Dr. M. Fatih Gürz Cevaplıyor: Pandemi Döneminde Aile Hekimleri Ve Aile Hekimliği – Röportaj

0 154

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhabalar,

Sağlık Asistanı Platformu olarak halkımızın ve sağlık çalışanlarımızın merak ettiği konularda röportajlarımıza devam ediyoruz. Bugünkü konuğumuz Dr. Mehmet Fatih Gürz. Sayın Gürz, Hatay İskenderun Azganlık Aile Sağlığı Merkezinde (ASM) Aile Hekimi olarak görev yapıyor. Kendisi aynı zamanda Sağlık Asistanı platformunda yazarlık da yapmaktadır. Fatih hocamızla aile hekimliği ve aile sağlığı merkezlerinin genel işleyişini, pandemi döneminde aile hekimi olmayı, bir aile hekimi olarak hastalardan beklentilerini ve hastalara önerilerini konuştuk.

Röportajımızı 3 bölüme ayırdık. Aşağıdaki videolarımızdan röportajımızı izleyebilirsiniz.

Dr. Deniz Özel: Aile hekimleri pandemi döneminde hangi konumda ve hangi rolde bulunuyorlar?

Dr. M. Fatih Gürz: Aile hekimleri pandemi döneminden önce ve pandemi döneminde de 1. basamak sağlık hizmetleri sunan ve hastaların kolay ulaşım sağlayabileceği sağlık hizmeti sunan kuruluşlarda çalışırlar. Pandemi döneminden önce ve pandemi dönemi boyunca da 1.basamak sağlık hizmetleri; rehabilitasyon, aşılama, bebek ve çocuk izlemleri, gebelik izlemleri, enjeksiyon uygulamaları, pansuman ve muayene hizmetlerine devam ettik. Bizim açımızdan birtakım değişiklikler oldu. Hastaya yaklaşım, sağlığın geliştirilmesi konusundaki yaklaşımlarda değişiklik ve pandemi döneminde tıbbi bilgimize katkılar oldu. Öncelikle pandemi döneminde triyaj (hastaların önceliklerini belirleme) uygulamasının önemini gördük. Hasta geldiği zaman hastada covid-19 şüphesi var mı diye imkân dahilinde önlemler alıyoruz, covid şüpheli bir hasta ise ayaktan ya da Ambulansla hastanın hastaneye sevkini gerçekleştiriyoruz. Triyaj ile Covid-19 şüphesi olmayan hastalarımızı ise içeriye aldıktan sonra aile hekimine yönlendiriyoruz. Pandemi döneminde hastaların en kolay ulaşım sağlayabileceği yerler arasında olan aile sağlığı merkezleri, hastaneye gitmekten çekinen hastalar için başvurabilecekleri en yakın sağlık kuruluşu pozisyonundadır. Hastalar aile sağlığı merkeziyle çözebilecekleri sorunları için müracaatlarda bulunmaktadırlar. Hastaneler yerine aile sağlığı merkezini tercih eden hastalarımız, aile sağlığı merkezlerinde ister istemez bir yoğunluğa sebep oldu. Normal zamanlarda da sık sık yoğunlukla karşılaştığımız aile sağlığı merkezlerinde pandemi dönemiyle birlikte bu yoğunlukta artış gözlemledik. Bu yoğunluğun artması aile sağlığı merkezlerinin işleyişinde bir aksaklığa neden olmadı. Aile sağlığı merkezleri olarak pandemi öncesinde verdiğimiz 1. basamak sağlık hizmetlerini pandemi döneminde de vatandaşlarımıza aynı şekilde vermeye devam ettik.

Dr. Deniz Özel: Pandemi döneminde aile sağlığı merkezlerinin yükü arttı. Tek tek hasta takibi vs. yapıldı. Peki Aile hekimlerinin pandemi döneminde, önceden yaptıkları hangi görevleri aksadı? Pandemi döneminde birinci basamak sağlık hizmeti sunan aile hekimlerinin işleyişinde bir değişiklik meydana geldi mi?

