Amerikan Tarihinin Ölüm Meleği: Pediatrik Hemşire Genene Jones

0 3.576

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhaba değerli okur!

Yeniden hızla artan vaka sayıları, birtakım gündem haberleri, viral enfeksiyonlar, varyantlar derken sizlerin de benim gibi bir nebze de olsa artık hasta-hastalık-hastane üçlemesinden uzaklaşmanızı arzu ediyorum.

Sonu her ne kadar kötü bitse de bazı yaşanmış hikâyeleri derlediğim ve kendimce ‘’Kurtarıcı mı yoksa katil mi?’’ diye sınıflandırmış olduğum serimin ikinci yazısıyla seninleyim.

Annelik bir içgüdü mü yoksa bir davranış mı?

Herkes hemşirelik eğitimi alır da herkes hemşire olabilir mi?

İnsan neslinin devamı kadının üretme ve doğurma özelliğiyle mümkün kılınmış olsa da ‘’Herkesin ürememesi’’ gerektiğini savunur dururum. Her kadın fizyolojik, psikolojik ve de biyolojik özellikleri bakımından bir anne adayı olarak varsayılıyor fakat gerçekler pek de öyle değil. Annelik çocuğa sevgi ve şefkat göstermek, hep yanında olmak ve onu desteklemektir.

İnsan olmanın erdemini yaşayan her kadından anne olur.

Fakat ya bunlardan yoksunsa?

Ve bir de bu kişi bir hayat kurtarıcıysa?

Lisanslı bir meslek hemşiresi olarak bakımında 60 bebek ve sayısız çocuğun ölümünden sorumlu bir Amerikan seri katili olan Genene Jones tam da buna uygun bir örnek. Sadece bir cinayet ve bir çocuğun öldürülmesi teşebbüsüne mahkûm edilse de, kanıtlar onun bir çocuk hemşiresi olduğu süre boyunca sayısız insanı öldürmüş olabileceğini gösteriyor.

Lakabı “Ölüm Meleği”

Teksas’taki birkaç çocuğun öldürülmesi ve öldürülmesine teşebbüs eden oldukça ikna edici bir katil olan Jones, 1981-82 yıllarında Teksas, San Antonio, Bexar County Hastanesi’nin çocuk yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) lisanslı bir hemşire olarak çalıştı. Bu kısa sürede yoğun bakım ünitesinde onlarca çocuk öldü, hem de çoğu doğrudan Jones’un bakımı altındayken.

İlginç bir şekilde, istatiksel olarak çocukların yoğun bakımdaki ölüm oranı diğer vardiya zamanlarına kıyasla 15.00 – 23.00 vardiyasında on kattan bile daha fazlaydı. Çocuklar gizemli koşullarda ölüyor gibiydi. Durumu stabil (istikrarlı) olan çocukların solunumu aniden duruyor, bir kısmı epileptik nöbet geçiriyor, kalbi duruyor ya da iğneler enjekte edildiğinde bolca kanamaya başlıyor ve kanları tuhaf bir nedenle pıhtılaşamıyordu. Bu elbette ki tesadüf değildi. Kitlece yoğun bir ilgi gören garip ölümler, YBÜ doktorları tarafından da şüphe uyandırmaya başlamıştı. Jones ise bu yaşam – ölüm mücadelesini oluşturmaktan ve bu mücadeleye müdahale etmekten o kadar keyif alıyordu ki meslektaşlarından kendisine “Ölüm Değişimi” demelerini dahi ister olmuştu. Üstelik oldukça soğukkanlı bir tavırla bunu dile getiriyordu.

O neredeyse ölüm oradaydı.

Hastane yönetiminin ise ilk müdahalesi basını engellemeye çalışmak oldu. Ancak her şey oldukça hızlı ilerliyordu. Kötü basını önlemek için umutsuz olan hastane yöneticileri Jones’u kovmayı veya polisi aramayı ise reddediyordu. Yeni bir çözüm üretilmeliydi. Hastane yöneticileri, bir isim değişikliği ve daha sonra da bir tanıtım revizyonu yapma kararı aldı. Jones’a ise hastanede başka bir yerde iş teklif edildi. Bu şekilde, Jones ölümlerden sorumlu kişi olarak seçilmedi. Jones’un kararı ise şaşırtıcıydı: ‘’Hastaneden ayrılmak’’.

İlişkili Diğer İçerikler

Ölümler gizemli bir şekilde durdu.

