COVID-19 Hastaları Damgalama Yaşıyor!

0 112

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhabalar;

Öncelikle ben hem bir hasta yakını hem de hastanede çalışan sağlık profesyoneliyim. Her sağlık profesyoneli gibi bende pandemi süreci başladıktan sonra ailem 1 saat uzaklıkta olmasına rağmen onlarla görüşmemiştim.

Çeşitli sebepler ve zaruri bir ihtiyaç yüzünden bir gün yanlarına gitmek zorunda kaldım. Birkaç gün sonra babam halsiz olduğunu söyledi. Tanıdığı bir doktora gitti. Çeşitli tetkikler yapıldıktan sonra herhangi bir problemi olmadığı görüşüyle eve gönderildi.

Şikayetlerinin devam etmesi üzerine 1 hafta sonra tekrar doktora gittiğinde tomografi çekilmiş ve tomografi sonucunda akciğerlerinde buzlu cam görülmüş sonrasında devlet hastanesine sevk edildi.

Raporu okuduğum dakikaları hatırlıyorum başımdan aşağı kaynar sular dökülmüş ve babama COVID-19 tanısını yakıştıramamıştım.

Babamın yaş ve beraberinde birçok kronik hastalıkları sebebiyle hastaneye yatışına karar verilmişti. Yatış kararı verildiğinde ikinci darbeyi yaşamıştım. Yatış kararının alınmasına şaşırdığımdan değil, her zaman ben de bir sağlık profesyoneli olarak hastalarıma bakarken, bir gün burada ailemden biri olabilir gözüyle çalışmıştım ve o an gelmişti. Benim de canımdan can yatıyordu şimdi.

Ne yapacaktım?

Hasta yakını olarak neler düşünmeliydim?

Nasıl destek olmalıydım?

Kafamda bir sürü soru işareti ile kendimi suçlamalar ve akabininde devam eden prosodür işlemleri..

Babamdan test aldıktan sonra, süreç gereği bizlere de PCR testi (burun ve boğazdan sürüntü alınma ile) tomografi çekimi yapıldı. Eşimin akşam çıkan tomografi sonucunda sanırım bir diğer şoku yaşadım. Onunda tomografisinde buzlu cam yazıyordu.

Ne yapacak hangi cephede savaşacaktım. Ne kadar buzlu cam olursa olsun, gece boyunca beynimi PCR testi negatif çıkacak diye kandırmaya çalışıyordum.

Sağlık profesyoneli olunca yakınlarınıza bir şey olmaz düşüncesinin ne kadar yersiz olduğunu gördüm.

Sabahtan aynı an da babam ve eşimin sonuçları pozitif olarak çıkmıştı. Biliyordum babam kendini salar, güçlü duramazdı. Hastanede olmak zaten onu çok yıpratıyordu. Eşimde immünsüpresif kullandığından yatışı yapılır diye düşünüyordum. Hangi birine nasıl destek olacaktım, yoksa kendime nasıl bakacaktım. Çünkü akşamına benim de sonucum pozitifti.

Evinde bekleyen kardeşime ailesine ne diyecektim, nasıl teselli edecektim?

Sanırım bu süreçte en güçlümüz annem ve eşimdi. Böyle süreçlerle uğraşırken birçok yerde güçlü durmaya çalışırken, ek olarak yaşadığımız yerin küçük olması sebebiyle duyulmuş ve etrafımızda, yanımızda çalışanlar ile görüşmemiş olsak bile damgalanmaya maruz kalmışlardı.

Çalışanlarımızı maske ile bile olsa markete almadılar. Herkes her gün farklı bir şey söylemekle kalmamış, kötü dedikodulara maruz kalmışlardı.

Kardeşimin moralini bozmaması sağlayamaya çalışmak ve onu ikna etmek çok güçtü.

Kendi kendinizi suçlarken bir de damgalanmak eklenmişti üstüne.

Çok zor bir psikoloji..

Kendinizi ayakta tutmak çok zor.

Ne kadar profesyonel bakmaya çalışsanız da yıpranıyor, yeri geliyor kendi meslektaşınıza kendinizi açıklayamadığınız, üzerine laf söylendiğiniz oluyor.

Ben mesleğimi her zaman çok severek yaptım ama yaşadıklarım o kadar yıprattı ki anlatamam.

COVID-19 Hastasını Damgalanmak!

Bazen COVID-19 hastası olduklarını çevrelerinden saklıyorlar. Doğru bulduğumdan değil fakat sanırım şimdi anlıyorum.

Damgalandığınızda bakışlar, sözler bambaşka oluyor.

O süreçte iyileşme ve bunlarla uğraşmak insanın tahammül sınırlarını maalesef çok aşıyor.

Kimseye kendinizi ifade edememek.

Şunu öğrenmiş oldum. Aileniz ve bağlarınız kuvvetliyse gerisi teferruat oluyormuş.

Hala kırgınlıklarım, kızgınlıklarım belki de ifade edemediklerim var. Şu an babam negatif, evdeki karantina süreci de bitti ve son testi de negatif çıktı.

Öğrendik ki, bu süreçte emeklemek gerekiyor.

Mayıs ayının başını ve şu ana kadar olan süreç sanki bir rüya ve beni biri uyandıracak diyordum hep.

Toplumda olan baskıyı düşünün..

Hastalıkla uğraşmak mı yoksa kendinizi, ailenizi anlatabilmek mi.

Birçok hikaye duydum bu süreçte. Babamın zar zor hastaneye yetiştirildiğini, yoğun bakımda yattığı gibi.. Hiçbir doğruluğu olmayan şeyler.

Bunları konuşmak ne kadar kolay ve damgalamak ne kadar basit.

Peki, tek yaşayan insanları düşünebiliyor musunuz?

Hem bir hastalıkla mücadele etmek hem de söylenenlere karşı sağlam durmak zor çok zor.

Salgınlar dünya üzerinde daha önceden ne kadar olduysa, ilerleyen dönemlerde de olmaya devam edecek..

Sanırım bunlarla yaşatmayı öğrenmemiz gerekiyor.

Yazan: COVID-19 Nedeniyle Damgalanmaya Maruz Kalan Bir Sağlık Profesyoneli

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.