Beyin, Omurilik Ve Sinir Hastalıkları

0 42

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Omurga Yapısı Nasıldır?

Omurgamız vücudumuzun ağırlığını taşıyan, dik durmamızı ve bedenimizin hareketlerini sağlayan, ayrıca beyinden bedenimize ve bedenimizden beyine komutları taşıyan omurilik ile sinir köklerine koruyuculuk yapan birleşik bir yapıdır.

Omurga boyun, sırt, bel, oturak (sağrı) ve kuyruk (uca) kemiği bölümlerinden oluşur. Bu bölümler arasında yükün dengeli dağılmasına ve esnek harekete hizmet eden doğal üç kavis vardır. Omurlar önde disk arkada ise faset eklemleriyle birbirlerine tutunarak sıralanırlar. Omurga ve omurilik kanalını, omurlar, diskler, faset eklemleri, omurgayı saran kas dokusu ve yukarıdan aşağı uzanan güçlü bağlar ile kanal içindeki omurilik ve sinir dokuları oluşturur.

Diskler omurların arasında kıkırdak yüzeylerle yerleşmiş, omurların birbirine sürtünmesini engelleyen dışı dairesel destek dokudan, içi jöle kıvamında olup üzerine binen yükü içine hapseden yapılardır. Disklerin görevi yürüme, oturma, yük kaldırma gibi her türlü hareket sırasında oluşan sarsıntıları emmek, omurların üzerine düşen yükü eşit ve aşamalı olarak azaltarak, ağırlığı dengeli biçimde alt seviyelere iletmektir.

Omurgayı oluşturan yapıların farklı hastalıklar, kazalar ve doğal yaşlanmaya bağlı olarak bölgesel veya yaygın biçimde özelliklerini yitirmesi ile omurga ve omurilik hastalıkları ortaya çıkar.

OMURGA VE OMURİLİK HASTALIKLARI

Boyun, sırt ve bel ağrıları, hareket güçlüğü, sinir hasarına bağlı kuvvet kayıpları, duyu bozuklukları gibi yakınma ve bulgular omurga-omurilik hastalıklarında tek başına veya birlikte bulunabilirler. Toplumda sıklıkla görülen, nedenleri ve tedavi yöntemleri daha çok merak edilenler ise boyun ve bel ağrılarıdır.

BOYUN AĞRISI

Boyun omurları çok hareketli bir yapıya sahip olduğundan ağrının da çeşitli nedenleri vardır. Eşlik eden bulgularla birlikte değerlendirilip ağrının ana kaynağını bulmak gereklidir. Boyun omurları, diskler, boyun kasları, faset eklemleri, kola giden sinirlere ve omuriliğe bası “ağrının” kaynağı olabilir. Erişkin yaşta insanların yarısı yaşamlarında en az bir kez boyun ağrısı atağı geçirebilirler.

Mekanik Boyun Ağrısı

En sık görülen boyun ağrısı tipidir. Günlük hayatta boyun sağlığına uygun olmayan her yanlış hareket ve duruş; omur, disk, eklem ve bağ dokularında yıpranmaya sebep olur. Boyunda doğal kavisin kaybolması ve düzleşme olması boyunu kötü kullanmanın en önemli bulgusudur. Genellikle boyunu destekleyen kasların ve bağların gerilmesi ile oluşur. Orantısız ağır yük kaldırmak, aşırı spor, iş aktivitesi, yanlış masa başı çalışması kas spazmına neden olabilir. Ayrıca uyuma şekli, yüksek yastık ve kötü seyahat şartları da
boyun tutulması yapabilmektedir. Çoğu zaman basit tedaviler ve fizik tedavi ile tutulma çözülmektedir. “Miyofasiyal ağrı, Fibromiyalji , Fibrozit ve Miyozit” diye de adlandırılan uzun süreli kas tutulma ve ağrısına bağlı hastalıklarda, kas içersinde ağrıyı tetikleyen noktalar ve elle de hissedilebilen yumrular mevcuttur.

Bu tip ağrıların sık tekrarlaması, tedaviye rağmen uzun süre devam etmesi ve şiddetinin artması, ağrının omuz, sırt, kollar ve başın arka tarafına yayılması, yüksek ateş veya kanserle birlikte olması, boyun kemiklerinde hassasiyet durumunda uzman muayenesi ve ileri tetkik yaptırılması gereklidir.

