Bir Öğrenci Hemşirenin Gözünden Ölümü Kabullenmek

1 1.968

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhabalar,

Bu yazım hem tüm sağlık profesyonellerine hem de topluma yöneliktir. Çünkü her iki taraf sonuçta bu durumla yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Yazıma aşağıdaki bir sözle başlamak istiyorum.

Hayat cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır ve yüzde yüz ölümle sonuçlanır.

R. D. Laing Psikiyatrist

Ölümü kabullenmek, hayatta kalan olmayı, hayata devam etme zorunluluğunu kabullenmektir.

Ölümü kabul etmek, hayatta kalanlar için yaşamaya farklı bir bakış atmayı öğrenmektir. Lakin kabullenmek için önce ölümü anlamak gerekir. Yoksa insan anlayamadığı bir şeyi nasıl kabul edebilir ki?

Bir insanın ölümü günlük işlerinin bitmesinden; verilen bir nefesten; doğuştan gelen, kendi kendini iyileştirici, teskin edici gücün bitmesinden; doğanın bilinç ışığının sönmesinden ve beden, can ve tin üçlüsünün büyük bir ayrışmasından başka bir şey değildir, diyor Ivan Illich.

Çünkü ona göre ölüm; döl yatağına dönmektir.

Peki ya size, bize, bana göre ölüm nedir?

7 haftalık onkoloji stajımda, ‘’Kimsesi olmayan insanların kimsesi olmak istiyorum.’’ felsefesiyle girdiğim bu yolda yaşamın son evrelerinde gezinen hastalarımın son anlarında yanında olmak isteyip istemediğimi hiç sorgulamamışım.

Aklımın erdiği hiçbir anımda bir kayıp yaşamamış, ölüm görmemiş, ölümü anlamaya çalışmamış, hiç ölmeyecek gibi yaşamışım. Meğer ölümü yok sayarak yaşamak ölümle ilgili olan kaygıyı azaltmıyormuş. Bunu bir günde birkaç hastamı üst üste bir daha asla görmek istemeyeceğim manzaralarla kaybettiğimde anladım.

Bir insanın yanınızda ölmesinden daha kötü şeyler de varmış; ellerinizde ölmesi.

Dünyada en acı manzara nedir bilmiyorum ama bence en acı manzaralardan biridir, biz elimizden geleni yaptık dediğinizde, karşınızda yıkıldığını gördüğünüz insanlar…

İster ölüm ilanını siz verin ister vermeyin hiç farketmez, ölümün ağırlığı hepimizin omzunda.

Yaşadığımız hiçbir ilkler unutulmaz derler hayatta.

Yanlış!

İlk yemek yediği, ilk ağladığı, ilk güldüğü, ilk nefes aldığı, ilk tuvaletini yaptığı anını hatırlamaz insan. Neden bazı anları unutamıyoruz sorusuna bilimsel olarak bir cevap vermem çok güç lakin işin sırrı belki de kabullenememektir.

Bir kayıp anında çok yüksek ihtimalle yaşayacağımız iki psikolojik durum vardır: depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu.

Daha düne kadar hayatımızda olan, her gün sesini duyduğumuz, yüzünü gördüğümüz insan bir anda hayatımızdan çıkıyor ve birden acımızla baş başa kalıyoruz.

Bu tip olaylarda, hepimizin yas süreci bazen farklılıklar gösterse de tepki sıramız aynı.

  • İnkar,
  • kızgınlık,
  • pazarlık,
  • depresyon,
  • kabullenme.

Bir gün sorumlu  hemşire bana şöyle söylemişti: ‘’Her kayba üzülemezsin, böyle dağılamazsın. Eğer duygularınla yaşamaya devam edersen bu meslekte daha fazla devam edemezsin, buna alışmak zorundasın.’’ Oysa ben alışmak istiyor muydum bilmiyorum. Kullanmadıktan sonra duygularım ne işe yarardı, bunu da bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var. Bu meslekte 20 yıl sonrada yine acıyı duyabilecek kadar insan kalmak isteğimin sona ermeyeceği.

Bu yazdıklarımı; kayıp vermeye başlayan her sağlık bölümü öğrencisi, her sağlık profesyoneli zamanı geldiğinde yaşamış ve hayattan artık şunları öğrenmeye başlamıştır.

Doğum ve ölüm  sadece doğal bir olaydır. Dünyaya geldiğimiz gün bir yandan yaşamaya, bir yandan ölmeye başlarız.

Bu yüzden her şey hayatın olağan akışına uygundur. Zaten bilime inanan insanlar için de ölüm için düşünecek çok fazla bir seçenek yoktur.

İnsanların pek çoğu ölümden değil, ölüm düşüncesinden korkar.

Dünyaya zaten ölmek koşuluyla gelmişizdir. Ölüm korkunç bir şey değildir. Gerçeğin ta kendisidir. Ölümün tarihi ise ölüme karşı olan savaşın tıplaştırılmış adıdır.

Arkada bıraktıklarımızın yüreklerinde yaşamak, ölmemektir.

Campbell

Buraya yazmakla bitiremeyeceğim pek çok kaybım var.

Yüreğimde yaşayan, hayatıma dokunan, hayatına bir nebze dokunduğum herkese sevgilerimle.

Bana bıraktıklarınız için sonsuz teşekkürler.


Şimdilik sadece hemşireler doldurabilir.

Sağlık Asistanı Profesyonel platformu ile sizlere ihtiyacınız olan eğitimi daha kaliteli ulaştırmak adına aşağıdaki anketimizi oluşturduk. Anket 12 kısa sorudan oluşmakta ve yaklaşık 45 – 60 saniye sürmektedir. 

Hemşirelik mesleğine ve bizlere katkı sağlamak için burada ve aşağıda bulunan anketimizi doldurmanızı rica ederiz.

ANKETE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

1 yorum
  1. Arzu diyor

    👏👏👏👏👏👏👏👏👏👏👏Güzel hemşirem insanlığını hiç kaybetme acı çekmek pahasına olsa bile

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.