Çocuklara ve Yetişkinlere Empatiyi Aşılayabilir Miyiz?

0 1.319

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Duygusal zekâ, bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümünü tanımlamaktadır.

Bradberry ve Greaves‘e göre duygusal zekâ değişken ve geliştirilebilir yetidir. Bu kuram doğrultusunda ben de duygusal zekanın geliştirilebilir olduğunu düşünüyorum.  Aksi halde gerek ikili ilişkilerde gerekse grup etkileşimlerinde yaşanan iletişim problemleri çözümlenemez, duygusal anlamda bağ kopuklukları giderilemezdi.

Empati Nedir?

Empati, bir başkasının duygularını, içinde bulunduğu durum veya davranışlarındaki derinliği anlamak ve içselleştirmek demektir. Bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır.

Şiddetin nedeni empatik yoksunluğudur.

Şiddetin empati ve duygusal zekayla ilişkili olan yanı ise şiddet içeren durumlarının çoğunun sebebi empati becerisinin eksik, duygusal zekanın gelişmemiş olmasıdır. Yapılan her türlü şiddette bu içselleştirme eksikliklerin kırıntılarını görebiliriz. Şiddete yönelik engelleme çalışmaları bu eksikliklerle baş ederek, gelişim programları düzenleyerek olmalıdır.

Kadına yapılan her türlü şiddetin yapan kişilerce içselleştirilmesi ve şiddete maruz kalan kişi için empati yapılabilmesini sağlamak gerekiyor.

Çocuklarda duygusal zekâ ve empati gelişimini sağlamak amaçlı bilinçli ebeveynlik yapılmalı ve okullarda etkin kişisel gelişim programlarıyla devam ettirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda yetişkinlerde bu gelişim sosyokültürel farklılıklara göre şekillendirilmelidir.

Örneğin; bir köy kıraathanesinde, bir sıra gecesinde, nevruz bayramı kutlamalarında, aşure günlerinde ve benzeri toplu bulunan yerlerde ortak sohbetlerde özellikle mutlu anlarda sevgi ve şiddetsizlik konuları şiddet tanımlarıyla birlikte işlenmelidir. Çünkü bağırarak istediğini yaptırmak, kırıcı söz söylemek gibi eylemlerin şiddete dahil olduğunu fark etmeyen bir kesim var. Bu kesime göre bağlamsallaştırılmış çözümler sağlanmalıdır.

Eğitim düzeyi yüksek, okuma oranlarının artmış olduğu yerlerde, meslek içi eğitimlerde ve okulların veli toplantılarında bu konuya değinilebilir. Sosyoekonomik düzeyi yüksek gruplara kişilerin de aktif olacağı somut eğitimler verilebilir. Örneğin aile içi şiddet tespit edilen veya öngörülen çiftlerin, ailelerin, hep birlikte katılması zorunlu olduğu oyun etkinlikleri geliştirilebilir.

Okul çağında hayat bilgisi derslerinde hep aşılanmaya çalışılan empati duygusu yetişkin dönemde tekrar hatırlatılması gerekebiliyor. Arkadaşlık, komşuluk, akrabalık ilişkilerinde yaşanabilen öfke ve sözlü şiddetin temelinde çoğu zaman bu empatisizlik yani karşısındaki kişinin yerine koyup onun gibi düşünememe olabiliyor. Empati bu yüzden daha çok ağza alınması gereken bir kelimedir. Herkesin bu duyguyu iliklerine kadar yaşayıp karşısındakini anlayıp birbirine saygı gösterdiği güne kadar bu konu ele alınmalıdır.

Bu empati aşılama projesinde en önemli nokta çalışılacak grupların sosyokültürel düzeyini doğru tanımlamaktır. Terapilere katılmak istemeyenler, kendi kültürlerinde yanlış olmayan davranışlardan uzaklaşmak istemeyeler, iş hayatı yoğunluğundan dolayı bu etkinliklere katılmak istemeyen kişiler olacaktır. Sabırla azimle yapılan bu aşılama çalışmaları ile güçlü kadın popülasyonunu arttırmak zamanla olumlu sonuçlar verecektir. Şiddeti şiddetle çözmek yanlış olsa da yaptırımı olan cezalar yeniden boyutlandırılmalıdır.

Sevgiyle, sağlam psikolojiyle yetişmiş yeni nesillere yeni aşı takvimi “Empati Aşısı”!

Çocuklara ilk, yetişkinlere de rapel doz. ☺

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.