Başlangıcından Günümüze Covid-19 Güncesi – 27

0

Merhaba,

Günlük vaka sayılarının tekrar açıklanmasıyla birlikte, bu kez gözler Covid-19 nedeniyle oluşan ölüm sayılarına odaklandı. Belediyelerin açıkladığı bulaşıcı hastalık nedenli ölüm sayıları, Bakanlıkça açıklanan ölüm sayılarının hayli üzerinde. Bakan bu durumu ağır, kronik, ya da travma nedenli hastalıkların son evresinde, özellikle yoğun bakıma yatan hastalarda genellikle tabloya çoğunlukla hastane enfeksiyonlarının eşlik ettiğini, bunların da enfeksiyon hastalığı olması nedeniyle bulaşıcı hastalık olarak kayıtlara geçtiğini, bulaşıcı hastalık nedenli ölüm sayılarının bu nedenle yüksek olduğu şeklinde açıklıyor. Çok akla yatkın gelmiyor. Çünkü bulaşıcı hastalık dediğimiz şey esas nedene sekonder olarak gelişen herhangi bir enfeksiyon hastalığı değil, esas neden olan, kişiden kişiye bulaşma, bunun sonucunda da yayılma veya salgın yapma riski olan hastalıklardır. Yine de ölüm raporları farklı farklı kişiler, bazen hekim dışı personel, tarafından doldurulup, kayıt tutma konusunda da yıllardır süregelen ihmalkarlıkları düşünecek olursak, bu konudaki tartışmaları, işin içinde olan ve daha somut inceleme olanakları bulunan kişilere bırakmak yerinde olur.

Bunun yerine Covid-19 nedeniyle oluşan ölüm/vaka oranlarını inceleyelim. Ülkemizin vaka sayıları ile ilgili henüz iki günlük bilgiye sahip olduğumuzdan, bugünlerde salgının aktif olduğu çeşitli ülkelerin 26 Kasım 2020 tarihindeki vaka/ölüm oranlarına bir göz atalım. Tek günlük veriyle kesin ve doğru bir oran vermek güç olmakla birlikte, sadece karşılaştırma amacıyla ve zorunlu olduğumuz için bu yola başvuruyoruz.

Dünya’da 26 Kasım’da oluşan ölümlerin, yeni vaka sayısına oranı %2,0. Bu arada dünya nüfusunun toplam olarak yaş dağılımının ve bu dağılım kullanılarak çizilen nüfus piramidinin ülkemizinkine benzer olduğunu araya sıkıştıralım. Bu saptamayı yaşlı nüfusa sahip ülkelerde ölüm oranlarının daha yüksek olabileceği kaygısıyla yapıyoruz.

Bazı ülkeler dünya ortalamasına yakın oranlara sahip; Almanya 1,8, Rusya 2,0, Brezilya 1,9, Romanya 1,9, İtalya 2,8, Güney Afrika Cumhuriyeti 2,9, Arjantin 2,5, Fransa 2,5, Birleşik Krallık 2,8, Kanada 2,6. Bu ülkeler arasında Brezilya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Romanya ve Arjantin’in nüfus dağılımı göreceli de olsa Türkiye’ye benzer, diğerleri Türkiye’ye göre yaşlı nüfuslara sahiptir.
Bazı ülkelerin ölüm/vaka oranları daha yüksek seyretmektedir. Bunlara örnek olarak; İspanya 4,2, Belçika 4,4, Yunanistan 4,9, Çekya 3,6, Meksika 8,1, Polonya 3,4 verilebilir. Bu ülkeler arasında Meksika’nın nüfus yapısı bize yakın, diğerleri daha yaşlı topluluklardır.

Bir grup ülke ise daha düşük ölüm/vaka oranlarına sahiptir. Bunlar arasında ABD 1,2, Japonya 1,1, Portekiz 1,3,ve Hindistan 1,1 olarak sayılabilir. Bu ülkeler içinde de Hindistan nüfusunun yaş dağılımı Türkiye’ye diğerlerinden daha yakındır. Kalan ülkeler daha yaşlı nüfuslara sahiptir.

Diğer ülkeler incelendiğinde de benzer bir portre ortaya çıkmaktadır. Yaşlı nüfusa sahip ülkelerde düşük ölüm oranları olduğu gibi, genç nüfusa sahip ülkelerde de yüksek ölüm oranları gözlenebilmektedir.

Ülkemize gelince ölüm/vaka oranı 26 Kasım tarihinde %0.6 ile dünyadaki diğer ülkelerin hemen hepsinden ayrılmaktadır. Şu anda salgının aktif olduğu, yani belli sayıda yeni vaka üreten ülkeler arasında sadece Sırbistan %0,7 ile Türkiye’ye benzeşmiştir.

Bir ülkeyi diğer ülkelerden bu kadar farklı kılan sebep ne olabilir? İlki, bu ülkedeki virüs mutasyona uğramıştır ve hastalık genel olarak hafif seyretmektedir. İkincisi, sağlık hizmetleri Almanya’nın en az iki katı, Kanada’nın dört katı, Belçika’nın sekiz katı olacak şekilde gelişmiştir, yüksek kapasitelidir, etkilidir, ölüme izin vermemektedir. Üçüncüsü ülkelerin nüfus yapıları birbirinden çok farklıdır. Ya da bu faktörlerin hepsi bir miktar etkilidir. Bir diğer faktörse o ülkedeki kayıt sistemindeki sorunlar olabilir. Bu da hastalık nedeniyle oluşan ölümlerin olduğundan daha düşük yansımasına ve açıklanmasına yol açabilir.

Bu nedenlerden hangisi mantıklı geliyorsa, ona odaklanmak faydalı olacaktır.

Bu arada bireysel korunma nedeniyle geçen yıllarda çok sayıda ölüme yol açan grip (influenza) sayılarının azaldığını, bu hastalığa bağlı, haliyle Covid-19 dışı bulaşıcı hastalık ölümlerinin de azalması gerektiğini vurgulayalım.

Sağlıkla kalın.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.