Dünyanın Ortak Sorunu: Çocuk İstismarı ve İhmali

1 4.557

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Hepimizi derinden etkileyen toplumun da çok büyük tepkisine neden olan Çocuk istismarı ve ihmali Türkiye’de ve dünyada önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bundan dolayıdır ki bu sorun evrensel bir sorundur ve daha iyi tanımlanması ve anlaşılması gerekir.

Çocuk istismarının psikolojik, gelişimsel, tıbbi, hukuki ve daha birçok açıdan tanımlanması mümkündür. Bu başlık altında çocuk istismarının en yaygın kabul gören tanımına yer vermek istedim.

Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre bir yetişkinin bilerek veya bilmeyerek çocuğun sağlığını, fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini olumsuz etkileyen tüm davranışları, “çocuk istismarı” olarak tanımlanmaktadır. Çocuğun sağlığı, fiziksel veya psikolojik gelişimi için gerekli ihtiyaçların karşılanmaması ise “çocuk ihmali” olarak tanımlanmaktadır.

Türk Dil Kurumu istismarı, “Birinin iyi niyetini kötüye kullanma” şeklinde tanımlamaktadır.

Unutulmamalıdır ki çocuklar, kolay güvendikleri veya korkutulabildikleri için istismara maruz kalabilmektedirler.

İstismar Türleri Nelerdir?

Fiziksel İstismar

Çocuğa karşı; sağlığına, yaşamına, gelişimine veya onuruna zarar veren ya da zarar verebilme olasılığı yüksek,  kasıtlı fiziksel güç kullanılmasıdır. Fiziksel bulgular nedeniyle de saptanması en kolay olan istismar türüdür. Vurma, yakma, itme, ısırma, çimdikleme, silah kullanma, dövme, bir cisimle dövme, tekmeleme, istenmeyen bir madde dökme, boğmaya çalışma, sarsma gibi davranışları içerir.

Duygusal İstismar

Çocuğun ihtiyaç duyduğu ilgi, sevgi ve bakımdan mahrum kalması ve bunun çocuk üzerinde psikolojik sorunlara neden olması durumudur. Çocuğun özleştireceği bir figürün bulunmaması, duygusal paylaşımın olmaması, hareketlerinin kısıtlanması, çocuğa olumsuz özelliklerin yüklenmesi, kasıtlı olarak sözel ve davranışsal olumsuz uyarı verilmesi, izole edilmesi, reddedilmesi, korkutulması, haksız yere suçlanması, gelişimi konusunda uygun olmayan beklentilerin olması gibi tutumları kapsar.

Cinsel İstismar

Çocuğun tam olarak anlayamadığı,  onay vermesinin mümkün olamayacağı,  gelişimsel olarak hazır olmadığı ya da toplumun yasalarına, sosyal normlarına aykırı olacak şekilde bir cinsel etkinliğe dahil edilmesidir. Aşağıdaki biçimde sınıflandırılabilir:

  1. Dokunma olmaksızın yapılan istismar; Sözel sataşmalar, uygunsuz telefon konuşmaları, teşhircilik, röntgencilik, çocuğun cinsel ilişki sahnesine doğrudan maruz bırakılması, çocuğun pornografik malzemeler için kullanılması
  2. Dokunmanın yer aldığı istismar; oral-genital, genital-genital, genital-rektal, el ile genital temas, rektal bölgelere veya vücudun diğer bölgelerine dokunma
  3. Şiddet kullanarak yapılan istismar

Cinsel İstismara Uğradığını Çocuk Nasıl Açıklar?

Çocuklarla güven ve saygı çerçevesinde kurulan ilişki sonucunda çocuklar bunu doğrudan size anlatmayı tercih edebilirler. Bu çok nadir görülen bir durum olsa da eğer çocuk size istismara uğradığını anlatıyorsa;

  • Çok fazla detaylı sorular sormamalısınız (Ne zaman oldu, Sen ne yapıyordun, Karşı çıkmadın mı gibi).
  • İstismarcıyı doğrudan suçlayıcı yaklaşımlardan kaçınmalısınız. Çünkü çocuk ona sevgi ile bağlı olabilir, onu incitmekten korkabilir ya da istismarcı çocuğu tehdit ediyor olabilir (Ahlaksız, cezasını bulacak gibi).