Dr. M. Fatih Gürz: Az önce de belirttiğim gibi aile sağlığı merkezlerinin işleyişinde çok fazla aksama meydana gelmedi. Hasta yoğunluğunda artış oldu ancak temel sağlık hizmetleri olan; sağlığın korunması, geliştirilmesi ve sürdürülmesi görevlerimizi eksiksiz bir şekilde vatandaşlarımıza sunmaya çalıştık. Birçok hizmet aynı şekilde devam etti. Pandeminin başlangıcından itibaren aile hekimleri iş yüklerinin artmasına rağmen bu süreci eksiksiz bir şekilde yürüttü. Büyük bir fedakarlıkla hastanelerin poliklinik yükünü bir nebzede olsa üstlenmeye çalıştık. Hastane ortamından çekinen vatandaşlarımız aile sağlığı merkezlerine başvurdukları görüldü; fakat bu asla aile hekimlerinin görevini aksatmasına neden olmadı. Bazı taramalarda yavaşlama meydana geldi. KETEM (Kanser taramaları) taramaları yavaşladı. Vatandaşlar gelmeye çekindikleri için taramalarda bir yavaşlık söz konusu oldu. Aile hekimlerinin işleyişinde herhangi bir değişiklik olmadı.

Hasta izlemleri en baştan beri tartışılan bir konu. Aile hekimlerince telefonla yapılması istenen hasta izleminin tıbben ne kadar doğru olduğu tartışıldı ve hukuki açıdan ileride aile hekimlerine sorun teşkil edip etmeyeceğini bilemiyoruz.  Ancak izlenmesi istenen hasta sayısı 1-2 değil. Bazen 100-200 hastanın gün içinde arandığı oldu. Bir aile hekiminin oturup sabahtan akşama kadar 100 kişiyi arayıp bugün ki şikayetlerini nasıl, bir değişiklik var mı diye araması gerçekten aile hekimi için de büyük bir yük, hasta için de bir yük. Her gün ya da gün aşırı bir kişinin sizi arayıp aynı soruları sorması hasta açısından da biraz sıkıntı olabiliyor. Hekim açısından da. Bu işlemi hekimin ya da sağlık çalışanı olan kişinin değil call-center (çağrı merkezi) dediğimiz görevli kişiler sorabilir ve görüştükleri kişiye yönlendirme yapabilirler. Telefon aracılığıyla hastaya yapılabilecek olan yardım sınırlı, o an hastayı yüz yüze görmek gibi bir şansımız olmadığı için. Her ne kadar tele tıp şu an gündeme gelse de bu düzenin oturtulması lazım. O yüzden bir aile hekimin görüntülü de olsa tıbbi olarak öneride bulunması bazen yarar sağlayabilir ancak bu noktada evde hasta olan bir kişiyi takip etmek bazen sıkıntılı bir durum oluşturabilir.

Dr. Deniz Özel: Sizce aile hekimliği kavramı Türkiye de oturmuş durumda mı?

Dr. M. Fatih Gürz: Aile hekimliği sistemi 2005 yılından beri uygulanmakta. Ancak 2010 yılından itibaren tüm Türkiye’de yürürlüğe girdi. Uygulamanın ilk zamanlarına göre geliştirilen ve değiştirilen birçok kısım oldu. Ancak halen değiştirilmesi ve geliştirilmesi gereken birçok konu var.  İlk zamanlardan bu zamana iş yükümüzde ciddi artış meydana geldiğini söyleyebilirim. Örneğin çocuk izlemi sınırlı sayıdaydı ve daha sonra bu sayı arttırıldı. Kanser taramalarının sıklığı bu kadar fazla değildi. Yaş skalası olarak da izlemler genişletildi. Çocuk izlemleri, okul taramaları ve bizim kanayan yaramız olan sağlık raporları bunların hepsi sonradan eklenen işlemler olarak karşımıza çıkıyor. Bu sistemin oturması tabii ki biraz zaman alabilir. Pandeminin bu araya girmesi kötü bir tesadüf oldu. Ancak ilk sisteme göre gelişen birçok durum söz konusu.

Dr. Deniz Özel: Peki sizce toplumun aile hekimliğine ve aile hekimlerine bakış açısı ne yönde ve nasıl geliştirilebilir?

