Başlangıcından Günümüze Covid-19 Güncesi – 44

0

Merhaba.

Bu hafta Türkiye’de ilk vakanın görülmesinin üzerinden bir yıl geçti. Resmi istatistiklere göre vaka sayımız 2 milyon 800 bini geçmiş durumda. Dünya ülkeleri içinde 9. sıradayız. Neredeyse 30 bin vatandaşımızı bu nedenle kaybetmişiz. Bu yıl içinde Türkiye’deki vaka sayıları üzerinde pek çok belirsizlikler yaşandı, test politikaları değişti, testi negatif-kliniği pozitif olanlar istatistiklere girmedi. Covid-19 nedeniyle gelişen bir süreç sonunda hayatını kaybettiği halde bazıları Covid-19 ölümü olarak değerlendirilmedi. Sonuç olarak bu salgının ülkemizde yarattığı hasar resmi rakamlara yansıyandan daha fazla. Gerçekten dünya ülkeleri arasında en fazla etkilenenlerden biri olduk.

Geçtiğimiz yıl salgının çok uzun sürmeyeceğini, hastalığın tedavisinin bulunacağını, yıl sonuna doğru aşıların kullanıma girmesiyle bu dertten kurtulacağımızı konuşuyorduk. Dünya küresel ve eş zamanlı olarak salgınla mücadele edemedi. Salgın adeta bir seyyah gibi dünyayı gezdi durdu, hala da gezmeye devam ediyor. Henüz etkili bir ilaç bulunamadı, birkaç tane ümit veren ve faz 3 evresine ulaşmış çalışma var. Aşılar bulundu, ancak ne yazık ki uygulamada beklenen hıza ulaşılamadı, bu gidişle de yakın zamanda ulaşılacak gibi görünmüyor.

Bir de başımıza mutasyonlar çıktı. Herkes iyi yönde mutasyon beklerken, daha hızlı yayılan ve öldürücülüğünün daha fazla olduğu iddia edilen mutantlarla tanıştık. İstatistikler bu mutantların daha öldürücü olduğunu net bir şekilde gösteremezken, bir iki gün önce British Medical Journal’da yayınlanan bir makale Birleşik Krallık’ta Aralık ve Ocak verilerine dayanan eşleştirilmiş bir kohort araştırmasında Birleşik Krallık mutantının %70’lere varan oranda daha öldürücü olduğunu iddia etti. Araştırma iyi dizayn edilmiş, yeterli birey içeriyor ve ciddi bir grup tarafından yapılmış. Bulguyu şimdilik önemsemek zorundayız.

Sonbahardan yıl sonuna kadarki vaka yoğunluğu nedeniyle Ocak, Şubat aylarının daha sessiz geçeceğini ve bu dönemin aşılama için bir fırsat olduğunu daha önce yazmıştım. Öyle de oldu. Bağışıklama ve alınan önlemler yetersiz kaldı. Halk sıkıldı. Bir tür önlem adaletsizliği nedeniyle esnafın sabrı tükendi. Ekonomik baskılar zaten yetersiz kalan önlemlerin de kaldırılmasını getirdi. Tüm bunlar mutant virüslerin yayılma dönemiyle çakışınca, ateş ve barut bir araya geldi ve vaka sayıları hızla yükselmeye başladı. Bir süre böyle de devam edecek gibi. Bu dönemde bireysel sorumluluk önem kazanıyor. İnsanların kendini koruması, bağışıklığını yüksek tutması önem taşıyor. Hikâye henüz hız kesmeden ve gerilim dozunu düşürmeden sürüyor.

Sağlıkla kalın.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.