Hastane yönetimi konuyla ilgili dâhili bir soruşturma başlattı ve Jones çalışırken en az on çocuğun öldüğünü tespit etti. Resmi raporda bu durum şöyle kayda geçti: “Hemşire Jones’un on çocuğun ölümleriyle ilişkisi bu tesadüf olabilir. Ancak, ihmal ya da haksızlık göz ardı edilemez.” Ancak Jones çoktan gitmişti.

Nereye gittiyse, ölüm onu takip etti.

Referanslarının gücü sayesinde Jones, Kerrville, Teksas’ta ki San Antonio’nun 60 mil kuzeybatısında bir çocuk kliniğinde kolayca benzer bir pozisyon elde etti. Yine de, bebeklerin gizemli hastalıkları ve ölümleri gittiği her yerde Jones’ u takip ediyordu. Birden fazla çocuk yeni kliniğinde rutin enjeksiyonlar yapıldıktan sonra aniden hastalandı.

Bilinen tek vaka Chelsea McClennan!

Savcıların Jones ile kesin olarak bağlantı kurabilecekleri tek vaka, 15 aylık bir bebek olan ve rutin aşılama kliniği için kliniğe gelen Chelsea McClennan’dan başkası değildi. Aşı uygulamak yerine, çaresiz çocuğa üç kez kalbini durduran bir kas gevşetici olan süksinilkolin enjekte etti. Bu ölümle beraber ceza soruşturması başlatıldı ve bakımı altındaki gizemli bir şekilde ölen çocukların dizisine ilişkin verdiği ifade oldukça korkunçtu. McClennan’ın öldürülmesinden tam 99 yıl ceza alan Jones, kısa bir süre sonra -bu kez- 4 haftalık Rolando Santos’u, büyük kanamaya neden olan kan inceltici bir ajan olan ölümcül bir doz heparin (kan sulandırıcı) ile öldürmeye çalıştığı için tekrar suçlandı. Neyse ki, çocuk hayatta kaldı ve Jones cinayet teşebbüsünden suçlu bulunarak 99 yıl cinayet cezasıyla birlikte 60 yıl daha hapis cezasına çarptırıldı.

‘’Bir çocuk kritik bir şekilde hasta ilan edilirse, her zaman nasıl öldüğüyle ilgilenecek ve “izlemek” için koğuşa gitmenin yollarını bulurdu. Çocuk öldükten sonra, Jones kesinlikle ilk atlayacak ve gönüllü olarak morga gönderecek olan kişiydi. Morgu ondan başka kimse sevmezdi. Hatta bebek ile morga giderken şarkı dahi söylerdi.’’

Özgürlük olasılığı var.

Alınan uzun cezalara rağmen, mahkûmların “İyi Davranışlarını” daha kısa sürede tamamlamaları için hizmet ettikleri zamana doğru koymalarına izin veren Teksas Zorunlu Serbest Bırakma Yasası nedeniyle Jones’un 2018’de serbest bırakılması planlandı. Kısa ömürlü yasa, hapishanenin aşırı kalabalıklaşmasıyla mücadele etmek istiyordu. Ancak Teksas savcıları Jones’un serbest yürümesine izin vermemeye kararlıydı. Nitekim Jones’un hizmet ettiği iki suçlamadan çok daha fazla çocuğu öldürmesi çok muhtemeldi.

Amerikan tarihinin en kötü seri katili!

Yetkililer, Jones’un 1970 ve 1980’lerde hemşire olarak geçirdiği süre boyunca 60 kadar bebek ve onlarca çocuğu öldürmüş olabileceğinden şüpheleniyor. Eğer doğruysa, bu Jones’un Amerikan tarihinin en kötü seri katillerinden biri olması demektir.

Bir kadın, bir hemşire olarak okurken utanç duyduğum ve içimi sızlatan bu korkunç hikâyeyi burada sonlandırıyor olmakla beraber tam da bu yazının üzerine Hemşirelik Yeminimizden bir kesiti sizlere bırakmak istiyorum:

‘’… Hayatı korumak, ıstırabı hafifletmek, sağlığı yüceltmek için gereken her türlü çabayı göstereceğim…’’

Verdiği sözü tutabilen, vicdanı ile çalışabilen, erdemli ve merhametli insanlara denk gelmeniz umuduyla…

Şimdilik hoşçakalın! 🙂

“Önemli olan sözler değil davranışlardır.’’ E. Fromm

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.