Çocuklarda Beden Güvenliği Eğitim Programlarıyla İstismar Önlenebilir Mi?

2 68

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Ülkemizde son yıllarda hızla önem kazanan çocuk hakları ve çocuk istismarı konusu bizlerin kanayan yarasıdır elbette. Başta ebeveynler olmak üzere; aile temelli, okul temelli ve toplum temelli programların uygulanması ve toplumda davranış değişikliklerinin gözlenmesi; bizlerin şahit olduğu kurban döngüsünü azaltıp, yok etmeyi sağlayacaktır hiç şüphesiz.

Erken çocukluk dönemi diye adlandırdığımız 0-3 yaş ve okul öncesi eğitim dönemi olan 3-6 yaş arası; çocukların yaşamla ilgili ilk deneyimlerini yaşadıkları önemli bir dönemi kapsamaktadır. Bu dönemde ailelere düşen ilk görev, çocuklarına güvenli bir alan yaratarak yakından gözlem yapmaktır. Çocukların aile üyelerine güven duyması ve aile bireyleriyle korkusuzca iletişime geçebilmesi; çocuğu istismardan koruyucu ve önleyici eğitimlerin hayata geçirilebilmesi için uygun zamana işaret etmektedir.

Beden Güvenliği Eğitimi Planlanırken Aileye Öneriler

  • Çocuğun kendi fiziksel yapısını tanımlayabilmesini sağlayabilmelisiniz. (İlk etapta cinsiyet kavramını çocuğa açıklayabilir ve onun cümlelerini dinleyebilirsiniz.)
  • Çocuğun bedeninin bir bütün olarak özel olduğunu anlatabilmelisiniz. Bu sayede bedeni üzerinde söz sahibi olma hakkının kendisinde olduğunun bilincine varır.
  • Okul öncesi dönemde mahremiyet bölgelerini tanıtmalısınız. Bunu yaparken kukla ya da oyuncak üzerinde bölgeleri tanıtabilir; insan bedeni çizerek bu bölgeleri göstermesini sağlayabilirsiniz. Uygun bir zaman diliminde ‘Sana bir kukla gösterim var’ ya da ‘Hadi bugün bir çizgi film izleyeceğiz’ şeklinde ilgi çekici bir eğitim de planlayabilirsiniz.(Yazımın sonunda bununla ilgili eğitim linki paylaşımı bırakacağım.) Unutmayın çocuklar bir bireydir ve sizlerin söylediği, anlattığı her bilgiyi bir pamuk misali içine hapseder. Bu yüzden planladığınız her girişimden geri dönüt almayı ihmal etmeyiniz.
  • Mahrem bölgeler tanıtıldıktan sonra çocuklarınıza iyi ve kötü dokunuşları anlatabilmelisiniz. Örneğin anne, baba ve bunların gözetimi dâhilinde yakınları dışında hiç kimseye bedenini göstermemesi ve yabancıların dokunuşlarının yanlış olduğunu, bu dokunuşlar karşısında tepki vermesini öğretmelisiniz.
  • İyi-kötü dokunuşlar öğretildikten sonra HAYIR diyebilmeyi öğretmelisiniz. Bu etap çok önemli bir noktadır çünkü çocukların tehlikelerin bilincine varabilmesi, ayırt edebilmesi ve doğru tepki verebilmesi beklediğimiz ilk olumlu dönütler arasındadır.
  • Yabancı kavramını tanıtmalı ve yabancılarla konuşma, onlardan bir şey alma, birlikte bir yerlere gitme gibi durumların yanlış olduğunu tanımlayabilmelisiniz. Çocuğun bu esnada kavram karmaşası yaşaması normaldir, durumun doğrusunu öğretebilmek adına birlikte drama çalışması uygulayabilirsiniz.

(Diyelim ki ben hiç tanımadığın biriyim, sana annenin arkadaşı olduğumu ve seni alıp götürmem gerektiğin söylüyorum. Benimle gelir misin?)

Çocuğun bu gibi durumlarda ne yapması gerektiğini açıklayabilmelisiniz.

(Hayır, annem bana haber vermeden böyle bir şey yapmaz ben sizi tanımıyorum, annemle konuşmadan da sizinle gelemem.)

  • Çocuklarınıza sır ve sürpriz kavramlarını öğretmelisiniz. Örneğin yabancı biri ona istemediği şekilde davranıp ‘Bu aramızda sır. Sakın ailene söyleme yoksa seni sevmezler’ şeklinde konuştuğunda ailesinden bir şey gizlememesi gerektiğini çocuk bilmelidir. Ayrıca yabancılardan ya da tanıdık birinden sürpriz adı altında yanlış davranışların ya da materyallerin verilebileceği de çocukla konuşulup açıklanmalıdır.
  • Çocuk ailesiyle birlikte beden güvenliği konusunda konuşurken bir başka önemli nokta ise onun güvenebileceği, her şeyini paylaşabileceği, ne olursa olsun ona kızmadan ve onu yadırgamadan yanında olacaklarını aile fertlerinin hissettirebilmesidir. Çocuk, ailesinden kendini en yakın hissettiği bireyle bu gibi durumları her zaman paylaşabileceğini bilmelidir.
  • Çocuğa kendini dış dünyada savunması konusunda da bilgilendirmede bulunmalısınız. Örneğin çocuğun dışarıda kaybolduğunu varsayarak; ilk yapması gereken davranışı birlikte belirleyebilir, numaranızı ezberletebilir, güvenip danışabileceği meslek gruplarından bahsedebilir (güvenlik görevlisi, polis) size ulaşabileceği vakte kadar daha güvenli ve toplu alanlarda ( tenha ve korkutucu alanlara kıyasla) bulunmasının doğru bir davranış biçimi olacağından bahsedebilirsiniz.
  • Gerektiği durumlarda bağırarak ya da çığlık atarak yardım istemesini de çocuğa öğretmelisiniz.
  • Çocuklarınızı güvenmediğiniz, tanımadığınız kişilere emanet etmemeli ve yalnız bırakmamalısınız. Bu hem çocuğunuzda anlattıklarınız konusunda kafa karışıklığı meydana getirebilir.
  • Ayrıca çocuğunuzun size söylediklerini ya da davranışlarındaki değişiklikleri tanımlayıp, yorumlayabilmelisiniz. Çocuklardaki farklı davranışlar istismarın belirtisi olabilir. ( Eskiye kıyasla daha koyu renklerle resim yapması, kendinden büyük kişilerden korkma, zevk aldığı etkinliklere kayıtsızlık ya da isteksizlik, tek başına daha fazla vakit geçirme isteği, tuvalet alışkanlığı konusunda bariz farklılıkların oluşması – bir anda dışkıyla oynamak gibi- ),

Çocuklarınıza öğrettiğiniz istismarı önleyici ve koruyucu stratejiler ile bireyin kendine ve çevreye duyulan güven duygusunu geliştirip, istismar olayını tanıma, reddetme ve sizlere bildirme konusunda önemli bir adım atmış olursunuz.

Dünya üzerinde ihmal ve istismarın olmadığı daha güzel yarınlara özlemle.

Sevgiyle, sağlıcakla kalın…

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

2 Yorum Yapıldı
  1. GÜLŞAH YORULMAZ diyor

    Güzel bir bilgilendirme teşekkür ederim.

  2. NİLGÜN SÖNMEZ diyor

    Toplum olarak bilinclendirilmeye ihtiyacımız olan bu konuda açık,anlaşılır bilgilerle birlikte okuyan herkese faydasi olacağına inandığım bir yazi olmuş. Teşekkürler.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.