Çocuk ve Ergenlerde Erken Dönem Şizofreni Hastalığının Nedenleri Nedir ve Tanısı Nasıl Konulur?

1 640

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Şizofreni hastalığı nadiren de olsa erken dönemde çocukluk çağında da başlayabilmektedir.

Görülme sıklığı erişkin kişilerde %1, çocukluk döneminde ise on binde 1-5 gibidir. 5 yaşın altındaki çocuklarda ise on binde 2- 4,7 sıklığında görüldüğü bildirilmektedir.

Şizofreni, kişinin alışılagelmiş algılama ve yorumlama biçimlerine yabancılaşarak, kendine özgü bir içe-kapanım dünyasına çekildiği; gençlik yıllarından başlayarak kişiyi üretim dışına itebilen ve çevresiyle önemli uyumsuzluk ve çatışmalar yaşamasına neden olabilen bir ruhsal bozukluktur.

Ortaya çıkmasının çocukluk çağının, erişkin yaşamında da hastalığın ortağa çıkmasıyla kritik önem taşımaktadır. Hastalığın çoğunda genellikle çocukluk çağı travmaları, şizofreninin ortaya çıkmasın da risk etkeni ele alınmaya başladığı görülmüştür. Ayrıca çocukluk döneminde görülen, travmatik yaşantılar ve bireyin yetişkin yıllarında olan etkilendiği görüşü, çocukluk travmalarını birçok çalışmanın ana başlığı haline getirmiştir.

Bu dönemde yaşanan bir diğer durum, sebep olan istismarın, kişiyi yetişkinlik süreci boyunca psikiyatrik destek aramaya yönelten temel faktörler arasında yer alır.

Çocuk ve Ergenlerde Şizofreni Tanısı Nasıl Konulur?

Tanı ilk olarak bir ruhsal değerlendirmeden geçmesi gerekmektedir. Tanı öncelikle desteklenmesi gerekmektedir. Desteklenme sırasında kişiden psikolojik testler istenebilir. Şizofreni tanısı yavaş başlayarak ilerlediği için çocukluk ve ergenlik döneminde şizofreni tanısı koyması zordur. Özellikle ilk süreçte ruhsal bozukluklar olarak kendini göstermektedir. Bu nedenle çocuk ve ergenlerde kesin tanı ve uzun süreli bir izlenim sürecinden geçmesi gerekmektedir.

Şizofrenide Çevresel Faktörler ve Risk Etkenleri Nelerdir?

Genel olarak bakıldığında doğum öncesi ve sonrası komplikasyonların ileri yaşlarda nörolojik ve yaşanan ruhsal problemlere neden olduğu, bu nedenle daha çok birlikte meydana geldiği kabul edilmektedir.

Yapılan çalışmalar sonucunda, şizofreni hastalığı ile doğum öncesi ve sonrası komplikasyonların arasında güçlü bir bağın olduğunu söyleyebiliriz.

Annenin stresli olması, doğum süreçlerinin uzaması, sigara ve alkol kullanımı, oksijen yetersizliği ve prematüre doğum ile şizofreni arasında sağlam bir ilişki olduğu görülmektedir.

Erken yaşta olumsuz yaşam olaylarıyla karşılaşma, çocukluk döneminde yaşanan istismar ve cinsel kötüye kullanılma ile yetersiz toplumsal desteğin şizofreni olma riskini arttırdığı kabul edilmektedir.

Çocukluk çağındaki zorlu yaşam olayları ile beraber şizofreninin ilişkili olduğunu bildiren çalışmalar da mevcuttur. Böyle bir çalışmada çocukluk dönemi zorlu yaşam sayısı ile sosyo ekonomik düzey ile beraberinde şizofrenin riskinin doğrudan orantılı olarak ve dörtten daha fazla zorlu yaşam koşulu bulunduran ve ailelerin çocukları için risk oranın 2,7 kat arttığı bildirilmiştir.

Bir diğeri babanın sosyal ekonomisindeki sıkıntı oranını ele alacak olursak ve yoksul bölgede yaşama gelmesiyle yetişkinlik döneminde şizofreni riskini kontrol grubuna göre 2,1 kat arttırmakta, her iki risk etkenini taşıyanlar için şizofreni riskinin daha yüksek olduğu bildirilmektedir. Sonuç olarak şizofreni önemli kültürel ortam değişikliğinin, göçün ya da bir toplumda azınlık konumunda olmanın toplumsal izolasyonun nedeni olabileceği kabul edilmektedir.

Bırakmaz, P; (2014) Şizofreni Tanılı Hastalarda Çocukluk Çağı Travmalarının Etkilerinin İncelenmesi. Haliç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

1 yorum
  1. Büşra diyor

    Ayşenurum çalışmalarını çok beğendim devamını bekliyorum Büşra hoca

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.