Dr. M. Fatih Gürz: Az önce de bahsettiğim gibi aile sağlığı merkezleri 1.basamak sağlık hizmeti sunan ve hastaların kolay erişebildiği kuruluşlardır. Burada önemli olan hasta-hekim iş birliğidir. Hasta ile hekim arasındaki güven çok önemli. Bu sistem 11 yıldır sürdürüldüğü için aile hekimleri artık hastalarını tanıyor. Devlet politikaları da bu açıdan önemli. Sadece aile sağlığı merkezleri için değil tüm sağlık kuruluşları açısından da geçerli. Aile hekimleri, gelen hastalarına sağlık danışmanlık hizmeti veriyor. Yalnızca hasta bireyler değil sağlıklı bir birey de aile hekimine başvurabiliyor. Sağlığın korunması, geliştirilmesi ve sürdürülmesi konusunda aile hekimlerinin rolü büyük. 1. basamak sağlık hizmetinin sunuluyor olması sağlıklı ya da hasta her bireyin başvurmasını sağlıyor. Sağlık Bakanlığının aile sağlığı merkezleri için sahaya inerek sorunları yerinde görmesi ve buna göre çözümler geliştirmesi gerekiyor. Ayrıca bizim de uygulama ve sistemsel açıdan sorunlarımızı doğrudan paylaşabileceğimiz resmi bir platform olması gerektiğini düşünüyorum. Tabii bu noktada Devletin aile hekimliklerine verdiği destekleri göz ardı edemeyiz. Ayrıca biz de sahada yaşanan mobbing ya da sağlıkta şiddet gibi sorunlarımıza karşı sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Sağlıkta şiddet yasasının bir an evvel çıkarılmasını talep etmekteyiz. 1.basamak olarak sağlıkta şiddete maruz kalan kesimlerden biri de bizleriz. Bu da sağlığın geliştirilmesi açısından önemli; çünkü şiddet hasta-hekim güven ilişkisini zedeleyen bir durum oluyor. Aynı zamanda hekimin performansını ve çalışma şevkini düşürmüş oluyor. Bu noktada Sağlık Bakanlığının, Aile Hekimliği Dernekleriyle iletişim halinde olması önemli. Sağlıkta daha iyi hizmet verebilmek adına bizlerin korunması önemli. Bu konu da diğer aile hekimlerimizle beraber ben de hemfikirim.

Dr. Deniz Özel: Pandemiden hepimiz bir şeyler öğrendik. Peki sizin mesleki anlamda öğrendiğiniz şeyler oldu mu? Pandemi size ne tür yaklaşımlar kazandırdı (yani daha önceden yapmadıkları ya da uygulamadıkları bir yöntem gibi)

Dr. M. Fatih Gürz: Hastaya yaklaşım çoğunlukla aynı kaldı aslında. Ancak triyaj sistemini oturtmuş olduk. Her hastada covid-19 şüphesi var mı ayrımı yapmaya başladık. Aynı zamanda hasta yaklaşımını pandemiye göre modifiye ettik. Covid sadece solunum sistemi hastalığı değil, multisistem bir hastalık. Hasta şikayetleri doğrudan covid-19’u göstermese bile hastanın şikayetleri covid-19 ile ilişkili olabilir mi düşüncesi bizlerde oluştu. Hastaya muayenesinin dışında her zaman sosyal mesafeyi ve izolasyonu korumaya özen gösteriyoruz. Bu şekilde kendimizi de koruma altına alabiliyoruz. Ek olarak pandemide randevu sisteminin önemi de bir kez daha anlaşıldı. Pandemi öncesinde sıkça randevu almadan gelen hastalar, pandemi dönemiyle beraber randevu alma alışkanlığı kazandı. Randevu sisteminin en büyük avantajı tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında yoğunluğu azaltarak covid-19 yayılımını azaltması oldu. Burada sağlıkta düzenin de önemini görmüş olduk.

Ayrıca covid-19 ile “hastalık yoktur, hasta vardır.” deyimini deneyimleyerek hatırlamış olduk. Farklı şikayetlerle gelip hastaneye yönlendirdiğimiz hastaların covid (+) olduğunu gördük.

Dr. Deniz Özel: Covid testi başta olmak üzere bazı testler neden ASM’lerde yapılamıyor? Devlet tarafından karşılanan/karşılanmayan belli başlı önemli testler ve ilaçlar neler?

Dr. M. Fatih Gürz: Aslında aile sağlığı merkezlerinde birçok testi yapıyoruz. Covid-19 testi, alt yapı sıkıntısı ve testin hemen çalışılması gerekliliği nedeniyle aile sağlığı merkezlerinde yapılması şu an için çok mümkün görünmüyor. Sadece test almak değil, aynı zamanda acil olarak kan tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri gerekebildiği için hastaları, hastanelere yönlendiriyoruz. Onun dışında hastanede yapılan kan testlerinin pek çoğu aile sağlığı merkezlerinde de yapılabilmektedir. Mevcut olmayan testler için hastalarımızı 2.-3. basamak sağlık kuruluşlarına sevk ediyoruz.  İlaçlar için de asgari düzeyde aile sağlığı merkezlerinde bulunması gereken ilaçlar var. Bu ilaçların zorunlu olarak Aile Sağlığı Merkezlerinde bulunması gerekiyor.

