Bazen Masum Bir Kedi, Bazen Tam Bir Canavar; Menengioma

0 44

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Menengioma beyin zarlarından köken alan çoğunlukla iyi huylu olarak bilinen ve oldukça sık görülen bir çeşit beyin tümördür.

Tüm birincil beyin tümörlerinin %15’i, omurilik tümörlerinin ise %25’i menengiomadır. En sıklıkla 40-50 yaşlarda görülürler ve kadınlık hormonlarından beslendikleri için kadınlarda daha çok rastlanırlar.

İlk kez 1922 yılında, döneminde oldukça ünlü olan ve halen Beyin Cerrahisinde çığır açan bilgilerinden yararlandığımız Dr. Harvey Cushing tarafından isimlendirilmiştir.

Menengiomalar beyin zarının 3 tabakasından biri olan “araknoid” hücrelerinden köken alır. Beyinde dışsal bir baskı, itilme ve önemli dokuları sarma biçiminde büyüme gösterirler. Giderek büyüyen tümör dokusu normal beyin dokusu arasında kendisine yer bulabilmek için önemli yapıları sıkıştırarak çeşitli sorunlara yol açar. Menengiomalar nadir görünen kötü huylu türleri dışında hızla büyümezler. Yıllar içinde ve oldukları bölgede yayılarak büyürler. Bu nedenle tespit edilmeleri çok ileri aşamalarda olabilir. Hatta bazı durumlarda kafatası kemiğini aşındırarak deri altına uzandıkları da görülmüştür. Beyin tabanında veya beyinciğin bulunduğu arka çukurda yerleşen tümörler ise küçük boyutlarda olsalar dahi bu bölgedeki önemli yapıları etkiledikleri için dikkatle izlenmeli ve tedavi edilmelidirler.

Belirtiler kitlenin yerleştiği bölgelere özgün olarak değişkenlik gösterir. Uzun süren, giderek artan yaygın baş ağrıları, nedeni bulunamayan bulantı-kusma, kol ve bacaklarda uyuşma, sara nöbeti geçirme gibi genel bulguların yanı sıra; görme kaybı ve körlük, işitme azalması, koku alamama, yüz felci, yutma güçlüğü, hormon bozuklukları gibi yerleştiği yere uyan yakınma ve bulgularda olabilir.

Beyin ve Omurilik içinde tespit edilen menengioma tedavisi mümkün olan iyi huylu bir tümördür. Çok nadiren kanserleşme eğilimi gösterir. Tedavide ilk seçenek cerrahi olarak kitlenin çıkarılmasıdır. Beyin veya bedenin başka yerlerine yayılım göstermediği için tamamen çıkarıldıklarında hasta tedavi olmuş sayılır ve radyoterapi, kemoterapi gibi ek başka tedaviler gerekmez. Ancak derinde ve önemli damar-sinir dokularını sarmış kitlelerde tam çıkarım olmaz ise radyoterapi verilebilir. Yöntem kalan kitlenin boyutlarına göre seçilir. 3 cm’den küçük kitlelerde CyberKnife veya GammaKnife tedavileri uygulanabilir. Bunlar yoğunlaştırılmış ışın tedavisi uygulamalarıdır. Tespit edilen tümör zaten başlangıçta 3 cm’den küçük ise cerrahi girişim yapılmadan da radyoterapi verilebilir.

Eskiden korkutucu sakatlıklara, hatta ölümcül sonuçlara yol açan bu tümörler, günümüzde gelişen cerrahi teknikler ve deneyimlerimiz sayesinde büyük çoğunlukla tedavi edilebilmektedir.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.