Dünyada Organ-Doku Bağışı ve Naklinin Tarihçesi

0 2.389

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Organ bağışının tarihi 17. Yüzyıla kadar uzanmaktadır. 17. Yüzyılda ilk deri nakli denemeleri yapılmıştır. 1863 yılında Paul Bert, o zamanlar sadece deri, lif, erkek yumurtalıkları veya dişilerde yapılmaya çalışılan (damar bağlantısı olmayan organ nakilleri) transplantasyonlarda doku reddi ile ortaya çıkan sorunları yeniden yazmıştır. 1883 yılında zarar gören iç organların transplantasyonu ile ilgili denemeler yapılmıştır.

1902 yılında Avusturyalı Emerich Ullmann ve Fransız Alexis Carrel, birbirlerinden habersiz köpeklerde transplantasyon yapmayı denemişlerdir. Köpeklerin organlarının yerini değiştirmişlerdir. İlk olarak Carrel, iki ayrı birey arasında yapılan transplantasyonda, doku uyuşmazlığının ortaya çıktığını; fakat bu transplantasyon bireyin kendi vücudu içerisinde yapılırsa uyuşmazlığın ortaya çıkmadığını fark etmiştir. Daha sonra damarların dikilmesi ile ilgili teknikler geliştiren Carrel, bu tekniği organ ve doku nakillerinde de başarıyla uygulamıştır. Geliştirdiği bu teknik, onun 1912 yılında Tıp Nobel Ödülü almasını sağlamıştır.

İnsanlar üzerindeki ilk organ nakli denemesi, 1916 yılında Fransız Mathieu Jaboulay tarafından yapılmıştır. Bu denemede hayvan organları kullanıldığı için, transplantasyon başarısız olmuştur. İki böbrekleri de çalışmadığı için ölmek üzere olan, iki kadına koyun ve domuz böbrekleri nakledilmiştir. 1908 yılında bir köpeğe kendi organları nakledildi ve köpek yıllarca yaşadı. 1909 yılında Almanya’da Berlinli Dr. Unger, bir maymun böbreğini, bir kız çocuğunun uyluk kemiği üzerindeki damarlara bağlamış; fakat başarısız olmuştur.

Vücudun direnç göstermesi sorunu çözülemediği için 1920-1930 yıllarında birçok doktor ve bilim adamı, bu konudaki girişimleri ve çalışmalarından vazgeçmiştir. Çünkü o zamana kadar yapılan çoğu transplantasyonun sonucu ölüm olmuştur. İlk defa 1933 yılında Macar Op. Dr. Yu Yu Voronoy tarafından bir insan böbreği, diğer bir insana nakledilmiş fakat vücudun direnç göstermesi sonucu hasta ölmüştür. Yeni denemelerin çoğu II. Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılmaya başlanmıştır. İlk defa 1942 yılında İngiliz Zoolog Sir Peter Brian Medawar, vücudun reaksiyonunun bağışıklık sistemi ile ilgili olduğunu yazmıştır. Yapmış olduğu bu tespit sayesinde 1960 yılında Tıp Nobel Ödülü’nü almıştır. 1944 yılında Hollandalı Willem Kolff tarafından “Diyalizatör” ismi verilen yapay bir böbrek geliştirilmiş ve böbrek hastalarının bu mekanik böbrek yardımı ile hayatta kalabilmeleri sağlanmıştır.

İlk başarılı böbrek transplantasyonu, 1954 yılında Şikago’ da Joseph Murray (1990 yılında Tıp Nobel Ödülü’nü almıştır.) tarafından yapılmıştır. Organ bağışını yapan kişi, hastanın tek yumurta ikiziydi. Bu sayede bağışıklıkla ilgili sorunlar en aza indirilirken aynı zamanda ameliyat olana ışınla şua tedavisi de uygulanmıştır. Böbrek nakli yapılan hasta sekiz yıl sonra kalp krizinden ölmüştür. 1958 yılında Jean Dausset Paris ’de Human Leukocyte Antigen- System (HLA- System)’i bulmuştur. Bu sayede bağışıklık sisteminin kendisinin veya yabancıların organ ve dokularına tepki göstermesi ile genetik kalıtımlar arasındaki bağlantıyı bulmuş ve buluşu nedeniyle de 1980 yılında Tıp Nobel Ödülü’nü almıştır.

