Diyabet İle Son Dönem Böbrek Yetmezliği Arasında İlişki Var Mı?

0 83

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Dahiliye intörnü olarak çıktığım dördüncü klinik uygulamada hastaları daha yakından tanıma fırsatı buldum. Hepsi ile yakından ilgilendim ve hastalık hikâyelerini daha detaylı öğrendim.

Geçen yazımda da bahsetmiştim. Serviste yatan diyabet tanısı almış hastaların sayısı oldukça fazlaydı. Fakat diyabet nedeniyle böbrek yetmezliği gelişen hastaların sayısı da bir o kadar fazla olduğunu gördüm. Bu nedenle diyabete bağlı böbrek hastalığına değinmek istedim.

Diyabet hastalığı uzun vadede böbrekleri bozuyor. Buna diyabetik nefropati diyoruz.

Diyabetik Nefropati Nedir?

Diyabet ve diyabete bağlı istenmeyen durumların görülme hızında yaşanan ciddi artışlar nedeniyle dünyada son dönem böbrek yetmezliğine (SDBY) yol açan faktörler arasında diyabet ilk sıraya yerleşmiştir.

Yüksek kan şekerinin hem doğrudan etkisiyle hem de çeşitli yollarla artışına yol açarak küçük damarsal yapılarda istenmeyen durumların oluşumunu tetiklediği iyi bilinmektedir.

Diyabetik nefropatinin erken evrelerinde yüksek kan şekeri patolojik süreci başlatan temel etken iken ileri evrelerde ise yüksek tansiyon (HT) bu süreci oldukça hızlandırmaktadır. Hastalık çeşitli evrelerden geçerek sessiz bir şekilde son dönem böbrek yetmezliğine ilerleyebileceği için tip 2 diyabetik hastaların daha tanı anından itibaren, tip 1 diyabetlilerin ise ortalama 5 yıllık bir süreden itibaren idrardaki protein yönünden taranması tavsiye edilmektedir.

Diyabetik Nefropati Nasıl Gelişir?

24 saatlik idrarda 300 mg/gün ve üzerinde protein atılımının 3-6 ay süre ile en az iki kontrolde tespiti, hipertansiyon, idrarda proteinde ilerleyen artma ve böbrek fonksiyonlarında bozulma ile seyreden tablodur.

Süreç 4 evrede değerlendirilir:

1. Evre: GFR (böbrek fonksiyonlarını değerlendiren testtir.) hızında artma:

Adından da anlaşıldığı gibi artmış plazma glukozu ve diğer ileri glikozillenme(hücrelerde şekerin artması durumudur.) ürünlerine bağlı olarak atılım için gelen kan akımında artış halidir. Yapısal karşılığı böbrek ve filtreleme yeteneğine sahip dokuda büyüme gelişimidir.

2. Evre: Mikroalbuminüri:

Klinik bulgu verdiği ilk evredir. 24 Saatlik idrarda günde 30-300 mg arasında idrarda protein görüldüğü evredir. GFR hızı artmış ya da normal seviyelerindedir ve yüksek tansiyon eşlik eder.

Bu iki evre döneminde sıkı kan glukozu kontrolü ve yüksek tansiyonun düzenlenmesi ile tabloyu düzeltmek mümkündür. Bu nedenle diyabetin takibinin istenmeyen durumlar yönünden de yapılması ve özellikle kontrol dönemlerinde tam idrar tahlilinin görülmesi önem arz etmektedir.

3. Evre: Makroalbuminüri:

24 saatlik idrarda protein atılımının günde 300 mg ve üzeri olmasıdır. Yüksek tansiyon tabloda mutlaka vardır. Nefrotik sendrom kliniği olarak takip edilir.

4. Evre: Son dönem böbrek yetmezliği:

Nefrotik sendrom tablosundan diyaliz desteğine kadar giden kanda böbrek fonksiyon testlerinin ilerleyerek yükseldiği tablodur.

Peki, Diyabetik Nefropati’ye Sahip Hastaların Yönetimi ve Takibi Nasıl Yapılır?

Diyabetik nefropatinin yönetiminde, en az tıbbi yardım ile en iyi glisemik kontrolü sağlamada “bütüncül bireysel bakım ve ekip yaklaşımı” doğrultusunda, hizmetin tüm basamaklarda etkinleştirilmesi önemlidir.

Tüm sağlık profesyonelleri, diyabetik nefropatili hastanın hastalığının tedavisi ve kontrolü ile ilgili olarak çok etkin bir rol almaktadır. Hekimler durumun tedavisi hemşireler ise bakımı tarafından durumu ele almaktadır. Avrupa Diyabet Hemşireliği Derneği (FEND) diyabet alanında çalışan hemşireyi; eğitimci, danışman, yönetici, araştırmacı, iletişim ve değişim rollerine sahip olan, diyabet yönetiminde ileri düzeyde bilgi ve beceriye sahip klinisyen hemşire olarak tanımlamıştır.

Bu görüşle birlikte hizmet veren hemşirelerin en önemli rolü nefropatiyi kontrol altında tutmak için gerekli bilgi ve beceriyi kazandırmada yardım, eğitim ve destek sağlayarak hastaların öz bakım-öz yeterlilik düzeyini arttırmaktır.

Hastaların öz bakım becerilerini öğrenmeleri ile yaşamdan aldıkları doyum ve tedavilerine uyumları arttığı bildirilmektedir.

Hastaları Bu Süreçte Nasıl Takip Etmelidir?

Bu doğrultuda diyabetik nefropati yönetiminde başlıca yaklaşımlar olarak belirlenen

  • Glisemik kontrol,
  • Kan basıncı kontrolü,
  • Proteinden kısıtlı diyet,
  • Hiperlipidemi kontrolü ve ACE inhibitörlerinin uygun verilmesi konularında hemşirelerin önemli sorumlulukları bulunmaktadır.

Kan şekeri seviyesini normale yakın tutmak ve diyabete yönelik beslenme programına uymak.

Kan basıncı(tansiyon) değerlerini normal değerlerde tutmak.

Düzenli egzersiz yapmak, diyabetin kontrolden çıkmaması, meydana gelebilecek istenmeyen durumlardan korunmak için yapılması gerekenler arasındadır.

Mollaoğlu M. Diyabetik Nefropatide Hasta Yönetimi. Nefroloji Hemşireliği Dergisi.2008;12-16

Atasoy A.,Atay A.,Ahbab S.,Hanedar M.,Yenigün M. Diyabetik Nefropati’ye Genel Bir Bakış. Haseki Tıp Bülteni. 2015; 53: 16-9

Kurt M.,Atmaca A.,Gürlek A. Diyabetik nefropati. Hacettepe Tıp Dergisi 2004; 35:12-17

Önmez A., Diabetes Mellitus’ta Mikrovasküler Komplikasyonların Yönetimi. Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi 2017; 7 (2): 117-119

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.