Boyun Fıtığı (Servikal Disk Hernisi)

İki omur arasında bulunan disk dokusu; yaşam ve çalışma biçimleri, doğal yaşlanma, omurga yapısının zayıflığı gibi nedenlerle aşınır. İç kısımdaki jelatinimsi doku sıvı içeriğini kaybeder. Disk yüksekliği azalır. Üzerine binen yükü karşılamakta zorlanan disk içindeki jel kıvamlı doku dış zarını yırtarak kanal içine hareket eder. Böylece omurilik ve sinir kökü üzerine doğru taşarak basıya neden olur. Omurların arasındaki diskin omurilik ve sinir köklerini sıkıştırmasıyla oluşan yakınma ve bulgular Boyun Fıtığı olarak adlandırılır.

Boyun fıtığında, tek başına ağrı olabileceği gibi boyun ağrısına eşlik eden kol ağrıları, uyuşma ve karıncalanma, güçsüzlük, refleks kayıpları da bulunabilir.

İlerlemiş boyun fıtığında his ve refleks kayıpları, adale gruplarında felçler ve kas erimeleri gelişebilir.

Tedavi;

Boyun fıtıklarının tedavisi, fıtığın büyüklüğü ve tipine, ağrının şiddetine, tek veya birden fazla seviyede oluşuna ve gelişen sinir hasarının durumuna göre değişkenlik gösterir. Basit fıtıklarda öncelikle tıbbi tedavi uygulanır. İlaç tedavileri, boyunluk kullanımı ile istirahat verilir. Ani ve ağrılı durum yatıştığında Fizik tedavi uygulanabilir. İleri sinir hasarı oluşturmayan boyun fıtıklarının birçoğu bu tedavi yöntemlerinden fayda görür.

3-6 hafta içerisinde düzelmeyen boyun ve kol ağrıları, omurilik ve sinir basısına bağlı fonksiyon kayıpları, boyun fıtığıyla birlikte omurlarda ağır dizilim bozukluğu bulunması, fıtıklaşan disk nedeniyle omurilik kanal darlığı gelişmesi, ağrının kendiliğinden geçmesine rağmen kol kaslarında devam eden güçsüzlük ve incelme olması durumunda cerrahi tedavi seçenekleri uygulanmaktadır.

Ameliyatın amacı, aşınmış olan ve omurilik basısına neden olan disk dokusunun mikro cerrahi yöntemler kullanılarak temizlenmesidir. Karmaşık olmayan fıtıklarda bu işlem yeterlidir. Hastalar ameliyattan 1 gün sonra istirahat amaçlı bir boyunlukla taburcu edilir ve günlük yaşamlarına dönerler.

Birden fazla patolojinin olduğu durumlarda cerrahi tedavide omurların düzenini sağlamak ve sonraki yıllarda gelişebilecek sorunları önlemek amacıyla, kemik arası destekler, disk protezleri ve plak–vida ile sabitleme yöntemleri tercih edilir. Bu grup ameliyatlarda da hastalarımız ertesi gün günlük işlerini yapar hale gelir ve üç gün içinde taburcu olabilirler.

Boyun Omurları, Diskler ve Eklemlerde Yıpranma (Servikal Spondiloartroz)

Toplumda “Boyun Kireçlenmesi” olarak bilinen hastalıktır. Omurga ve disk yapısının gelişimsel zayıflığı ile erken yaşlarda ortaya çıkabileceği gibi, yaşlanmayla birlikte her insanda görülebilecek bir durumdur. Disk çekirdeğinin su içeriğini kaybetmesiyle yüksekliği azalır ve boyun omurlarının arkasındaki eklemlere fazla yük binmeye başlar. Hareket yeteneğindeki ve yük dağılımındaki bu bozulma nedeniyle omur kenarlarında kemik çıkıntıları oluşur. Eklemler kabalaşır ve özelliklerini kaybetmeye başlarlar. Sonuçta sinir köklerinin geçtiği yuvalar ve omurilik kanalı daralmaya başlar. Uzun süreli boyun ağrıları ve kas tutulmaları olur. Boyun fıtığına benzer kol ağrıları, güçsüzlük ve his bozuklukları da yapabilir.

