Covid-19 Gölgesinde 3 Aralık Dünya Engelliler Günü

0 1.084

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Covid-19 küresel krizi, önceden var olan eşitsizlikleri daha çok derinleştirmiş ve ayrımcılığın boyutunu gözler önüne sermiştir. Engelsiz Yaşama Derneği tarafından da paylaşılan verilere göre dünya nüfusunun %15’i yani 1 milyar insan engellidir. Covid-19 salgınıyla da dünya genelindeki engelli bireyler toplumun en çok dışlanan kesimi olmakla birlikte hastalık verilerine göre en fazla ölüm yaşayan grubu da olmuştur.

Bir ülkenin gelişmişlik düzeyinin belirlenmesinde en önemli ölçütlerden bir tanesi de o ülkedeki engelli bireylerin yaşam standartlarının hangi düzeyde olduğudur. Bu standartların iyileştirilmesi için Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, 3 Aralık Günü’nü tüm dünyada engellilerin topluma kazandırılması ve haklarının “tam ve diğer insanlarla eşit ölçüde” sağlanması fikrinin savunulacağı bir gün olarak ilan etmiştir. Engelli bireylerin yaşam standartlarının artırılması, toplumsallaşması ve üretken bir birey hâline getirilmesiyle ancak gerçekleşir. Bu durum o nedenledir ki toplumsal bir sorumluluktur.

Türkiye’de Ulusal Engelli Veri Tabanı’na göre engelli birey sayısı 1.6 milyonken resmi olmayan rakamlara göre ise bu sayının 9 milyon olduğu düşünülmektedir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomik ve sosyal yapı bozuklukları, bilgi eksiklikleri ve yetersizlikleri, duyarsızlıklar, yanlış yaklaşımlar, olumsuz davranışlar ve fiziksel çevre şartlarının yetersizliği Covid-19 salgınıyla da daha çok artarak engelli bireylerin sıklıkla karşılaştığı durumlardan olmuştur. Bu nedenler bize gösteriyor ki; engelliliğin nedenlerinin araştırılması kadar var olan engelli bireylerin yaşama, korunma ve katılım haklarının geliştirilmesi de önemli bir gereksinimdir.

Doğuştan ve sonradan olma nedenlerle yaşanılan engellilik durumunun, işlev ve organ kayıplarına bağlı olarak yaşam kalitesini temelden etkilendiğini görmekteyiz. Engellinin yaşam kalitesini arttırmak, engelli bireyleri toplumla en üst düzeyde bütünleştirmekten geçer. Bütünleştirmenin en üst düzeyde olması için engelli bireyin kimsenin yardımına ve desteğine gereksinim duymadan veya en az gereksinim duyabilecek şekilde yaşam koşullarının kendisine sağlanması gerekmektedir.

Salgının sosyo-ekonomik etkisi üzerine yazılan “Paylaşılan Sorumluluk, Küresel Dayanışma” raporunun da yansıttığı gibi, Covid-19 sadece bir sağlık krizi değildir, aslında topluma karşı bir saldırıdır. Engelli bireyleri kapsayan Covid-19 tedbirleri dünya genelindeki hizmetin kapsamını arttıracak ve herkes için daha iyi bir geleceğin yolunu açacaktır.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.