Açıklıkla ve rahatlıkla dinleyin, konuşurken yazılı notlar alın.

  • Çocuk size anlatmaya başlamışsa ona dokunmayın ya da sözünü bölmeyin, onu anlatması için takdir edin (Sana inanıyorum. Bana anlattığın için teşekkür ederim gibi).
  • Çocuğa teknik süreçlerden ya da anlayamayacağı konulardan bahsetmeyin.

Çocuğa yönelik cinsel istismarın en önemli ve öncelikli göstergelerinden biri, çocuğun bu konudaki ifadesidir. Cinsel istismara maruz kaldığını söyleyen çocuğu korumak adına, kuşkular bir kenara bırakılmalı ve çocuğun ifadelerine dikkat edilmelidir.

Bir Çocuğun İhmal Edildiğini Nasıl Anlarız?

  • Okul devamsızlığı çok fazlaysa,
  • Sürekli pis giyiniyor ve kötü kokuyorsa,
  • Vücudu aşırı derecede zayıf düşmüşse,
  • Yemek veya para için dilencilik yapıyor veya çalışıyorsa,
  • Tıbbi destekten mahrumsa,
  • Madde kullanımı, kendine zarar verme gibi alışkanlıkları varsa çocuğun ihmale maruz kaldığını düşünebiliriz.

Çocuklar Neler Yaşadıklarından Neden Bahsetmezler?

  • Kendilerine inanılmayacağını düşünebilirler
  • Başlarının belaya gireceğinden korkabilirler.
  • İstismarcının tehdidinden korkabilirler.
  • İstismarcıyı korumak isteyebilirler, istismarcıyı sevebilir ama yaptıklarını sevmezler.
  • Nasıl anlatılacağını bilmeyebilirler.
  • Cinsel şiddet içeren davranışların yanlış olduğunu bilmeyebilirler.
  • Arkadaşları tarafından dışlanmaktan korkabilirler.

Bu düşüncelerden yola çıkılarak “ÇOCUKLAR YAŞADIKLARI TRAVMALARLA KALIYOR”

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 yılında paylaştığı rapora göre, 2-17 yaşları arasındaki 1 milyara yakın çocuk 2019 yılında fiziksel, cinsel ya da duygusal şiddete maruz bırakıldı

Çocuk istismarıyla ilgili oranlar araştırıldığında; “Dünyada her 5 çocuktan 2’si fiziksel, duygusal ya da cinsel istismara uğruyor veya ihmal ediliyor. Yapılan araştırmalara göre istismarcıların en az yüzde 50’si çocukluğunda istismara uğramış kişiler.

Türkiye Psikiyatri Derneği yaptığı araştırmada, ülkemizde istismara uğramış çocuk oranını yüzde 33 olarak tespit etti. Bu rakam her 3 çocuktan 1’i demektir. Dünyada son 10 yılda cinsel istismara uğrayan çocuk sayısı ise 250 bin civarında. Yine yapılan araştırmalara göre kız çocukları daha sık istismara uğramaktadır.

Gerçekler bazen acıdır, hem de çok.  “ÜLKEMİZ NE YAZIK Kİ DÜNYADA ÜÇÜNCÜ SIRADA” Ülkemizde son günlerde çocuk cinsel istismarı ne yazık ki giderek artıyor. Bu sonuçlar bize çocuk istismarının ülkemizin göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir problemin varlığını gösteriyor.

ÖNLEMEK İÇİN NE YAPMALIYIZ?

