Aşı Uygulamasında Gelir Gruplarına Göre Adaletsizlikler Yaşanıyor Mu?

0 3.528

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhaba.

Geçtiğimiz yılın ortalarında yaşadığımız salgının bir pandemiden ziyade sindemi olduğu anlaşılmıştı. Hastalık herkeste eşit görülmüyor, yoksul, eğitim düzeyi düşük, yaşlı, eşlik eden hastalığı olanları ve bazı özellikli grupları ya daha fazla tutuyor ya da bu kişilerde çok daha ağır seyrediyordu. Bu nedenle hükümetlere sadece hastalıkla tıbbi mücadele edilmesinin yeterli olmadığı, sosyo ekonomik açıdan önlemlerin alınması gerektiği hatırlatılıyordu.

“Our World in Data” adlı sitede gördüğüm bir grafik ilgimi çekti (Şekil). Buna göre 15 Mayıs 2021 itibariyle uygulanan Covid-19 aşılarının (doz olarak) %43,0’ü yüksek gelir grubundaki ülkelere, %40,5’i üst-orta gelir grubundaki ülkelere, %16,2’si alt-orta gelir grubundaki ülkelere ve sadece %0,3’ü alt gelir grubundaki ülkelere aitti. Buna karşılık Dünya Bankası verilerine göre alt gelir grubundaki ülkeler dünya nüfusunun %8,35’ini, alt-orta gelir grubundaki ülkeler ise %36,4’ünü oluşturuyordu. Kabaca dünya nüfusunun yarısını oluşturan bu kesim aşıların ancak altıda birinden nasiplenmişti. Her ne kadar yaşlı nüfus oranı yüksek gelir grubu ülkelerde daha fazla da olsa, bu farklılık kabul edilebilir değildir.

Bir diğer önemli nokta, ülke grupları arasındaki bu farklılığın ülke içinde de olup olmadığıdır. Ne yazık ki bu konuda yeterli veriye ulaşmakta sıkıntı çekiyoruz. Ancak salgının başlangıçta çok yoğun görüldüğü New York’a ait veriler sezgilerimizi harekete geçirebilir. New York’un kişi başına yıllık geliri en düşük ilçesi Bronx (29,200 USD) ve en yüksek ilçesi Manhattan’dır (360,900 USD). İkinci düşük gelirli ilçe ise 34,600 USD ile Brooklyn’dir (King’s County). Geçtiğimiz yıl yaşanan birinci dalgadan sonra Bronx’da yaşayanların %33’ü, Brooklyn’de yaşayanların %25’i, Manhattan’da yaşayanların ise %19’unun hastalığı geçirdiği saptanmıştı. Yani geliri düşük bölgelerde hastalık daha fazla görülüyordu.

Buna karşın bugün Bronx’da yaşayanların %38,5’i, Brooklyn’de yaşayanların %42,1 ve Manhattan’da yaşayanların %60’ı en az bir doz aşı almış durumda. İlk ikisinin biraz daha genç bir nüfusa sahip olması ya da bir yıl önce daha fazla hastalık geçirmesi bu farklılığı açıklayamaz. Hastalık geçirenlere de bir süre sonra aşı yapılması gerektiğini biliyoruz.

Bu bulgular New York örneğinden hareketle diğer ülkelerde aşıya daha fazla ihtiyacı olan grupların daha az aşılandığı kuşkularını güçlendiriyor.  Acaba ülkemizde durum ne? Bu konuda elimizde veri yok. Hastalığın daha fazla görüldüğü büyük kentlerin bazı bölgelerindeki aşılama oranları, sosyo ekonomik açıdan daha iyi durumdaki bölgelerden farklı mı? Büyük olasılıkla farklı. Sezgiler böyle söylüyor. Bu bölgeler toplu taşımanın sıkış tepiş, uygun olmayan kapalı ortamlarda üretim faaliyetlerinin yaygın olduğu bölgeler. Yani hastalık riskinin tavana vurduğu yerler.

Buralarda aşı oranlarının düşüklüğünün eğitimsizlik, ilgisizlik, aşı karşıtlığı, nüfus yapısı (yaş) ve benzeri gibi pek çok nedeni olabilir. Ancak otoritelerin sosyo-ekonomik açıdan riskli grupların aşı oranlarını yükseltmek için yeni bir risk analizi yapması ve özel çaba göstermesi gerekir.

Sağlıkla kalın.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.