Çocuklarda ve Ergenlerde Alkol, Sigara ve Madde Bağımlılığını Etkileyen 3 Önemli Faktör

0 2.981

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Günümüzde alkol, sigara ve madde kullanımının daha küçük yaşlara başladığını daha sık görür hale geldik. Çocuklarımızı bu bağımlılıklardan korumak amaçlı bilinçli olmalıyız. Çünkü küçük yaşlarda başlayan bağımlılıklar çocuklarda ciddi hasarlar bırakabilmektedir. Ben de bu duruma dikkat çekmekle amaçlı bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Öncelikle uyuşturucunun tanımını yaparak başlamak istiyorum.

Uyuşturucu Nedir?

Keyif verici, sakinleştirici veya uyarıcı, alışanlarda gün geçtikçe daha fazla dozda alınma isteği yaratan, bırakıldığında yoksunluk belirtileri oluşturan kimyasal madde ve ilaçlara uyuşturucu denir.

Uyuşturucu maddeler özellikle son dönemlerde görülme sıklığı giderek artan ve ölümlere sebep olan bağımlılık yapıcı maddeler arasında yer almaktadır. Uyuşturucu maddelerin yanında aile bireylerini rol model alarak, akran ısrarları ve akranları arasında kabul görme arzusuyla kullanılmaya başlanan sigara ve alkol de ergenlerde bağımlılık yapan maddeler arasında başlarda gelmektedir.

Bağımlılık yapan maddeler, merkezi sinir sisteminde önemli derecede uyarma veya depresyon oluşturan, algılama, duygu durum, mental durum, davranış ve motor fonksiyonlarda bozukluk yapan psikoaktif maddelerdir.

Kullanılan maddeye uzun süreli fizyolojik ve psikolojik bağımlılık gösteren kişinin, bireysel, toplumsal ve mesleki yaşamının kötüleşmesi şeklinde ortaya çıkan madde kullanımı rahatsızlığına madde bağımlılığı denilmektedir.

Bağımlılığı etkileyen risk faktörlerini inceleyecek olursak;

1. Yaş

Madde kullanım yaygınlığı ile ilgili Türkiye’deki en kapsamlı çalışma Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) tarafından 2011 yılında yapılmıştır.

TUBİM 2011 raporuna göre Türkiye’de 15- 64 yaş grubu nüfusta herhangi bir yasa dışı bağımlılık yapıcı maddenin en az bir kere denenme oranının %2,7 olduğu belirlenen bu çalışmada madde kullanmaya başlama yaşının da minimum 13, maksimum 29 olduğu saptanmıştır.

Sigaraya başlama yaşının 10.5’lere kadar düşerken Ege Üniversitesi Çocuk Ergen Alkol Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde yatarak tedavi gören 188 hastanın dosya incelemesinde katılımcıların ilk alkol kullanımının yaş ortalamasının 13.5 olduğu belirlenmiştir.

2. Aile ve Arkadaş Çevresi

Rol model eksikliğinin, grup faktörünün ve merakın alkol ve madde bağımlılığında etkili olduğu belirtilmektedir.

Çocukların ailelerinde ve çevrelerinde rol model olarak gördükleri kişilerin eğlence, stres gibi durumlarda alkol ve sigara gibi bağımlılık yapıcı maddelere yönelmeleri ile bu maddeleri kullanmanın sorun olmayacağı algısına kapılarak kullanmaya başladıkları belirlenmiştir.

Madde bağımlılığı ise genelde akran ısrarları ve arkadaşları arasında kabul görme, kendini kanıtlama ve arkadaşlarının ‘ haydi marsa gidelim, ejderha görelim’ şeklinde kurdukları cümleler sonucu oluşan merak duygusu ile ortaya çıkmaktadır.

Literatürde alkol ve madde bağımlıların en belirgin özellikleri olarak, dayanıksız ve güçsüz bir kişilik yapısına sahip oldukları belirtilmektedir. Bireylerin kişilikleri oluşurken en büyük etkiyi aile ve geçmiş yaşantısı oluşturduğu için geçmiş yaşantısında anne ve babasından şiddet gören, cinsel istismara ve tecavüze maruz kalan bireylerin sigara, alkol ve madde bağımlılığı öykülerine sahip olma ihtimali artmaktadır.

Aynı zamanda aile iletişiminin az olduğu, anne ve babanın boşanmış olduğu veya ayrı yaşadığı, aile içinde belirlenmiş kuralların olmadığı aile yapılarındaki çocuklar da bağımlılık açısından risk altındadır.

3. Eğitim Seviyesi

Genel olarak literatürdeki çalışmalarda eğitim düzeyinin yükselmesi ile alkol ve madde bağımlılığı arasında negatif bir ilişkinin olduğunun altı çizilmektedir.

Eğitim ile vurgulanan sadece alkol ve madde bağımlısı olan bireyin eğitim düzeyi değil, söz konusu bireyin anne ve babasının eğitim düzeyi de vurgulanmaktadır. Yapılan çalışmalar göstermektedir ki anne ve babası okuryazar olmayan veya ilkokul mezunu olan ailelerin çocuklarının bağımlı olma ihtimali daha yüksektir ve bu ihtimal eğitim düzeyi arttıkça daha da azalmaktadır. Aynı şekilde bireyin eğitim düzeyi ile de bağımlılık arasında ters bir orantı bulunmaktadır.

Bireylerin gittikleri okul türü ve okul başarısı da bağımlılığı büyük ölçüde etkilemektedir. Fen ve Anadolu liselerindeki öğrencilerin sigara ve alkol kullanımı genel ve meslek liseleri öğrencilerine göre daha az oranda olduğu, okulda başarı öyküsü bulunan ve dersleri iyi olan öğrencilerin ise daha az bağımlılık öyküsüne sahip olduğu araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Alikaşifoğlu, M. (2005). Madde kullanımın risk faktörleri ve koruyucu faktörler. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Adölesan Sağlığı Sempozyum Dizisi, 43, 73-83.

Bulut, M., Savaş, H. A., Cansel, N., Selek, S., Kap, Ö., Yumru, M. ve Vırıt, O. (2006). Gaziantep Üniversitesi alkol ve madde kullanım bozuklukları birimine başvuran hastaların sosyodemografik özellikleri. Bağımlılık Dergisi, 7, 65-70.

Cılga, Ş. (2009). Madde ve madde kullanımı ile mücadelede ulusal politika ve strateji öncelikleri. Toplum ve Sosyal Hizmet, 20 (1), 7-22.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.