Dr. Deniz Özel: Hastalardan en sık aldığınız sorular nelerdir?

Dr. M. Fatih Gürz: E-nabız uygulamasını kullanmayan hastalarımız PCR test sonuçları için bizi arayabiliyorlar. Pandemi döneminde en çok gelen sorulardan bir tanesi Aile Sağlığı Merkezlerinde kan tahlillerin yapılıp yapılmadığı oldu. Aile sağlığı merkezlerimizde hekim gerekli gördüğü takdirde pandemi döneminde de tahliller yapılmaktadır. Covid aşı kartı çok soruluyor. Ancak covid aşı kartı fiziksel olarak bulunmamakta. Hastalarımız e-nabız üzerinden dijital ortamda covid aşı kartı bilgilerine ulaşabilirler.

Dr. Deniz Özel: Hastalarınızın keşke bu test aile sağlığı merkezlerinde yapılsaydı dediği bir test var mı?

Dr. M. Fatih Gürz: D vitamini testi yakın zamanda Aile Sağlığı Merkezleri’nden kaldırıldı. O testin yapılması gereken, endikasyonu olan hasta grubu belli. Endikasyon olmadan bakılamıyor.

Dr. Deniz Özel: Ailenin bütün sağlık sorunlarıyla ilgilenen bir aile hekimliği hayal etmek ne kadar gerçekçi bir hayaldir? Örneğin bir aile hekimi uygun bulduğu bölümlere sevk yapması, ya da psikolog psikiyatr ihtiyaçlarına karşılık vermesi mümkün olabilir mi?

Dr. M. Fatih Gürz: Önceden de belirttiğim üzere hastaların bize kolay ulaşabiliyor olması pek çok konuda danışabilmelerini sağlıyor. Sevk ettiğimiz hastalar tekrar geldiklerinde soruyoruz; muayene ve testlerde herhangi bir sıkıntı çıktı mı şeklinde geribildirim almaya çalışıyoruz. Hastalarımızın ihtiyaç duyduğu kadar ve bizim onlara vermemi gereken sağlık hizmeti sunarak sağlık sorunlarına çözüm sağlamaya ve danışmanlık hizmeti vermeye gayret gösteriyoruz. Gerekli durumlarda ilgili yönlendirmeleri yapıp 2. basamak ve 3. basamak sağlık kuruluşlarına sevklerini gerçekleştiriyoruz. Psikiyatri ile ilgili ihtiyaçlarına gelecek olursak, ilçe sağlık müdürlükleri ve onlara bağlı sağlıklı yaşam merkezleriyle bu konuyla alakalı olarak irtibat halindeyiz. Burada görev alan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kişilerle iletişime geçip gerekli ise özellikle çocuk hastalarımızı yönlendiriyoruz. Gelen hastanın psikiyatrik bir problemi olduğunu düşünüyorsak gerekli muayene ve bir üst basamağa sevkini gerçekleştirme konusunda da yardımcı oluyoruz.

Dr. Deniz Özel: En çok hangi hasta şikayetleri geliyor?

Dr. M. Fatih Gürz: Pandemi döneminden öncesinde ve pandemi döneminde en çok gelen hasta şikâyeti üst solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Ayrıca hastalar, sürekli olarak kullandığı ilaçlar var ise onların reçete ettirilmesi için başvuruyorlar. Bunların dışında en çok şikâyet çeşitli ağrılar ve halsizlik şeklinde olmaktadır. Baktığımız zaman aile hekimlerine yapılan başvurularda tüm şikayetlerin olabildiğini söyleyebilirim.

Dr. Deniz Özel: Aile sağlığında sağlığı geliştirmeye yönelik en çok yapılan uygulama nedir?

