlerden dolayı bu dönem tam bir kriz dönemidir.

Cinsel gelişme; erkeklerde 9,5-13,5 yaşları kızlarda 9,0-13,4 yaşları arasında olmaktadır. Bu dönemde ergenlerin davranışları daha kadınsı ve daha erkeksi özellikte olduğu fark edilmektedir.

Kızlarda ergenlik döneminin cinsel yöndeki en büyük belirtisi, ilk adet kanamasıdır. Adet kanaması yaklaşık yirmi sekiz günde bir tekrar eder.

Buluğ belirtilerini başlatan bir diğer unsur ise; kemik büyümesidir. Kemik yaşının kızlarda 11, erkeklerde 12 olması ile birlikte buluğ belirtileri de görülmektedir.

Ergenlikte Hangi Fizyolojik Değişimler Meydana Gelir?

Ergenlik dönemi sürecinde fizyolojik bakımdan büyüme ve gelişme ile ilgili en yoğun yaşantıların olduğu yaşlar 12-16 yaşları arasıdır. Bu dönemde ergen, içinde bulunduğu çevrenin ideal beden olarak sunduğu modelin etkisinde kalarak beden imgesi kazanma sürecini yaşar.

İdeal vücut ölçüleri aile, arkadaş grubu ve toplum tarafından belirlenir.

Kızlarda görülen fiziksel değişimler;

  • Boy ve kilo artışı,
  • Göğüs ve kalça büyümesi,
  • Yağ kütlesinin artmasından dolayı oluşan sivilceler,
  • Kasıkların ve koltuk altının kıllanmasıdır.

Erkeklerde görülen fiziksel değişimler;

  • Boy ve kilo artışı,
  • Kas gelişimi,
  • Yüzün ve üreme organının kıllanması,
  • Sivilcelenme,
  • Cinsel organının büyümesi,
  • Gırtlak büyümesi ve
  • Ses kalınlaşmasıdır.

Ergenlikte Hangi Duygusal Değişimler Meydana Gelir?

Ergenlik dönemindeki gelişim görevlerinden biri de duygusal gelişimdir.

Bu dönemde genç, duygusal yönden belirgin farklılıklar yaşadığı için bambaşka bir kişiye dönüşebilir. Bu durum ergenlerin duygusal bir çatışma yaşamasına ve tutarsız davranışlar göstermesine neden olmaktadır.

Ergenlik döneminde ani duygu değişimleri yaşanmaktadır.

Ergenler herhangi bir olay karşısında aniden sevinip, bir anda çabuk mutsuz olabilirler.Ergenler bu ani değişimlerden dolayı birtakım olumsuz durumlar yaşamaktadırlar. Aniden sevinip üzülme, küçük olayları büyük problemler haline getirme, isteklerde artış, derse karşı ilgisizlik gibi durumlar gözlemlenir.

Genç bu dönemde arkadaşları ile daha fazla yakınlık kurar, anne ve babasının iletişiminden kaçan bir tavır içine girer.

Ergenlikte Hangi Bilişsel Değişimler Meydana Gelir?

Ergenlik döneminde olan genç, somut düşünmeden soyut düşünmeye geçer.

Ergenin dış dünyaya ilişkin algısı değişir, daha sorgulayıcı ve olaylara farklı taraflardan bakmaya başlar; kendisi ve dünya hakkında daha çok düşünür, idealist ve eleştirici olur.

Ergen zihninde birçok durumu inceleyebilir, kuramlar biçimlendirebilir ve düşsel dünyaları anlayabilir.

Kısacası gencin yaşadığı problemler durumunda neden-sonuç ilişkisini kurabilmek için olası değişkenleri inceleyip bunlardan birini sınarken diğerlerini dışarıda bırakabilmesi bu dönemin önemli bir özelliği olarak ifade edilebilir.

Yavuzer (2011) Ana- Baba ve Çocuk, Remzi Kitabevi, İstanbul

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.