Bandwagon (Sürü, Çoğunluk) Etkisi Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkar?

0 1.981

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhaba sevgili okurlar,

Bugün sizlere toplumda sıklıkla karşılaştığımız çoğu zaman kendimizi de dâhil etmekten alıkoyamadığımız Bandwagon etkisi yani diğer adıyla sürü psikolojisinden bahsetmeye çalışacağım. Şimdiden tüm okurlara keyifli okumalar dilerim.

Günlük yaşantımızda bankaya işlem için gittiğimizde, ekmek sırasına girdiğimizde veya toplu yapılan bir etkinliğe katıldığımızda etrafta grup halinde olan kalabalıklar dikkatimizi çeker değil mi? Ya o gruba dâhil olmak ya da o grubun yaptığı faaliyetlerin içerisinde yer almak geçer hemen aklımızdan. Zihnimizden geçen bu otomatik düşüncelerin temelinde yatan ana fikir öğrenilmiş davranışlarının getirmiş olduğu bir sonucun eseridir.

Doğumumuzla birlikte toplum içerisinde var olmak için uyumlu olma, ayak uydurma, toplum normlarının dışına çıkmama ve toplumca belirlenen sınırlara adapte olma davranışları bizlere öğretilmiştir. Öğretilen bu davranışlar yaşantımızda karar verme ve uygulama sürecini etkileyerek doğrusunu dahi bildiğimiz halde bizi sürünün peşinden sürüklemeye itmektedir. Bandwagon etkisi tam anlamıyla burada kendisini göstermeye başlayarak bireylerde bilinçli önyargının gelişmesine sebep olmaktadır.

1848’lerin başında sirk gösterilerinde gösteri yapan sanatçıların birbiri ardından gitmesi ve bu sayede popülarite kazanmasıyla birlikte maddi olarak da artışa geçen insanlar çoğunluğa atla ve kazan gibi propagandalar düzenlemişlerdir. Harvey Leibenstein ise 1950’lerin başında ekonomik ve sosyal olarak sürü psikolojisinin insanlara getirdiği kazanımlardan sonra Bandwagon etkisini literatüre kazandırmıştır. Konu üzerine yapılan en önemli çalışmalardan birisi ise Amerikalı psikolog Solomon Asch tarafından gerçekleştirilen Asch Uyum Deneyidir.

Asch Uyum Deneyi
Asch Uyum Deneyi

Araştırmaya katılan katılımcılara sol taraftaki şeklin sağ taraftaki üç şekilden hangisiyle benzer olduğunu sormuştur. Beklenen cevap şıkkı C olması gerekirken %76 oranında A ve B şıkkını seçen katılımcılar olmuştur. 7 kişilik gruplar halinde yapılan çalışmada bireylere 12 defa şıklarının yerleri değiştirilerek cevap vermeleri bekleniyor ve esas denek kendisine cevaplama sırası gelene kadar asıl doğru cevabı açık ve net bir şekilde duymuyor. Yapılan çalışmanın sonucunda %5 oranında katılımcılar diğer katılımcıların verdiği yanlış cevabı seçerken %25’i doğru cevaptan asla şaşmıyor. Araştırmanın genelinde katılımcılar 3 cevap denemesinin en az birinde yanlış cevabı veriyor. Diğer verdikleri cevaplarda doğru cevapları verseler de verdikleri cevaplarda kararlı olmuyorlar.

Çalışmanın sonunda sonuçlara şaşıran Asch katılımcılarla yüz yüze görüşmeler gerçekleştiriyor. Katılımcıların görüşme sonucunda; verdiği cevap sonrasında etrafta garipsenirim korkusu yaşadıkları, gruba katılmak ve ayak uydurmak adına söylenilen cevabı verdikleri ve diğer katılımcıların verdiği cevaba güvendiği için sorgulamadan duyduğu cevabı söylediği belirleniyor. Çalışma da değişiklik yapılarak her katılımcıya ayrı bir oda da sözlü ya da yazılı cevap vermesi istendiğinde ise ayak uydurma oranı gittikçe düştüğü gözlenmiştir. Bununla birlikte doğru cevabı daha az belli olduğu durumlarda sürüye katılma, dâhil olma oranlarının yüksek olduğu da tespit edilmiştir. Sürüye ayak uyduran bireylerin kaygı düzeylerinin yüksek olduğu, sosyal statü olarak düşük düzeye sahip oldukları, çekingen karakterli oldukları ve toplumun onaylanmasına ihtiyaç duydukları belirlenmiştir.

Topluma dâhil olmak, katılmak elbette güzeldir ve olağandır. Buradan hareketle aktarmak istediğim karar verme durumunda bilinçli olarak hareket etmek gerektiğidir. Sırf etrafımızdakiler yapıyor, söylüyor diye sorgulamadan taklit etmeye, sürüye dâhil olmaya başlarsak doğru yapalım dediğimiz şeyi yanlışa doğru sürüklemeye başlarız. Bireysel olarak kendi duygu, düşünce ve hislerimize yönelerek karar vermek ve yaşantımızın akışını bu yöne sürüklemek en mantıklı yapılacak davranış olacaktır. Fakat bunca baskıya karşı koymak ve kendin olabilmek de kolay değil sanırım.

Tüm okurların sürüye her daim katılmadan ara ara dâhil oldukları sonrasında ise kendi patika yollarından yürüdükleri çiçekli yollarının olmasını dilerim.

Sağlıcakla kalın.

Schmitt-Beck, Rüdiger (2015), “Bandwagon Etkisi” , Uluslararası Siyasal İletişim Ansiklopedisi , Amerikan Kanser Derneği, s. 1–5, doi : 10.1002/9781118541555.

Korkmaz, İ. & Dal, N. E. (2020). Kıtlık Teorisi ve Bandwagon Etkisi Çerçevesinde Covid-19 Salgının Tüketici Davranışı Açısından İncelenmesi. Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi, 7 (11) , 88-125 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/asead/issue/58010/812635.

Asch, Süleyman . [1951] 1983. “Grup Baskısının Yargıların Değiştirilmesi ve Çarpıtılması Üzerindeki Etkileri.” Sf. 260–70.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.