Dr. M. Fatih Gürz: Aile Sağlığı Merkezlerinde Sağlığın geliştirilmesine yönelik birçok uygulama mevcut. 1. basamak sağlık hizmeti sunduğumuz için koruyucu sağlık hizmetleri arasında yer alan aşılama, bebek izlem, gebe izlem, obezite izlem, çeşitli taramalar, hastaların kardiyovasküler risk hesaplaması ve bazı merkezlerde sigara-tütün danışmanlığı uygulamaları yapılmaktadır. Bu noktada hastaların bu uygulamalara katılım sağlamaları çok önemli. Yine akılcı ilaç kullanımı, bulaşıcı hastalıklar konusunda hastaların bilgilendirilmesi ve tabii ki bu hizmetler verilirken sağlık okur-yazarlığı uygulamaları da sürdürülmektedir.

Dr. Deniz Özel: Aile hekimliğine birimine kayıtlı ortalama kaç kişi vardır?

Dr. M. Fatih Gürz: Ortalama 3000-4000 arası bir sayıya ulaşıyor. 4000 üzerinde kişi sayısına sistem izin vermiyor. Tabii bu sayılar aile sağlığı merkezinin bulunduğu il-ilçeye bağlı değişkenlik gösterebilir. Ortalama bir sayı olarak 3500 diyebiliriz.

Dr. Deniz Özel: Hastalara ulaşmak için herhangi bir çalışma yapıyor musunuz?

Dr. M. Fatih Gürz: Gerektiği zamanlarda (Aşı, izlem, tarama, vb.) hastalarımızla telefon aracılığıyla iletişime geçebiliyoruz. Bazı hastalar için Aile hekimlerinin yaptığı ev ziyaretleri olabiliyor. Eğer aile hekimi ev ziyareti talep ederse, ilçe sağlık müdürlüğünün de bilgisi dahilinde ev ziyaretleri gerçekleştirebiliyor. Hastalardan da talep gelebiliyor bu konuda, özellikle yatağa bağlı hastalarda evde sağlık bakım hizmetleri önem arz ediyor.  Ev ziyaretleri aile hekimliklerinin kendi planında varsa bir gerçekleşecek bir hizmettir. Yani ev ziyareti aile hekiminin takdirindedir.

Dr. Deniz Özel: Aile hekimi olarak hastalarınıza covid-19 ile alakalı neler aktarıyorsunuz?

Dr. M. Fatih Gürz: Covid-19 ile ilgili afiş ve broşürlerimiz bulunmakta. Bu afişleri hastalarımızın görebileceği şekilde aile sağlığı merkezlerimize asıyoruz. Sosyal medyada kurmuş olduğum bir grup bulunmakta, bu grupta covid-19 ve diğer sağlık konuları hakkında içerik paylaşımları sağlayarak hastalarımızın bilgilendirilmesini sağlıyoruz. Bu şekilde çok daha fazla insana ulaşabiliyoruz. Hastalarımız da covid-19 hakkında sorular sorabiliyorlar. Hastalarımızın covid-19 belirtileri hakkında artık daha bilinçli olduklarını düşünüyorum. Belli şikayetlerle gelip muayene ettiğimiz hastalarımızın şikayetleri artarsa veya devam ederse mutlaka covid polikliniğine başvurması gerektiği hakkında kendilerine bilgilendirme yapıyoruz.

Dr. Deniz Özel: Covid hasta takip prosedürü tam olarak nedir ve hekimden hekime değişiklik gösterir mi?

Dr. M. Fatih Gürz: Covidli hasta takibinde hastalarımıza ateş, öksürük, nefes darlığı, eklem ve vücut ağrısı, halsizlik, ishal, baş ağrısı, tat ve koku kaybı gibi bulguların ve ek bir şikâyeti olup olmadığını soruyoruz. Covid pozitif hastanın 112’ye başvurmasını ya da hastaneye gitmesini gerektiren bir durumun olup olmadığını araştırıyoruz. Ya da temaslı bir kişi ise ve şikâyeti varsa mutlaka covid polikliniğine başvurması gerektiği hakkında yönlendirmelerde bulunuyoruz. Takip prosedürü genelde aynıdır.

Dr. Deniz Özel: Pandemi döneminde aile sağlığında ve temaslı bireylerin takibinde neler geliştirilebilir?

Dr. M. Fatih Gürz: Az önce de bahsettiğim gibi temaslı hastaların takibinde temaslıların covid-19 bulguları gösterdiği zaman covid polikliniğine başvurmasını gerektiğini anlatıyoruz. Temaslı bireylerin hangi şikayetlerde covid polikliniğine başvurması gerektiğini ve kendisini nasıl izole etmesi gerektiği veya covid pozitif olup evde takibi sağlanan hasta bireylerin hangi şikayetler varlığında 112’yi araması gerektiğine dair kamu spotları geliştirilebileceğini düşünüyorum. Hastalarımız sosyal medya ve internet üzerinden covid-19 ile ilgili pek çok gelişmeleri takip ediyorlar. Ayrıca maske, mesafe ve hijyen konusunda da hastalarımızı uyarıyoruz.

