Doç. Dr. Sayın Afşin Emre Kayıpmaz Covid-19 Aşıları İle İlgili Merak Edilenleri Cevapladı

0

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Sağlık Asistanı içerik küratörlerinden A. Ahsen Çetin, Yasemin Nur Barutçu ve Feyza Kocakurt Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Sayın Afşin Emre Kayıpmaz’ı ziyaret etti. Ekibimiz sayın Kayıpmaz’a birkaç soru yönelterek küçük bir röportaj gerçekleştirdi.

Sağlık Asistanı: Covid-19 aşılarının yan etkileri ve etkinliğiyle ilgili olumsuz açıklamalar yapan uzmanlar sizce toplumu nasıl etkiliyor?

Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz: Olumsuz etkiliyor. Bireysel olarak uzmanlar aşıya karşı olabilir. Kendisi aşı yaptırmak istemeyebilir ama bilimsel verileri çarpıtarak, açıklamak suretiyle insanları etkilemek veya kafasında soru işareti olan insanları aşıdan caydırmak veballi bir iştir.

Bu aşılar ciddi güvenlilik ve etkinlik testlerinden geçiyor. Aşıda birinci öncelik güvenlilik. Faz çalışmalarında zaten bunlar yapılıyor eğer aşı güvenli bulunur ise etkinliği 2’nci planda değerlendiriliyor faz-3’e geldiğinde değerlendiriliyor. Artı faz çalışmalarının tamamlanmasının ardından bu aşılar öncelikle acil kullanım onayı için ilgili kuruluşlara başvuruyor. Bu ilgili kuruluşlar Amerika’da FDA gıda ilaç dairesi, Avrupa’da Avrupa ilaç ajansı EMA, Türkiye’de Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz kurumudur. Acil kullanım onayına başvurma süreci yaklaşık 2 aylık bir değerlendirmeyi gerektirir, kesin onay için ise yaklaşık 6 aylık süre vardır. Özellikle FDA’de.

Faz çalışmalarında etkinliği ve güvenliği ortaya konmuş aşıları bir an önce insan sağlığı hizmetine sunmak anlamında acil kullanım onayı seçeneği denenebilir. Öncelikle zaten bunlar alındı sonrasında 23 Haziran 2021 tarihinde FDA Biontech ve Pfizer tarafından geliştirilen aşıya 16 yaş ve üstü bireyler için tam kullanım onayı verdi. Elbette ki her ilaçta olduğu gibi aşıların da belli yan etkileri olabilir. Zaten bu etkiler faz çalışmalarında değerlendiriliyor. O kadar hassas incelemelere tabi tutuluyor ki gönüllülerde gerçekleşebilecek her türlü yan etki olay, yan olay, beklenmedik olay kayıt altına alınıyor.

Kayıt altına alınırken de en sık karşımıza ne çıkıyor?

  • Aşının uygulanma bölgesinde ağrı,
  • Şişlik,
  • Kızarıklık,
  • Halsizlik,
  • Baş ağrısı,
  • Yorgunluk,
  • Kas eklem ağrısı,
  • Ateş yüksekliği gibi tolere edilebilir yan etkiler ortaya çıkıyor.

Burada şöyle düşünmek lazım aşının etkisi nedir? Bizi ağır hastalıktan ve ölümden korumaktır. Ağır hastalıktan ve ölümden koruyan bir aşının tolere edilebilir yan etkileri göz ardı edilebilir. Yani biz önceliğimizi fayda zarar dengesini burada faydadan yana kullanmalıyız ve burada bize bu faydayı sağlayacak olan da aşının etkinliğidir.

Aşının yan etkilerinin üzerinde özellikle sosyal medya da bazı insanların durduğunu duyuyorum. Elbette ki dünyada yaklaşık 5 milyar doz olarak uygulanan aşıda ciddi advers olaylar gözlenmiştir. Ama bu yan etki olayları insanları provoke edecek ve yanlış yönlendirecek biçimde kullanmak bilimsel ilkelerle bağdaşmaz. Ondan etkilenip aşı olmayan insanların biz şu an da hastanelerde, acil servislerde çok sıkıntı yaşandığını görüyoruz ondan dolayı özellikle bilim insanı olduğunu iddia eden kişiler burada duyarlı olmalı kendileri aşı olmak istemeyebilir ama insanları yanlış yönlendirecek bir provokasyon içerisine girmemeli.

Sağlık Asistanı: Peki neden uzmanlar farklı perspektiflerden yaklaşıyor?

Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz: Bilim, özgür düşünceyi de yanında getirir. Farklı düşünceler elbette bilimde de olacak ve tartışılacak bugün bilimsel makalelerin tartışma boyutunda sizin bulduğunuz sonuçları başka uzmanların bulduğu sonuçlarla tartışacağınız bölümler vardır. Bu bölümler olması zorunludur.Tartışmayı, açık görüşlülüğü bir arada getirir. Ama aşı gibi yaygın görüş birliği olmuş bir konu da sadece dikkat çekmek amacıyla yapılan açıklamalar gerçekle örtüşmemektedir.

Şu an da aşıların yararıyla ilgili DSÖ, uzmanlık dernekleri, UNİCEF, UNESCO gibi birçok kuruluş hem fikir olmuştur. Bunun yanı sıra FDA gibi EMA gibi TİTCK gibi kuruluşlar aşıyı inceleyen kurumlar tatmin olmuştur etkinlik ve güvenlik verilerinden. Şimdi burada aşı karşıtlığının bayraktarlığını yapanlara bakıyorsunuz kendi özel klinikleri var yani muayenehaneleri var. Ne yazık ki birçoğu Covid-19 hastalarının teşhis ve tedavi sürecinde yer almayan hekimler görüşlerini bildiriyorlar. Farklı görüşlerin olması tıpta olumlu bir şeydir bu bizim beğenmediğimiz bir durum değildir. Elbette ki her şey tartışılır. Tıpta tartışılır, aşıların yan etkileri tartışılır, etkinliği tartışılır ama bunları bilimsel toplantılarda, mecralarda yapmak lazım halkın önünde siz eğer aşının etkinliğini tartışırsanız tereddüt olan grubun tereddütlerine katkıda bulunursunuz. Ama bilimsel çevrede bir bilimsel toplantıda, kongrede, sempozyumda bütün bunlar tartışılabilir buna da karşı değiliz tartışırız. Ama çıkıp halkın önünde verileri çarpıtarak açıklamalar yapmak uygun davranış değildir.

Sağlık Asistanı: Halk arasında aşı olmayın propagandası yapan insanlar için ne düşünüyorsunuz?

Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz: Bu konunun aşı propagandası anlamında şöyle düşünmek lazım insanlar bizde çoğu aşıyı olmuş vaziyette aşıda 90 Milyon doza ulaştık. Bu çok iyi bir durum. Şuan 1.dozda biz ABD’nin önündeyiz nüfusa oranla 1.doz yaptıranlar anlamında. Bizde aşı karşıtlığı çok yok bizim çocukluk çağı zorunlu aşılarımızda uygulanma oranı %98 böyle bir oran dünyanın hiçbir ülkesinde kolay kolay ulaşılamayacak bir oran. Bizde çok küçük bir aşı karşıtı grup var ama daha çok tereddütü olan insanlar var. Tereddütü olan insanlarda olumsuz etkilenebiliyor ama onlarda bu konuyu bilen, anlayan, işin içindeki uzmanlara kulak verdiği vakit zaten o tereddütler gidiyor. Soruyor basın yayın organları da bu işi yapıyor zaten saygın bütün hocalarım bu konuda hem fikir olduğunu görebilirsiniz.

Sağlık Asistanı: İnsanların aşı karşıtı olmasının sebebi nedir? Asılsız haberler mi, bilinmezlik anksiyetesi mi, ön yargı mı?

Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz: Hepsi. Aslında bence aşıyla tereddütlerin en önemli kısmı soru işaretleri yani bilinmezlik. 1 buçuk yıldır hayatımızda olan bir hastalık var 1 buçuk yıldır bu hastalığa karşı hızlıca geliştirilen aşılar var ister istemez insanlar kafasında soru işaretler olabiliyor. Bununla ilgili de biraz önce de belirttiğim gibi konun ciddi uzmanları bu soru işaretlerini gidermekle mükelleftir. Ama daha çok karşılaştığımız durum bu soru işaretleri, bilinmezlik, yan etki olabilir korkusu, enjeksiyon korkusu gibi birçok neden sayılabilir. Bununla ilgili birçok araştırma da yapılıyor. Aşı karşıtlığının ya da aşı tereddütünün nedenleri olarak. Karşımıza en çok çıkan bunlar. Bunlarla ilgili de aşıların güvenli olduğunu zaten hastanelerde uygun koşullarda yapıldığını vs. gibi bilgilerin insanlarla paylaşılmasında o tereddütlerin ortadan kalktığını gözlemliyoruz.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.