Bağışıklık sisteminin reaksiyonlarını önlemek amacıyla nakil olan hastalara ışın veriliyordu. Fakat bu ışınların verdiği zararla birçok hasta ışın tedavisi sonucu hayatını kaybetmekteydi. 1960’lı yıllarda araştırmacılar, hastalara reaksiyonu bastıran antikor vermeye başlamışlardır. Bu konudaki ilk başarılı uygulama 1962 yılında bir hastaya, akrabası olmayan birisinden alınan böbreğin nakledilmesinde gerçekleştirilmiştir. 1963 yılında Berlin ‘de Brosig ve Nagel dünyada ilk defa bir kadavra böbreğini, hastaya nakletmişlerdir. Aynı yıl Denver’ da bir kadavradan aldığı karaciğeri üç yaşındaki bir kız çocuğuna nakletmeyi denemiş fakat başarısız olmuştur. 1967 yılında Güney Afrika’da, dünyada büyük yankılar uyandıran kalp nakli ameliyatı gerçekleşmiştir. Christian Barnard tarafından kalp nakli gerçekleştirilen hasta, 18 gün sonra enfeksiyon nedeniyle ölmüştür. Aynı yıl Thomas Starzl başarılı bir karaciğer nakli yapmıştır. 1968 yılında Harvard- Committee beyin ölümünün tanımını yayınlamıştır.

İlişkili Diğer İçerikler

70’li yılların sonunda bir mantardan etkin madde “Ciclosporin” elde edilmiştir. Bu madde bugüne kadar bağışıklık sistemine etki eden etkin maddeler içerisinde en etkili olanıydı. 1989 yılında tüm dünyada 100.000 böbrek nakli yapılmıştır. 1985 yılında dünyada ilk defa tüm bir akciğerin transplantasyonu, Amerika Birleşik Devletleri’nde Missuri’de Joel Cooper tarafından gerçekleştirilmiştir. Hannover ‘de Rudolf Pichlmayr tarafından 1988 yılında bir ölüden karaciğer alınmış ve iki kişiye (bir yetişkin ve bir çocuk) nakledilmiştir. (Karaciğer Parça Transplantasyonu) Aynı yıl Kiel ‘de ince bağırsak transplantasyonu Eberhard Deltz tarafından gerçekleştirilmiştir. 1998 yılında Minnesota ‘da David Sutherland, canlı bir vericiden alınan bir parça ile pankreas transplantasyonunu gerçekleştirmiştir.

23 Eylül 1998’de Fransa’nın Lyon kentinde beyin ölümü gerçekleşmiş 41 yaşındaki bir donörün eli 48 yaşında bir erkek hastaya transplante edilmiştir. Nakilden 2 yıl sonra çeşitli komplikasyonlar nedeniyle ampütasyon gerçekleştirilmiştir.

Yeni cerrahi tekniklerin kullanılmasıyla birlikte, ilk parsiyel yüz nakli 2005 yılında Fransa’da gerçekleştirilmiştir.

Dünyadaki ilk penis nakli 2006 yılında Çin’de Guangzhou Genel Hastanesi’nde yapılmıştır ve büyük ölçüde başarısız olmuştur. Travma sonucu penisini kaybetmiş olan 44 yaşındaki alıcıya, beyin ölümü gerçekleşmiş 22 yaşındaki donörden alınan penis transplante edilmiştir. Penis naklinden 14 gün sonra yoğun ödeme bağlı olarak penisin kısmen şişmesinin de etkisiyle alıcı ve eşinin penisi kabullenme konusunda yaşadıkları psikolojik sorunlardan dolayı alıcı penisi insize ettirmiştir.

Tam yüz nakli ise, ilk kez 2010 yılında İspanya’da yapılmıştır.

Diyaliz Merkezleri. (2013). Organ Naklinin Tarihçesi. http://diyalizmerkezleri.org/haberler/79/organ-naklinin-tarihcesi.aspx (04.11.2021)

Uğraş, G. A., Yüksel, S. (2014). Yüz naklinin fonksiyonel, estetik ve psikososyal sonuçları. Journal of Human Sciences, 11 (1), 1004-1018.

Ulusal, A. E., Ulusal, B. G., Wei, F. C. (2005). Kompozit Doku Allotransplantasyonunun Evrimi ve Klinik Uygulamalar. Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Dergisi, 13 (3), 191-194.

Bedeloğlu, M. (2016). Görüntü işleme algoritmaları kullanılarak yüz nakil hastalarının duysal ifade gelişiminin analizi (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi), Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Antalya.

Çelik, S., Kılıç, K. D., Yiğittürk, G., Çavuşoğlu, T., Erbaş, O., Uyanıkgil, Y., Bilge, O. (2017). Penis naklinde güncel durum; morfolojik bir değerlendirme. İstanbul Bilim Üniversitesi Florence Nightingale Transplantasyon Dergisi, 2 (1), 34-44.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.