Ankilozan Spondilit: Nedir, Belirtileri, Tanısı Ve Tedavisi

0 6.349

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Ankilozan spondilit, otoimmün bir hastalıktır.

Otoimmün hastalık ifadesi şu anlama gelmektedir.

Vücudumuzda bulunan bağışıklık sisteminin savaşçı hücreleri, nedeni belirsiz bir şekilde, vücuttaki sağlıklı dokulara saldırmaktadır. Kendi vücudunu henüz bilmediğimiz bir sebeple düşman olarak görmektedir. Neticesinde de ankilozan spondilit, ülseratif kolit, crohn, MS gibi hastalıklar oluşmaktadır. Otoimmün hastalıkların genel olarak sebebi belli değildir.

Ankilozan spondilit, 20-40 yaş arası erkeklerde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Hastalık yavaş ve sinsi başlangıçlıdır. Erkeklerde kadınlardan 3 kat fazla görülmektedir.

Ankilozan Spondilit Tanısı Nasıl Konur?

Tanı konması için hastalığa özgü bir tetkiki bulunmamaktadır.

1984’te son şekli verilmiş olan New York kriterleri kullanılmaktadır;

  • 3 aydan uzun süren, egzersiz ile rahatlayan, istirahat ile düzelmeyen bel ağrısı
  • Bel omurga hareketinin önden-arkaya, sağa-sola kısıtlanması
  • Yaş ve cinse göre göğüs alanının azalması
  • Bilateral Evre 2-4 sakroiliit (leğen kemiği eklemlerinde enfeksiyon)
  • Bilateral Evre 3-4 sakroiliit (leğen kemiği eklemlerinde enfeksiyon)

Ankilozan Spondilit Belirtileri Nelerdir?

Başlıca olarak, eklemleri ve omurgayı tutan, romatolojik, inflamatuvar bir hastalıktır. Leğen kemiği eklemleri, el ve ayak bileği eklemleri başlıca tutulum yerleri arasındadır. Omurgadaki tutulumun zaman içerisinde artmasıyla birlikte, kişiler sağdan sola, soldan sağa dönüş gerçekleştiremezler. Boyun bölgesinde yer alan omurların da tutulumuyla, kişi boynunu sağa-sola hareket ettiremez hale gelir ve dönmek istediğinde hareketi tüm bedeniyle yapar.

Hastalığın ilk bulgusu çoğunlukla bel ağrısı ve eklem sertliğidir. Genellikle sabah tutukluğu şeklinde ortaya çıkar, dinlenme halinde artan ağrılar, hareketlenince, günlük rutin içerisinde azalır.

Omurga tutulumuyla beden öne doğru eğilmeye başlar ve tüm bu tutulumlar neticesinde, hastalığın ileri evrelerinde, bireyler günlük aktivitelerini gerçekleştirmekte zorluk yaşayabilirler.

Doktorun vermiş olduğu ilaç tedavisinin yanında, fizik tedavi ve kaplıca tedavilerinin bir arada sürdürüldüğü çalışmalarda, sabah tutukluğunun azaldığı ve günlük işlerini daha rahat yerine getirdikleri görülmüştür. 40 hafta boyunca da bu iyilik hallerinin sürdüğü tespit edilmiştir.

Omurga ile birlikte akciğeri çevreleyen kafes kemiklerinde de tutulum oluşabilmekte ve buna bağlı olarak kişilerde akciğerin alanı azalmakta, solunum sistemi problemleri de yaşanabilmektedir.

Ankilozan spondilitin etki ettiği bir diğer organ gözdür. Hastaların %25 inde gözün farklı tabakalarında enfeksiyon gelişebilmektedir. Genellikle tek bir gözde aniden ortaya çıkan kızarıklık, ağrı ve ışığa hassasiyet şeklindedir. Bu kapsamda ankilozan spondilit tanısı almış kişiler, göz tutulumu riskine karşın, romatoloji kliniği ile iş birliği içinde, düzenli göz muayenesi yaptırmalıdır. Zamanında iyi bir tedavi sağlanmazsa, atak sıklığı artar, gözdeki enfeksiyon kalıcı hale gelebilir.

Ankilozan spondilitte sigara kullanım miktarı arttıkça, gözdeki tutulum ve enfeksiyon yayılımının arttığı çalışmalarla ortaya konmuştur.

Ankilozan Spondilit Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Otoimmün hastalıkların günümüzde tedavisi bulunmamaktadır. Vücuttaki etkilerini azaltıcı, atak durumlarında ortaya çıkan belirtileri kontrol etmek ve genel olarak iyilik seviyesini koruyucu tedaviler uygulanmaktadır.

Günümüzde yeni geliştirilen bazı ilaçlar hastalığın seyrine oldukça olumlu katkılar sağlamaktadır. Düzenli doktor kontrolü ise tedavinin en önemli basamağıdır.

2020 yılı içerisinde yayınlanan bir çalışmada yakınması olmayan hastaların düzenli kontrollere gitmediği tespit edilmiştir. Bu alanda hastaların bilgilendirilmesi ve hastalık takibi ve eğitimi anlamında açıklık olduğu görülmektedir.

İlaç tedavilerinin yanında fizik tedavi, günlük rutin egzersizler iyilik halinin sürdürülebilmesi açısından hastalara büyük fayda sağlamaktadır.

Elbey B. (2015). Ankilozan spondilitli hastalarda güncel tedavi yaklaşımları. Dicle Tıp Dergisi, 42 (1), 123-127.

Çeliker R. (2000). Ankilozan spondilit: klinik özellikleri. Romatizma, 15(1), 15-21.

Eyvaz N. (2020). Romatizmal hastaliklarda kaplica tedavisi. Kocatepe Medical Journal, 21(1), 129-135.

Akyol G., Özalevli S., Uçan E.S. (2013). Ankilozan spondilitli hastaların solunum fonksiyonlarının egzersiz kapasitesi ve yaşam kalitesi ile ilişkisi. Tuberk Toraks 61(3), 227-234.

Esatoğlu S.N., Çelik F., Yeşilsancak M., Doymaz F., Uğurlu S. (2020). Tersiyer bir merkezde romatoid artrit ve ankilozan spondilit hastalarının takipten çıkma sıklığı. Ulus Romatol Derg,12(1), 7-11.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.