Tedavide öncelikle ilaç, egzersiz ve fizik tedavi yöntemleri denenmelidir. Sinir hasarına bağlı kayıp olmayan hastalarda eklem içi enjeksiyonlar yapılabilir. Diğer yöntemlerin başarılı olmadığı durumlarda hastalığın düzeyine göre cerrahi planlama ve tedavi uygulanır. Amaç omuriliği ve sinir köklerini rahatlatmakla beraber, anormal kemik uzantıları ve aşınmış diski temizleyerek omurgaya destek olmaktır. Ameliyat sonrası ağrılarda belirgin azalma sağlanmakta ve hasta ileride oluşabilecek daha ciddi risklere karşı korunmaktadır.

 Omurga Kanalında Daralmaya Bağlı Omurilik Hasarı (Servikal Spondilotikmyelopati)

Boyun omurlarının gövdelerinde, eklem yapılarında, disk dokusunda ve omuriliği arkadan örten bağlarda anormal kemikleşme, kalınlaşma ve kireçlenmeye bağlı olarak omurilik kanalında daralma meydana gelir. Bu durum zaman içinde omuriliğin sürekli basıya maruz kalmasına, sonuçta da omurilik içinde beslenme bozukluğuna bağlı geri dönüşümsüz hasara neden olabilir. Omurilik üzerinde oluşan hasara Myelopati denir. Hastalarda kol ve bacaklarda ilerleyici güçsüzlük, kasılma ve kramplar, adale sertliği, his bozuklukları olur. İleri evrelerde hastalar desteksiz hareket edemezler, idrar ve gaita kontrollerini kaybederler.

Myelopati tespit edildiğinde veya myelopati gelişmemiş ileri kanal darlıklarında omuriliği rahatlatıcı ameliyatlar uygulanmaktadır. Seçilecek yöntem hastanın klinik durumuna, hastalığın şiddetine, basının en fazla olduğu yere ve boyundaki şekil bozukluğuna göre uzman hekim tarafından belirlenmektedir. Bazen birden çok seansta girişim gerekebilir.

BEL AĞRISI

Günlük hayatta en sık rastlanılan yakınmalardan biri bel ağrısıdır. Yaşam boyunca en az bir kez bel ağrısı atağı geçirilebilir. Bel ağrısı olan hastaların büyük çoğunluğu basit tedavi ve istirahat ile ilk 4 haftada düzelir. Hatalı beden kullanımı, belin orantısız yüklenmesi, kas ve iskelet sisteminin yapısal olarak zayıf olması, çalışma koşulları, sigara içimi ve stres gibi durumlarda karşımıza çıkan bu tablo “mekanik bel ağrısı” olarak tanımlanır.

Bel Fıtığı (Lomber Disk Hernisi)

Her bel ağrısı bir hastalığa işaret etmez. Yaygın bilinen ve en çok merak edilen ise “Bel Fıtığı” dır. Tüm bel ağrılarının %10’unda sebep bel fıtığı olarak bulunur. Bel fıtığı erkek, kadın, zayıf, şişman, ağır veya hafif her türlü bedensel yüklenmesi olan kişilerde görülebilir. Omurların arasında yastık görevi yapan disk içeriği dışında sert bir kılıf ortasında ise jel kıvamlı bir yumuşak doku içerir. Disk yapısındaki bozulma sonucu bu yumuşak doku dış kılıfın zayıflaması ve yırtılması ile omurilik kanalına doğru hareket eder. Bu durum sinirlere bası yapmaya başladığında “Bel Fıtığı” olarak tanımlanır.

Disk dokusunun yük taşıma görevini yerine getirememesi ve dış kılıfının yırtılması şiddetli bel ağrısına neden olur. Fıtığın sinir kökü üzerine yaptığı baskı nedeniyle de bacak ağrıları ortaya çıkar. Ağrı fıtığın türüne ve yerine göre değişkenlik gösterebilir. Basıya maruz kalan sinir kökünün zarar görmesi sonucunda bacak ve ayakta güçsüzlük, his bozuklukları ve refleks kayıpları gelişir. Hastalık ilerlediğinde idrar, gaita kontrolünde bozulma ve cinsel işlev kaybı da görülebilir.

