Duygularınıza İzin Verin

0 1.668

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

İnsanoğlu yaratılışından sebeptir ki duyguları olan, düşünebilen karar verebilen bir varlıktır. Fakat duygu ifade etme konusunda net olamayan pek çok insan var. Ya da şöyle söylemeliyim ‘Kendini tanımayan pek çok yetişkin birey var.’

Ne zaman öfkeleceğini, neyle mutlu olacağını bilmeyen bir toplumuz genel olarak. Burada iş ailede bitiyor. Yetiştirilme tarzı, aile yapısı, aile kültürü gibi pek çok etken bizim birey olmamızı sağlıyor ve bizi hayata hazırlıyor.

Toplumda bazı kişiler duygularını düzgün ifade edemezler.

Şu cümleleri duyarız ‘Aslında düşündüğüm aktarmak istediğim o değildi.’

Bu tarz cümleleri kuran kişiler yaşadığı duyguyu adlandıramaz ve onu karşılığı bir kelime bulamadığı için farklı konulardan destek alır.

Duygularımız nelerdir?

  • Mutluluk,
  • Sevinç,
  • Neşe,
  • Hüzün,
  • Üzüntü hali,
  • Heyecan,
  • Kızgınlık,
  • Öfke,
  • Coşku gibi duygularımız mevcuttur.

Bizler şöyle bir toplumda yetiştik.

‘Aman üzüntümüzü kimse bilmesin bizi zayıf, güçsüz zannederler’ gibi düşüncelerle hep o üzüntüyü bastırmaya sanki yokmuş gibi saymaya, görmezden gelmeye çalışırız.

Çünkü bize bu öğretilir.

Örneğin, üzüntülü bir olay yaşadınız en yakın arkadaşınızla bunu paylaştınız. Hep şu teselli verilir:

‘Boşver.’

Neyi boş vereyim.

Peki, karşı taraf bu kadar yoğun duygular yaşarken boş verebilir mi?

Tabiki hayır.

Şu yapılır genelde yok sayarak acının üstüne tuz bas derler. Ve o duyguyu yaşamasına izin verilmez. O kişinin kafasının dağıtılmasına yönelik şeyler yapılır.

Sonuç olarak ne oldu?

Bu birey, acısını yaşayamadan onu bastırdı, gezdi arkadaşlarıyla eğlendi, unuttu gözüktü. Ancak unutmadı o duyguyu hep içinde erteledi öteledi. Bu durumda ne olur. Bu birey o duyguyu başka bir zaman daha yoğun yaşar. Acısını erteleyen adam bu duyguyu aylar sonra ağlayarak yaşayabilir. Ya da içinde ukde kalarak hayatına devam eder. Bu yanlış bir durum.

Böyle bir durumda kişinin acısını yaşamasına izin verilmeli. Sonuç olarak böyle bir şey var ve bu kişinin onu yaşaması lazım. Hayatta her şey insan için vardır. Unutmayalım ki acı da bir duygudur. Ve bu kişi bunu yaşamadan atlatamaz. Acılarınıza izin verin. Onlar misafir gelecekler ve gidecekler. Belki size bir şey öğretecekler ya da hiç olmazsa sabrı öğretirler.

Duygularınıza izin verin.

Peki, bu kişi acısını yaşadı yasını tuttu sonra ne olacak üzülecek. Bir gün üzülecek iki gün ya da belki üç ay ama sonra bunu yaşayıp bitirecek. Bu acıyı yaşamış ve artık bu duygu görevini tamamlamış olacak. Onu gönderecek. Onu bastırmamış olacak. Tüm benliğiyle kabul edip, onu yaşayıp gönderecek. Ve çok daha güzel duygularla hayatına devam edecek.

Lütfen duygularınıza izin verin. Onları bir misafir gibi ağırlayın ve vakti gelince gönderin.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.