Tüm dünyada bir problem olarak görülen çocuk istismarı için birçok önleme programı oluşturulmuştur. Nedene bakacak olursak çocuk istismarında önleme, tedavi etmekten daha kolay ve başarılıdır. Çocukları istismardan koruma amacıyla oluşturulan önleme programları için birincil, ikincil ve üçüncül önleme olarak üç basamaktan bahsedebiliriz.

BİRİNCİL ÖNLEME

Risk grubunda bulunsun ya da bulunmasın toplumsal farkındalığı arttırmaya yönelik çalışmaların yapıldığı; çocuğa ya da aileye eğitim vermek, durumlarının iyileştirilmesi, yaşam kalitelerinin arttırılması gibi yöntemlerle istismar ortamını oluşturan riskleri ortadan kaldırmayı amaçlayan önleme programlarıdır.

İKİNCİL ÖNLEME

Risk gruplarının belirlenmesini, risk grubundaki kişilerin sunulan hizmetlere ulaşabilmesini amaçlamaktadır. Erken tanı, tedavi, bakım ve izlem çalışmalarını kapsayan önleme programlarıdır

ÜÇÜNCÜL ÖNLEME

İstismarın gerçekleştiği durumda hem zararı azaltmaya yönelik hem de tekrarlanmasını ve daha kötü (ölüm gibi) sonuçların ortaya çıkmasını engellemeye yönelik oluşturulan önleme programlarıdır

Yapılan araştırmalar istismar önleme programlarının gerekliliğinin ve öneminin fark edilebilmesini sağlamaktadır. Bu bilgiler ışığında Türkiye’de uygulanan istismar önleme programlarının niteliklerini ve sonuçlarını değerlendirmenin çocukları istismara karşı korumak için yararlı olabilecek ve ihtiyaç duyulabilecek programların oluşturulması ya da var olan programların geliştirilmesi konusunda yararlı olacağı düşünülmektedir.

Hepimizi üzüntüye boğan acı olayların tekrar yaşanmaması için ne yapmalıyız?

Aileler çocuklarını nasıl koruyacaklar?

Çocuklarımıza ilk önce hangi bilgileri, nasıl vermeliyiz? 

Bu sorular bize Çocuk istismarında aile desteği rolünün çok önemli olduğunu göstermektedir. Uzman pedagoglar, çocuk istismarında aile desteğinin çok önemli olduğunu söylemekle birlikte bazı noktalara vurgu yapmaktadırlar.

  1. Çocuk ‘kimden’ korunacağını değil, ‘neyden’ korunacağını bilmeli
  2. Çocuk zorda kaldığında sadece ‘bağırarak’ değil, istediği gibi tepki verebilmeli
  3. Çocuk yetişkin yabancıları ‘abi, amca’ diye değil, ‘komşu, bakkal, bey’ diye tanımalı
  4. İstismara karşı akıl değil, duygular eğitilmeli
  5. Çocuk tepkiyle değil, ilgiyle dinlenmeli
  6. Her anne, baba ve öğretmen mahremiyet eğitimini bilmeli

Son olarak; Çocuklara yönelik her tür istismar maalesef dünyanın her noktasında iç acıtan bir gerçek. Çoğu durumda istismarın veya ihmalin ortaya çıkmasının güç olması sebebiyle her birimiz, çocuk istismarının önlenmesinde, bildirilmesinde ve fark edilmesinde çok önemli bir role sahibiz. Sebep her ne olursa olsun çocuğa yönelik ihmal ve istismarın önüne geçmek, başta devlet organları olmak üzere toplumun her bireyinin yasal, insani ve vicdani görevidir.

Sessiz Kalma Çocuk İstismarını Durdur!

Derebagçe, G. E., & Özerk, H. (2021). Türkiye’de 1995-2020 Yılları Arasında Çocuk İstismarını Önleme Programlarına İlişkin Gerçekleştirilen Çalışmaların İncelenmesi ve Değerlendirilmesi. Sosyal, Beşerî ve İdari Bilimler Dergisi, 4(7), 651-670.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

1 yorum
  1. Nermin diyor

    Teşekkür ederim günümüzün önemli bir konusu bu.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.