Tedavi

Disk dokusu kendini yenileyebilen bir doku değildir. Tedavideki amaç, ağrıyı dindirmek, mevcut sinir kökü ve omurilik basısını ortadan kaldırmaktır. Hastayı mümkün olan en uygun tedavi ile günlük hayatına geri döndürmek hedeflenir.

Sinirlere basıya bağlı bacak veya ayakta güçsüzlük, duyu kayıpları, idrar ve gaita yapma sorunları varsa cerrahi tedavi önerilir. Bazı hastalarda sinir hasarı gelişmemiş olsa dahi ağrı 4-6 haftadan uzun sürüyor ve günlük yaşamın devamına engel oluyorsa ameliyat önerilir. Cerrahi tedavinin biçimine hastanın öyküsü, yapılan muayene ve radyolojik tetkikler sonucunda fıtığın durumu, yeri ve büyüklüğü değerlendirilerek karar verilir. Basit bel fıtığında mikro cerrahi yöntemle ameliyata alınan hasta 24 saat içinde günlük ihtiyaçlarını karşılayabilir.

Bel Kayması ( Spondilolistezis)

Bir omur gövdesinin diğer omur gövdesi üzerinde öne veya arkaya doğru kaymasına “Bel Kayması” denir. Omurga birbiriyle bağlantılı ve bütüncül hareket oluşturan bir yapıdır. Bu birlikte hareket becerisi bazı bölümlerde bozulur ve bağımsız anormal hareket oluşur.  Doğumsal yapısal bozukluklar sonucu ya da yaşlanma, ağır çalışma koşulları, belin kötü kullanımı gibi nedenlerle omurga mekaniğini bozan durumlarda kayma gelişebilir.

Oturma ve uzun sabit ayakta kalma sırasında artan bel ağrıları, harekete başlamakta güçlük, kalça, uyluk ve bacaklara vuran ağrılar öncelikli yakınmalardır. Kayma neticesinde sinir köklerinde sıkışma ve gerilmeye bağlı güçsüzlük, duyu bozuklukları da görülebilir.

Hastanın günlük yaşamını ve bağımsız hareketini engelleyen ağrılar, yürüme güçlüğü ve sinir hasarı geliştiğine ilişkin bulgular mevcutsa cerrahi tedavi önerilmektedir. Cerrahi tedavi ile omurilik ve sinir kökleri korunarak kayma bulunan alana titanyum vidalarla sabitleme ameliyatı yapılmaktadır. Böylece oluşabilecek riskler ortadan kaldırılmakta, vida ve çubukların omurgaya binen yükü paylaşması sağlanmaktadır.

Bel Omurga Kanalında Daralma (Lomber Stenoz)

Omurilik ve omurilikten çıkan sinirlerin omur kemikleri içinde seyrettiği kanala spinal kanal denir. Yaşlanma, küçük travmalar, vücudu kötü kullanma, genetik faktörler gibi birçok etken sonucunda spinal kanalı oluşturan yumuşak doku ve kemik yapıların kalınlaşması, eklem yapılarında kabalaşma ve şekil bozukluğu ile bu kanalda daralma meydana gelebilir. Bunun sonucunda da omurilik ve sinir köklerinde sıkışma oluşur. Bu hastalar özellikle ayakta fazla kaldıklarında ve yürümekle ortaya çıkan baldırda ağrıdan ve uyuşukluktan yakınırlar. Yürümekle bir süre sonra bacaklarda kasılma ve kramplar oluşur. Hastalar oturarak dinlenmek isterler. Oturduklarında ve öne doğru eğildiklerinde ağrı yakınmaları hafifler veya geçer. Ayakta durmak veya yürümekle çıkan bu klinik tabloya “nörojenik kladikasyon” denir.

Yürüme mesafesi zaman içinde azalan, şiddetli ağrıları olan ve omurilik-sinir basısına bağlı bulguları olan hastalara cerrahi tedavi yapılır. Ameliyatta amaç omurilik kanalını açarak sinir lifleri ve köklerini rahatlatmaktır. Omurga yapısı zayıf olan hastalarda, beraberinde bel kayması veya bel fıtığı olan hastalarda aynı zamanda vida-çubuk sistemleriyle omurga desteklenir.

Normal Spinal Kanal                             Dar Spinal Kanal

 

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.