Egzersiz DNA’mızı Değiştirebilir Mi?

1

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhaba değerli okuyucular,

Bu yazımda ilginç bir konuyu ele alacağım. Bu konu herkesin hayatında belirli bir zaman dilimlerinde gündeme gelmektedir. Bu konu egzersizdir. Tabi egzersiz de diyet gibi başlama kararı verilip düzenli sürdürülemeyen hayat tarzı değişiklikleri arasında yer alır.

Öncelikle egzersizin olumlu etkilerini bilmenin, egzersizin bizi değiştirici hatta dönüştürücü etkisini anlamak açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Egzersizin Olumlu Etkileri

Kas kuvveti, dayanıklılığı ve esnekliği, kilo verme ve koruma, kardiyovasküler ve tromboz riskinde, kan yağ ve glikoz düzeyinin düşürülmesinde, psikolojik durum ve uyku kalitesini düzeltmede,kronik ağrıyı azaltma olarak sıralanabilir.

Ayrıca egzersiz; kişinin kendisine özsaygısını yükselterek stres yönetimi üzerine de etkili olur ve anksiyete, depresyon, zihinsel gerilimi azaltır.

Güçlü bir bünye güçlü bir ruhsal denge getirir.

Beden formunuzu ne kadar güçlendirirseniz, fiziksel olarak kendinizi ne kadar geliştirirseniz, bu sonuç sizin strese girmenizi engelleyecektir.

Yani egzersiz yaparak sadece iyi görünmekle kalmayıp iyi düşünmeyi ve daha kapsamlı bakış açıları geliştirmeyi, sorunlara farklı yönlerden yaklaşmayı, hızlı ve doğru düşünmeyi, doğru iletişim kurmayı becerinizi geliştirebilirsiniz. Bu da hem sosyal yaşam ve iş hayatında başarıları destekler.

Egzersizin diğer somut etkilerinden biri de beyin hücrelerimiz olan nöronlara etkisidir. Beynimiz vücut ağırlığımızın sadece yüzde 3’ünü oluşturmasına rağmen, pompalanan kanın yüzde 20’sini, vücut oksijeninin de yüzde 25’ini kullanır. Egzersiz sırasında pompalanan kan miktarı arttıkça, beynin kanlanması ve buna bağlı olarak oksijenizasyonu da artar. Bu sayede nöronların programlanmış ölümü azalır hatta sayıları ve büyüklükleri artar. Bu sayede, düzenli egzersiz yaparak, aralarında Parkinson, Alzheimer da bulunan birçok nörodejeneratif hastalıkların gelişmesi engellenmiş olur.

Egzersiz ve spor bizi daha zinde ve dinç yapar. Egzersizin faydaları arasında şeker hastalığı ve çeşitli kalp rahatsızlıklarını azaltmak da yer alır.

Egzersizle tetiklenen değişimler genlerin işleyiş mekanizmasını değiştirebiliyor. Vücudun bütün fizyolojik süreçlerinde çoğunlukla genlerin rolü vardır.

Önce genlerden mRNA’lar üretilir, bu mRNA’lar gerekli işlemlerden geçtikten sonra proteinler üretilir. Aynı zamanda uzun süreli ve yoğun egzersizlerin alınan oksijen miktarının artmasıyla birlikte reaktif oksijen türlerinin (ROT) aşırı üretilmesinden dolayı sağlığa zarar verdiği ileri sürülür. Reaktif oksijen konsantrasyonlarındaki ciddi artışlar normal hücre fonksiyonu bozabilir; proteinler, lipidler ve hücresel DNA’nın hasarlanmasına yol açabilir. İnsan genomunun yapısı gereği genler sürekli açılarak ve kapatılarak vücudun ihtiyacına göre düzenlemeler yapılır.

Uzun yıllardır belirli genlerin egzersizin bir sonucu olarak aktifleştirildiği ya da susturulduğu biliniyordu. Ancak bu sürecin hangi yollarla egzersizde kullanıldığı detaylıca bilinmiyordu.

Egzersiz Ve DNA Hasarı

Oksidatif stresle oluşan DNA hasarı; yaşlanma, kanser, kardiyovasküler hastalıklar, immün sistem hastalıkları, diyabet, dejeneratif hastalıklar gibi doku fonksiyonlarının bozulması ile ortaya çıkan hastalıkların etiyolojisinde önemli rol oynamaktadır.

Düzenli egzersizin kardiyovasküler fonksiyonları düzelttiği; diyabet, kanser gibi birçok patolojik hastalıkların oluşma riskini azalttığı; yaşam süresini uzattığı için sağlık açısından yararlı olduğu bilinmektedir.

Bununla birlikte, akut ve yoğun egzersizin oksidatif hasarı tetiklediği ileri sürülmektedir. Çünkü, egzersiz sırasında enerjiye ihtiyaç duyulmakta ve oksijen tüketimi artmaktadır. Bu tüketimin dinlenik duruma göre 10-15 kat arttığı, hatta aktif kas hücrelerinde bu artışın 100 kat kadar olduğu tahmin edilmektedir . Egzersiz sırasında serbest radikal üretiminin temel kaynaklarından biri mitokondride gerçekleşen elektron taşıma zinciridir.

Egzersiz Epigenetik Mekanizmaları Devreye Sokuyor

Genleri açıp kapama yollarından birisi metilasyon dediğimiz bir epigenetik olaydır.

Metilasyon genlere metil (CH3) grupları bağlayarak genlerin susturulmasına yol açan ancak gen üzerinde yapısal değişikliğe sebep olmayan bir düzenleme mekanizmasıdır. Egzersizin DNA üzerindeki etki mekanizması da metilasyon üzerinden gerçekleşiyor.

Karolinska Enstitüsü’nde yapılan bir araştırmada araştırmacılar 23 genç kadın ve erkekten 3 ay boyunca vücutlarının belden aşağı kısmını çalıştırmalarını ve egzersiz yapmalarını istedi. Ancak metilasyon mekanizmalarını ölçmede hala bir engel vardı. Egzersizin haricinde yediğimiz yiyecekler bile metilasyon sürecini faaliyete geçiriyor. Karolinska Üniversitesi’nde çalışan bilim insanları bu sorunu şu şekilde çözdüler. Katılımcılardan sürekli bir bacaklarıyla pedal çevirmelerini diğer bacaklarıyla normal günlük işlerini yapmalarını, egzersiz yapmamalarını istediler. Elde edilen bulgulara göre her iki bacakta da metilasyon görüldü ama sadece pedallayan bacak egzersize bağlı değişiklikler gösterdi.

https://scitechdaily.com/regular-exercise-induces-changes-in-dna/ Erişim Tarihi: 20.06.2021

https://www.henryford.com/blog/2016/06/the-science-of-fitness-does-exercise-change-your-dna Erişim Tarihi: 20.06.2021

https://sinirbilim.org/egzersiz-dnamizi-nasil-degistiriyor/ Erişim Tarihi: 20.06.2021

https://tr.shafaqna.com/archives/83533/duzenli-egzersiz-yapmanin-faydalari-nelerdir/ Erişim Tarihi: 20.06.2021

https://well.blogs.nytimes.com/2014/12/17/how-exercise-changes-our-dna/?_r=2 Erişim Tarihi: 20.06.2021

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

1 yorum
  1. Gülizar diyor

    Gerçekten çok faydalı bir yazı olmuş. Egzersizin hayatımızın her noktasında olduğu bir kez daha görmüş olduk. Yeni yazılarınızı merakla bekliyorum!

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.