Bir Kadın Olarak Zamanımı ve Enerjimi Nasıl Yönetemiyorum?

0

Evet yanlış anlamadınız. Bu yazıda zamanımı nasıl düzgün kullanamadığımı, enerjimi nasıl kötü harcadığımı, nelere dikkat etmeyip birkaç ayımı boş zamanla harcadığımı (bence) anlatacağım.

‘Yaptığımı değil, dediğimi yapın’ mahiyetinde bir yazı. Tabi ders çıkarıp öneri olarak almak isteyenlere.

Yoğun iş hayatından neredeyse hepimiz şikayetçiyiz. Bu doğru. Gerçekten yoğun. Hem fiziksel hem de psikolojik yorgunluğun zirvesini yaşayan meslek gruplarından birine mensubuz. Ben açıkçası hala kendimi ayak uydurabilmiş hissetmiyorum ancak günlük yaşamımda yaptığım yanlışları en azından fark ettim. Ve yanlışlarım için iyileştirme planlarım var. Bu bir süreç. Kazanılacak veya hatırlanacak bir sürü alışkanlık var.

Şimdi neler yaparsak enerji ve zaman yönetimimizi sağlarız ona bakalım.

Sabahları Uyanma Saatleri

Klasiktir, herkes erken kalkın kendinize vakit ayırın der. Bu bence kişiye özel bir durum. Ben gece uykum geldiğinde uyumamaya direnmekte çok zorlanırım ama sabah erken kalkmak benim için o kadar problem değil. Tek alarm her zaman yeterli olmuştur. Ben de önemli işlerimi ya da gün içerisinde yapmaya vakit bulamadığım projelerimi sabah saatlerine koymayı planladım. Evi toplamak benim için sabah işi haline geldi. Bunun yanında sabahları yaptığım yarım saatlik İngilizce pratiği ile İngilizcemi şu an için ayakta tutan tek şey diyebilirim.

Siz eğer gece çalışmayı seven biriyseniz tam tersini planlayabilirsiniz. Sabahları verimli geçirememenin kötü hissettirmemesi gerekiyor bence.

Güne başlamamız için önce bir yataktan çıkma evresi var tabi. Tek alarmla uyandığım halde şöyle bir sosyal medyadan gelen bildirimlere bakayım derken bir bakmışım dakikalarım geçmiş. (O kadar süre uyusaydım daha iyiydi.) Bu değerli dakikalar için yapılması gereken en güzel şey uyanıldığında sosyal medya işine bulaşmamak.

Hep Hareketli Ve Dinamik Olmak

Oyalanmak bazen çok keyifli hissettiriyor. İşleri sakince yapıyormuşum gibi geliyor ama gördüm ki bu durum benlik değil. İşin sonunda geçen vakit beni her zaman daha çok mutsuz ediyor. Günün sonunda bugün de hiçbir şey yapamadan bitti diye kara kara düşünürken kendimi bulduğumda pişman oluyorum. O yüzden her zaman “Run Hilal Run!!” modu devrede.

İşin İnanılmaz Yorgunluğu

İşten geldiğimde yorgunluktan bazen ağlıyorum sonra buna sinir oluyorum. Bu beni daha çok yoruyor. Bu bir kısır döngü oldu. Herkes ağlamaz belki ama sistemi eleştirdiğimiz bugün de çok yoruldum diye söylendiğimiz, kötü enerjili bir zaman dilimi hepimizin vardır. Bu durumu da şöyle atlatıyorum. İşteyken yorulmak kaçınılmaz. Ben bunu kabul ettim. İş hayatımın böyle bir şey olduğunu yorgunluk, ağrılı ayaklar, vs. her zaman olabileceğini kabul ettim. Şu an için iş değiştirmeyi düşünmüyorum. O yüzden elimdekileri kabul edip yapabileceklerime odaklandım. Kabul ettiğim için de daha sakin bir ruh halim var daha kontrollü hissediyorum. Farkındalık ve kabullenme önemli bir adımmış onu öğrendim.

Ağrılarınız İle Başa Çıkmak

Okuma veya proje hayatımı en çok etkileyen şey ağrı. Bunu da kabullendim 😊 Ağrılarıma karşı ilaç almamak konusundaki ısrarım, ilaç firmalarını sinir edecek düzeydeydi. Ağrım olduğu için de hiçbir işe odaklanamıyor, yattığım yerden bir şeyler okumak bile can sıkıcı geliyordu. Ağrılarımın çok olduğu zamanlarda, nonfarmakolojik yöntemlerin yetmediği durumlarda ağrı kesici kullanmaya izin verdim. Dozunu abartmamak kaydıyla tabi… Artık ağrı sebebiyle hiçbir şey yapmadan yatma sürem çok daha az. Benim gibi direnenleriniz varsa bence şunu düşünün “Bu ağrıyla uğraşacağıma şu an neler yapıyor olabilirdim?’

Evde Yemek Yapmak Veya Yapmamak

İşten yorgun geldiğimde yemek yapmak için enerjim genelde kalmıyor. Karnım aç ve ayağa kalmak istemiyorum. O zaman yapılası en güzel şey değil mi dışarıdan eğlenceli doyurucu bol kalorili yemekler söylemek? Evet, çok keyifli bir yemek. Ama sağlıksız, fast-food ve mideyi aşırı yoran bu yemekler beraberinde o tatlı uykuyu getiriyor ya… Kilolarla birlikte yaptığı en acımasız şey bu uyku, sersemlik bence. Bu durumu da birkaç ev hanımlığı taktiğiyle dinç hissettiğim günler yemekleri biraz fazla yaparak, annemin gönderdiği pratik ve sağlıklı kışlık malzemeleri her zaman göz önünde bulundurarak yemek hazırlama zamanını biraz da olsa azalttım. Dışardan söyleyeceksem de sindirimi yormayan hafif ev yemekleri tercih ettim (Genellikle 😊).

Günü Anlamlı Sonlandırmak

Gece uyumadan önce herkesin yaptığı bir rutin vardır. Kimi dizi izler, kimi sosyal medyada vakit geçirir, kimi haber kimi kitap vs. Ben gece uyumadan önceki vaktimi günün en değerli vakti olarak ilan ettim. Uyku öncesi sosyal medya gitti yerine İngilizce kelime çalışmaları geldi. Gün içinde kendimce değerli bir şey yapamasam bile gün sonunda günün verimli olduğunu düşündüren bir vicdan rahatlatma.

Bütün bunlar basitçe düşünülebilen ancak yürütülemeyen şeyler. Geçtiğimiz birkaç ay boyunca yürütemediğimi fark ettim. Kendine sosyal etkinlikler için vakit ayıramayan, daha az okuyan, daha az öğrenen, kendini ve mesleğini geliştiremeyen, verimsiz bir hayat geçiren insan haline dönüşme korkusuyla kendime geldim diyebilirim.

Ünlü düşünür bir hocam var. İnsanların sadece %1-3 arasının bu yoğun çalışma şartlarından, hayatın akışından kendini kopartabildiğini söyledi. Sizlerle bu %3’lük kesim içinde zamanımızı verimli geçirdiğimize inandığımız bir hayatta görüşmek dileğiyle.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.