Dr. Deniz Özel: Hastalarınızdan beklentileriniz neler, neler önerirsiniz?

Dr. M. Fatih Gürz: Öncelikle hastalarımız mutlaka doğru kaynaklardan bilgi edinsinler. Resmi olmayan verilere güvenmesinler. Resmi olmayan bilgilerin kaynaklarını mutlaka sorgulasınlar. Günümüzde çok fazla bilgi kirliliği ile karşılaşıyoruz. Sosyal medya, bilgi kirliliğine çok elverişli bir ortam. Hastalarımızın sosyal medya üzerinden gördükleri bilgileri araştırdıktan sonra doğruluğunu teyit ederek o yönde davranmaları daha sağlıklı sonuçlar verecektir. İkinci olarak pandemi döneminde ya da pandemi dönemi olmaksızın tüm bireylerin yılda 1 kez bile olsa mutlaka aile sağlığı merkezlerini ziyaret etmelerini istiyoruz. Hatta 15-49 yaş arası kadın hastalarımızın yılda 2 kez uğramaları kadın sağlığı izlemini sağlayabilmemiz açısından önemli. Hepimizin bildiği üzere dijital bir çağda yaşıyoruz ve bilgilerde dijital ortama taşındı. Hastalarımızın bu noktada E-nabız, MHRS ve “Hayat Eve Sığar” uygulamalarını kullanmalarını ve buradan bilgilerini takip etmelerini öneriyorum. Bunun dışında pandemi ile alakalı olarak hastalarımızın covid-19 ile ilgili panik yapmamaları, maske, mesafe, hijyen kuralları ve el yıkamaya dikkat etmelerini istiyoruz. Panik durumu, hastanın durumunu ağırlaştırabiliyor. Aşı hakkı bulunan hastalarımızın aşıyı ertelemeden bir an önce aşı olmalarını öneriyorum, mutlaka aşılansınlar. Bahsettiğimiz belirtileri göstermeleri durumunda hastalarımızın mümkünse covid polikliniğine mümkün değilse de kendilerine en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalarını öneriyorum. Ayrıca hastalarımız acil durumları ve covid şüphesi haricinde, herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmadan önce randevu almalarını istiyoruz. Bu konuda hassas olmalarını rica ediyoruz. Ek olarak sağlık raporlarıyla ilgili acil bir durum yoksa bunu ertelesinler. Çünkü acil olmayan sağlık raporu başvurularında hem o an Merkezdeki hastalar hem biz risk altında kalabiliyoruz. Bunların yansıra muayene için gelen hastalarımızın kalabalık bir şekilde değil en az refakatçi sayısı ile gelmelerini istiyoruz. Özellikle pandemi döneminde kalabalık bir şekilde herhangi bir sağlık kuruluşunda bulunmak risk teşkil ediyor. Ayrıca acil durumları aile hekimlerinden ya da diğer güvenilir kaynaklardan öğrenerek 112’yi aramadan önce bu durumları öğrenmelerini ve uygun durumlarda acil servise başvurmaya dikkat etmelerini öneriyorum.

Dr. Deniz Özel: Sağlık için en önce dikkat etmemiz gereken üç şey nedir? Yani hiç taviz vermeyin dediğiniz üç şey ne olurdu?

Dr. M. Fatih Gürz: Dengeli beslenme, yeterli-kaliteli uyku ve hijyen kurallarından taviz vermesinler. Dengeli beslenmeyle ilgili olarak özellikle pandemi döneminde takviye ilaçlar ile ilgili sorular geliyor. Konuyla ilgili mutlaka kendi hekimlerine danışsınlar. Dengeli beslenmeyi sağladıkları sürece hastalarımız için covid-19 riski azalıyor ve hastalığı daha hafif bulgularla atlatabiliyorlar. Bol sıvı tüketmelerini ve hareketsiz kalmamalarını öneriyorum. Stresten olabildiğince uzak dursunlar. Aşırı alkol ve sigara tüketimine de dikkat etmeleri gerekmekte. Gerekiyorsa bir uzman desteği alarak spor da yapabilirler.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.