Ebeveynlerin Aşının Tereddüt, Ertelenme Ve Reddedilme Sebeplerini Aydınlatma

0 56

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Aşılar özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde, hastalığa yakalanma ve ölüm oranını azaltmada oldukça önemlidir. Ek olarak aşılanma ülkeye çok önemli ölçüde ekonomik kazanç sağlamaktadır. Ancak günümüzde aşıların güvenliğine ve etkinliğine şüpheci yaklaşan bireylerin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu şüpheci yaklaşım aşıların uygulanmasının ertelenmesine veya reddedilmesine sebep olmaktadır.

Aşılama ve aşı direnci

Aşılama programları; aşı ile önlenebilir bulaşıcı hastalıkları engellemeyi, dolayısıyla bu hastalıkların neden olduğu ölümleri ya da kalıcı sekelleri önlemeyi amaçlar.

Aşılanma yolu ile bireysel bağışıklık sağlanır ve kişi hastalıktan korunurken, aynı zamanda toplumsal bağışıklık sağlanır. Toplumda aşılı bireylerin sayısı arttıkça, aşılanmamış bireylerin hastalık etkeni ile temas olasılığı ve hastalığın o toplumda görülme sıklığı azalır.

Aşılar sağlık sisteminin bel kemiğidir.

Özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde etkili halk sağlığı müdahaleleri, geniş çapta aşılama hastalık yükünü önemli ölçüde azaltmaktadır.

Araştırmalar gösteriyor ki; aşılar hastalıkların bulaşma oranını ve hastalığa bağlı ölüm oranını azaltıyor, önemli ölçüde ekonomik tasarruf sağlıyor. Örneğin Ray ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada sadece Meningokok aşısı 1993-2002 yılları arasında Amerikan hükümetine doğrudan ya da dolaylı yollar ile 1,5 milyar dolar kazandırmıştır.

Aşı tereddüttü ya da aşı kararsızlığı (vaccine hesitancy) yeni kullanılan bir terim olup Dünya Sağlık Örgütü tarafından “aşı hizmetlerinin varlığına rağmen aşıların kabulünde gecikme veya reddetme” olarak tanımlanmaktadır. Tüm aşıları reddetme varsa aşı reddi olarak tanımlanmaktadır.

Tüm başarılarına rağmen, aşıya karşı şüpheci yaklaşım büyümektedir. Özellikle kızamık gibi aşı ile önlenebilir hastalıkların arttığı bu günlerde, gün geçtikçe aşı yaptırmaktan vazgeçen ebeveyn sayısı artıyor.

Türkiye’de 2016 yılında yüzde 98 olan aşılama oranı, 2017 yılında yüzde 96’ya gerilemiştir. Ülke genelinde 2017 yılında 85 çocukta kızamık görülürken, 2018’in ilk üç ayında kızamık vaka sayısı 44’e ulaşmıştır.

Aşıların ortaya çıkmasından bu yana insanların sağlıklı ve üretken bir yaşam sürmesine olanak sağladığını bilsek bile aşı tereddütleri geçmişte de var olan bir durumdur. Örneğin 1920 li yıllarda Amerika’da su çiçeği aşısının isteğe bağlı olmasını isteyen bireyler başvuru yapmış, bu başvuruları reddedilmiştir. Yeni olan aşıların geciktirilmesi, reddedilmesi, çocuk sağlığı üzerine geniş kapsamları etkileridir.

Ebeveynlerdeki Aşı Direncini Geliştiren Faktörler

Daha önce yapılan 34 araştırmanın incelenmesi sonucunda aşı direncini geliştiren 7 sebep bulunmuştur:

  • Önceki deneyimler
  • Doğal ve organik yaşam sürme
  • Diğer ebeveynlerin tutumları
  • Sağlık bakım sağlayıcıları ile ilgili deneyimler
  • Hatalı bilgi kaynakları
  • Sağlık sistemine güvensizlik
  • Zorunlu aşı politikaları

Günümüzde aşı tereddütlerinin halk sağlığı üzerindeki etkileri nedeni ile her bir anne/ babanın aşı tereddütlerinin sosyoekonomik, kültürel, yaşam tarzı faktörleri incelenerek, buna yönelik müdahaleler geliştirilmesi gerekmektedir.

Majid, U., & Ahmad, M. (2020). Vaccines in the 21st century: Clarifying the factors that promote vaccine hesitancy, delay, and rejection. Health Science Inquiry, 11(1), 123-127.

Gür, E. (2019). Aşı kararsızlığı-aşı reddi. Türk Pediatri Arşivi, 54(1), 1-2.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.