Beyin Kanamaları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0 37

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Beyin kanamaları; yaşamı tehdit eden, ani gelişen ve sakatlayıcı sonuçlar doğuran durumlardır. Beklenmedik ve ani ölümlerin birçoğunda kalp kriziyle birlikte başta gelen nedenlerden sayılabilir. Toplumda kötü sonuçlar doğuran sakatlayıcı sekeller bırakan bir hastalık olarak bilinen beyin kanamalarının tedavisinde artık tamamen çaresiz değiliz.

Kanamalar Hangi Durumlarda Görülür?

Beyin kanamaları travmatik yani darbe ve kazalara bağlı olanlar ile yüksek tansiyon, damar baloncuğu (anevrizma) gibi başka hastalıklara eşlik eden kendiliğinden kanamalar şeklinde karşımıza çıkabilir. Travmalara bağlı oluşan beyin kanamaları da farklı biçimlerde, miktarda ve bölgelerde görülebilir. Darbe sonrasında beyin dokusunun içinde morartı benzeri kanama odakları (kontüzyon), beyin ile beyin zarı arasına olan kanamalar (subdural hematom), kafatası kemiği ile beyin zarı arasına olan kanamalar (epidural hematom) şeklinde karşımıza çıkabilir. Bu tür kanamaların bir kısmının tedavisi cerrahi girişimle kanamayı durdurma ve temizleme iken, bazı hastalarda ilaç ve yoğun bakım destek tedavisi uygulanmaktadır.

Tansiyon Yüksekliği Ne Kadar Risklidir?

Beyin kanamalarının en sık nedenlerinde biri de yüksek tansiyon hastalığıdır. Uzun süredir yüksek tansiyonla seyreden, düzenli ilaç kullanımı olmayan, beslenme ve diyetine dikkat etmeyen, beraberinde damar sağlığını bozacak hastalıkları olan kişilerde tansiyona bağlı kanama riski yüksektir. Tansiyona bağlı kanamalar iki ana biçimde görülür; beynin derinliklerinde küçük damarların yırtılması sonucu olanlar ve beyin dokusunun içine büyük miktarda pıhtı oluşturacak biçimde olanlar. Kafa içinde basınç artışına neden olan ve tıbbi tedaviye engel olacak düzeydeki kanamalar cerrahi müdahale ile boşaltılmaktadır.

Beyin Damar Anevrizması Nedir?

Anevrizma; beyin atardamarları duvarında oluşan zayıf bir noktadan içeri kanın girerek damar tabakalarını birbirinden ayırması sonucunda görülür. Damar dış yüzeyinde şişirilmiş bir balon gibi içinden basınçla kan geçen zayıf bir duvar gelişir. Ne zaman kanama yapacağı önceden kestirilemeyen bu zayıf damar duvarında yırtılma olduğunda “Subaraknoid Kanama” (SAK) olarak adlandırılan hastalık ortaya çıkar. Beyin kıvrımları arasında kan sızması ile karakterize olan bu hastalık ani ve şiddetli baş ağrısı, kusma, bilinç kaybı ile bulgu verir. Kanama anında yüksek oranda yaşamsal risk oluşturur. Hastalığın tedavi süreci de oldukça zordur ve değişkenlikler gösterir.

Anevrizmaya bağlı kanama düşünülen hastalarda tanısal amaçlı beyin anjiyosu yapılır. Anevrizmanın yeri, büyüklüğü ve çevre dokularla ilişkisine göre tedavi şekline karar verilir. Aynı zamanda kanamanın neden olduğu damarlarda büzüşme (vasospazm), yapışıklıklara bağlı beyin sıvısı artışı (hidrosefali) ve yeniden kanama gibi sorunlarda üstesinden gelinmesi gereken sorunlardır.

Kanama sonrasında genel durumu iyi olan hastalarda anevrizmanın erken cerrahi ile kapatılması veya uygun hastalarda tıkama (embolizasyon) yöntemiyle doldurulması gereklidir. Yapılacak ameliyat oldukça güç ve riskler içeren bir işlemdir. Ancak donanımı yeterli ve deneyimli bir ekip için ülkemizde son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Beyin damar anevrizmaları toplumda “damar balonu” olarak tanımlanmaktadır. Şekil olarak çok yerinde bir benzetme olmasına karşın birçok kişi için hastalığın sonuçları ne yazık ki üzücüdür.

Sahip olduğumuz bütün balonların çocuklarımızın ellerinde olması dileklerimle…

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.