D Vitamini Eksikliği: Belirtileri ve Tedavisi

0 978

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

D vitamini eksikliği son dönemlerde ülkemizde ve özellikle sanayileşmenin yaygın olduğu ülkelerde önem kazanan ve küresel salgın olarak kabul gören bir problem haline gelmiştir. Ülkemizde yapılan bir çalışmada d vitamini eksikliğinin %51 oranında, D vitamini yetersizliğinin ise %20,7 oranında olduğu saptanmıştır.

D vitamini düzeyinin korunması sadece fosfor , kalsiyum metabolizasyonu ve kemik mineralizasyonu için değil aynı zamanda akut ve kronik hastalıklarındaki risk faktörünün ortadan kaldırılması için de önemlidir. Çünkü d vitamini eksikliğinin yaygın kanserler, kardiyovasküler hastalıklar ve enfeksiyon hastalıkları gibi birçok kronik hastalıkla bağlantılı olduğu saptanmıştır.

D Vitamininin Düşük Olduğunu Nasıl Anlarız?

D vitamini 20ng/ml’den düşük ise D vitamini eksikliği, 21-29ng/ml arasında ise D vitamini yetersizliği ve 30ng/ml den yüksek ise yeterli düzeyde olduğu kabul edilir.

D Vitamini Eksikliğinin Belirtileri

  • Çocuklarda raşitizm (Kemiklerin yumuşaması ve zayıflamasıdır. Büyümede gecikme, omurga, pelvis ve bacaklarda ağrı, diş yapısında bozukluklar ve kas güçsüzlüğü tablosu ile karşımıza çıkar.)
  • Yetişkinlerde ise osteomalazi (kemiğin yumuşaması ile kemik yapısındaki bozukluklar ve deformasyonlar olarak tanımlanır.

Kemiklerin kolayca kırılması ve çatlaması, oturma, yürüme ve merdiven çıkma gibi aktivitelerde zorluk yaşanması, kemik ağrıları ve sürekli yorgunluk tablosu ile karşımıza çıkar.) görülür. Aynı zamanda D vitamini eksikliği yaşayan bireylerde düşme, çarpma sonucu oluşan kemik kırıklarının oranının arttığı ve kırıkların daha klinik bir tabla olarak seyrettiği gözlemlenmiştir.

D Vitamini Kaynakları Nelerdir?

D vitamini güneş ışığı, balık, karaciğer ve yumurta sarısında en fazla bulunmaktadır. Bunlara ek olarak daha az oranla karides, kırmızı et, brokoli, havuç, elma ve badem gibi yiyeceklerde de bulunmaktadır.

D Vitamini Eksikliği Tedavisi

En önemli kaynağı güneş ışınları olduğu için yeterli güneş ışını alındığında ek bir tedaviye ihtiyaç yoktur. Güneş ışınları için en verimli saatler 10.00-15.00 saatleri haricindeki saatlerdir. Bu saatler dışındaki saatlerde haftada 2-3 defa, 10-15 dakika boyunca, güneş kremi sürmeden el-yüz ve kolların güneş ışınlarına direkt maruziyeti ile yeterli d vitamini alımı sağlanmış olur. Güneşlenme sırasında kıyafetlerin ve camların güneş ışınlarını engellemediğinden emin olunmalıdır.

Farmakolojik olarak ise yenidoğanlarda ikinci haftadan itibaren 12. aya kadar (anne sütünde d vitamini bulunmadığı için) günlük 400 IU, 1-18 yaş gruplarındaki çocuk ve adölesanlar için günlük 600-1000 IU ve 18 yaş üzeri yetişkinler için ise günlük 1500-2000 IU D vitamini desteği önerilmektedir. Bununla birlikte obez kişilerde, malabsorbsiyonu olanlarda, glukokortikoid ve antiepileptik ilaç kullanan hastalarda daha yüksek dozlar gerekebilmektedir.

Öngen B, Kabaroğlu C, Parıldar Z. D Vitamini’nin Biyokimyasal ve Laboratuvar Değerlendirmesi. Türk Klinik Biyokimya Dergisi 2008;6:23-31.

Pludowski P, Holick MF, Pilz S, Wagner CL, Hollis BW, Grant WB, et al. Vitamin D effects on musculoskeletal health, immunity, autoimmunity, cardiovascular disease, cancer, fertility, pregnancy, dementia and mortality- a review of recent evidence. Autoimmun Rev 2013;12:976-89.

Akpınar P, İçağasıoğlu A. The Relation Between Vitamin D and Quality of Life. Türk Osteoporoz Dergisi 2012;18:13-8.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.