Aşı Uygulaması Gerçek Yaşamda Ne Kadar Etkili?

0

Merhaba.

Çeşitli klinik deneyler, çeşitli aşıların enfeksiyon gelişimine karşı etkinliğinin %53 ile 95 arasında olduğunu gösterdi. Deneysel araştırmaların en önemli sınırlılıklarından biri deney ortamında elde edilen sonuçların gerçek yaşamda her zaman benzer olmamasıdır. Çünkü gerçek yaşamda koşullar farklıdır. Bulunan bir aşının kullanıma girdikten sonra etkisi Faz 4 çalışmalarla ölçülür. Söz konusu “aşı” olunca bir başka soru da uygulanan aşının toplumda hastalığı azaltıp azaltmadığıdır.

Bu sorulara kısmen de olsa yanıt veren ilk makale 19 Nisan2021’de Nature Medicine dergisinde yayınlandı (Rossman ve arkadaşları). Makale böyle bir çalışmaya şu an olanak veren tek ülke olan İsrail’in ve onun kullandığı BioNTech-Pfizer aşısının bulgularını yansıtıyor. Bu aşının ilk dozunun uygulandıktan iki ile üç hafta sonra etkinliğinin %51, iki doz aşıdan 3-4 hafta sonra ise %95 olduğu bulunmuştu.

Makale dergiye 2 Mart’ta gönderilmiş. Haliyle en iyi olasılıkla Mart başına kadar elde edilen verilerin analizi olduğunu söyleyebiliriz. Bu tarihlerde İsrail’de tek doz aşı uygulananlar nüfusun %50’si, tam doz aşı uygulananlar ise %30’u dolayındaydı. Aşının etkisi için de bir süre gerektiğini göz önüne alırsa bu oranları biraz daha aşağı çekmek doğru olacaktır.

İsrail’de 20 Aralık’ta başlayan aşı programına göre; önce 60 yaş üstündekiler, bakımevinde kalanlar, sağlık personeli ve kronik hastalığı olanlar, ardından sırayla 55 yaş üstü, 40 yaş üstü ve eğitim ihtiyacından dolayı 16-18 yaşındakiler ve askerler aşılandı. Şubat başı itibariyle 16 yaşın üzerindeki herkes aşı programına alındı. Bazı şehirlerde uygulama diğerlerine göre daha önce ve hızlı yapıldı.

İsrail’de vakalar Aralık ortasından itibaren hızla artmaya başladı, Ocağın son haftası 10 bini aşarak pik yaptı ve inişe geçti. Ölüm sayısı 100’ü aştı. Mart başında günlük vaka sayıları 4 binlere düşmüştü. 8 Ocak-7 Şubat arasında etkin bir şekilde kapandı. Aşılama ve kapanma aynı tarihlere denk geldiğinden vaka sayısının hangisinin etkisiyle düştüğü tartışılır oldu.

Araştırma vaka sayısının düşüşünde aşının yarattığı farklılıkları anlatıyor. Bulgular özetle şöyle. Hasta sayısı ve hastaneye yatma oranlarında Ocak sonundan itibaren hızlı bir düşüş oldu. İlk ve yoğun aşı uygulanan 60 yaş üstü kişilerde hasta sayıları ve hastaneye yatma oranları daha sonra aşılananlara göre çok daha hızla azaldı. İkinci aşamada aşılanan 16-18 yaşındaki öğrenci grubu ve 18-21 yaşındaki askerlerde, henüz aşılanmayanlara göre ve yakın yaş grubundaki insanlara göre (14-15 ve 22-23 yaşlar) pozitif test ve hasta sayıları çok daha hızla düştü. Bağışıklama programına erken alınan şehirlerde düşüş diğerlerinden daha çabuk ve hızlı oldu. İsrail 18 Eylül 2020’de bir kez daha aynı sürelerde kapanmış ve vakalarını düşürmüştü. Bu düşüşte yukarıda saydığımız farklılıkların hiçbirisi yoktu.

Tüm bulgular İsrail’de bağışıklama hizmetinin tek doz aşılama %50’lere, tam doz aşılama %30’lara yaklaşırken kapanmadan bağımsız olarak, hastalığı azaltma anlamında toplumsal etkinin başladığını gösteriyor. Nitekim 7 Şubat’ta kapanma gevşetildikten sonra da vaka ve ölüm sayıları hızla düşmeye devam etti. Şu anda İsrail’de tam aşılıların oranı %60’a yaklaşıyor. 21 Nisan itibariyle, yani önlemlerin gevşetilmesinden 2,5 ay sonra, günlük vaka sayısı 11 binden 135’e, ölüm sayısı 101’den 1’e düştü. Bu veriler aşılamanın net etkisini ve salgını sonlandırmada ne kadar önemli bir araç olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.

Bu bulgular BioNTech-Pfizer aşısına ait. Sırada bağışıklamada öne çıkan Şili’nin analizi var. Şili Sinovac kullanıyor. Ancak programı İsrail’e göre 1,5-2 ay geç başladı, daha yavaş ilerliyor, önlemleri vaktinden önce gevşetti. Yine de şimdiden aşıya bağlayabileceğimiz değişiklikler oluşmaya başladı. 2-3 hafta içinde Şili’den ve uyguladığı Sinovac’ın etkilerinden daha somut analizler yapabileceğiz.

Sağlıkla kalın.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.