Çin’in Geliştirdiği Koronavirüs Aşısı Etkisiz Mi?

0

Merhaba.

Geçtiğimiz yıl, bugünlerde yüz civarında yeni vaka sayımız varken okullarımızı kapatmışız. Bunu da pek çok diğer önlem takip etmiş. Bugünlerde günlük vaka sayımız 20 binlere dayandı. Bazı saat kısıtlamaları dışında aldığımız herhangi bir önlem yok. Turizm sezonunun da yeni yeni başladığını düşünürsek maalesef gelecek günler için umut beslemek biraz zorlaşıyor.

Hastalığa karşı doğal yoldan kitle bağışıklığı olasılığı giderek düşüyor. Brezilya’nın Amazon kıyısındaki kenti Manaus salgının ilk dalgasında toplumda %70’leri aşan bir enfeksiyon oranına sahipti ve otoriteler ikinci bir dalganın gerçekleşmeyeceğine inanmışlardı. Ancak bu günlerde Brezilya, yeni P1 mutantının da etkisiyle tekrar kırılmaya başladı. Günlük yeni vaka sayıları 90,830, günlük ölüm sayıları ise 2,798 ile salgın evresinin tüm rakamlarının üzerine çıktı. Manaus hastalığın en fazla görüldüğü kent. Yeni mutantlar içinde Brezilya virüsü en tehlikelisi gibi görünüyor. Avrupa’da Danimarka ve Belçika’da yayılmaya başladı. Diğer ülkelerde ve Ülkemizde sadece yurtdışından gelen vakalarda saptandı. Şimdilik kontrol altında. Umarım yayılım olmaz. Daha yaygın olan Güney Afrika mutantı henüz masum bir görüntü veriyor.

Birleşik Krallık mutantının %60 civarlarında daha öldürücü olduğunu bildiren makalelerin sayısı giderek artıyor. Hastalığın genç yaş gruplarına kaymasıyla toplam ölüm sayılarında göze çarpan artışlar yaşanmıyor ama her yaş grubu kendi içinde değerlendirildiğinde bu mutantın daha öldürücü olduğu anlaşılıyor.

Avrupa, Brezilya ve Hindistan tekrar hareketlendi. İnsanların bağışıklık düzeyini yükseltemediğimiz, kişisel önlemleri yayamadığımız sürece kısa sürede yoğun aşılama programından başka bir çıkış görünmüyor. İsrail tek dozda %60’ı, tam dozda %50’yi aştı. Daha önceki yazılarda tahmin ettiğimiz gibi günlük yeni vaka ve ölüm sayıları öngördüğümüz oranda azalmaya başladı. Ama dünyanın kalanının o noktaya ulaşmasına daha çok var.

Şu anda dünyada çalışılan, hemen her türden 310 aşı adayı var. 85’i insanlarda klinik deneylere başlamış durumda. Faz 3’e ulaşmış ve kısa vadede onay almaya aday aşı sayısı 18. Orta vadede umut, bu aşıların onay alması ve aşı arzının yükselmesinde.

Bu arada Çin aşısının iki dozunu aldığı halde hastalanan, hatta kaybedilen kişilerin haberleri, toplumda aşının etkisi yokmuş algısı yaratmaya başladı. Unutulmamalı ki tam doz aşılı kişi sayımız 4 milyona yaklaşıyor. En iyi rakamlarla (Türkiye çalışması) aşının etkinliğinin %90 civarında olduğu dikkate alınırsa, bu tam doz aşılı kişilerin 400 bininin virüse karşı hassas olduğu anlamına gelir. Toplumda şu an aşılanan 65 yaş üzeri ve sağlık personelinin hastalığa yakalanma ve ağır geçirme riskinin daha yüksek olduğunu da göz önüne alırsak, bu tür haberlerin normal karşılanması, gerektiği, aşının herhangi bir zaafını gösteremeyeceği ortaya çıkar. Aşıya karşı bu tür spekülasyonlara en azından şimdilik prim vermemek gerekir.

Sağlıkla kalın.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.