Aleksitimi: Duygular İçin Söz Yokluğu

0 3.693

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Bu yazıyı okumaya başlamadan önce bir dakika durup şu an hissettiklerinizi ve duygularınızı yazılı veya sözel olarak ifade edebilir misiniz?

Rahat şekilde ifade edebilenler olduğu gibi biraz zorlanan veya hiçbir şekilde duygularını ifade edemeyenlerde vardır. Duyguları tanımlamak ve ifade etmekte yaşanan bu güçlüğe aleksitimi denir.

Yunanca kökenli aleksitimi kavramı “duyguyu kovmak” anlamına gelmektedir.

Bu kavram Türkçede kendisine “Duygular için söz yokluğu” veya “duygu körlüğü” olarak yer edinmiştir.

Aleksitimi kavramın ilk çıktığı zamanlarda hastalıklı bireylerle ilişkilendirilmiş olsa da yapılan çeşitli araştırmalarda sağlıklı bireylerde de karşımıza çıkan bir kişilik özelliği (Genetik olarak gelen mizaçla, sonradan çevreninde etkisi ile oluşan karakterin birleşmesi) olabileceği ortaya konulmuştur.

Aleksitimi kavramı 4 maddenin birleşmesi ile tanımlanmaktadır.

  1. Duygusal uyarılmanın bedensel duyumlarından ayırmada yaşanan zorluk
  2. Duyguları tanımlamak ve ifade etmekte yaşanan zorluk,
  3. Sınırlı düş süreçleri
  4. Uyaran-bağımlı, dışsal-odaklı bilişsel tarz

Aleksitimik bireylerin, hayal kurmakta ve duygularını ifade etmekte zorluk çektiği, nadiren rüya gördükleri ve kişilerarası ilişkilerinde mesafeli olma eğilimi gösterdikleri öne sürülmektedir.

Aleksitimik kişilerin dışarıdan bakıldığında çevreyle uyum içinde yaşayabildikleri ancak kişinin kendi duygularının ötesinde diğer insanların duygularını anlamakta ve ilişki kurmakta güçlük çekmesinden kaynaklı kişilerarası ilişkilerde zorluk yaşamalarına neden olabilmektedir.

Olumlu duygu deneyimlemekte yetersiz kaldıkları, aşk, mutluluk ve keyif gibi duyguları daha az deneyimledikleri için kendilerini başkalarının yerine koymakta ve diğerlerinin duygusal durumlarını anlamakta zorlanırlar. Bu nedenle empati yeteneklerinin zayıf olduğu ileri sürülmektedir.

Kişilerarası iletişimde bir araç olan mesajlaşmada emoji (İngilizcede yüz ifadesini belirten ikonlar manasında kullanılan “emoticon” kelimesi ‘emotion’ yani duygu ve ‘icon’ yani ikon kelimelerinden meydana gelmiştir.) kullanımı üzerine yapılan bir araştırmada aleksitimik grubun emoji kullanımının hem olası aleksitimik hem de aleksitimik olmayan gruplara kıyasla daha az olduğu görülmüştür. Aleksitimik olması muhtemel grubun emoji kullanım sıklığı aleksitimik olmayan gruptan çok farklı olmadığı görülmüştür. Bu durum aleksitimik bireylerin sadece sözel iletişimde değil sözel olmayan iletişimde de duygu ifade etmeyi tercih etmedikleri veya duyguları ifade etmekte zorluk yaşadıklarını göstermektedir.

Aleksitimi;

  • Alkol bağımlılığı,
  • Kumar oynama,
  • Madde bağımlılığı,
  • Depresyon,
  • Psikojenik ağrı (doku hasarı bulunmayan fiziksel hiçbir neden bulunamayan ağrı),
  • Kaygı bozuklukları,
  • Obsesif kompulsif bozukluk,
  • Travma sonrası stres bozukluğu,
  • Yeme bozuklukları,
  • Kişilik bozukluğu ile ilişkili olabileceği gibi insanların çocukluktan itibaren yaşadıkları çevrede duygularını, hayallerini, fikirlerini ifade etmek yerine gizlemeyi ya da bastırmayı öğrenmesi sebebiyle bireylerde gelişen kişilik özelliği olabilmektedir.

Bunun dışında aleksitimi kişiyi korumak amacıyla kişiye acı verebilecek olan duyguları bastırması sonucu duygusal ifade de azalmaya doğru bireyi adapte ettiği ileri sürülmektedir.

Aynı zamanda bilişsel bozukluk, beceri eksikliği/yetersizliği veya nörolojik bir arıza olduğunu savunan birbirinden farklı birkaç görüş daha vardır.

Aleksitiminin uzun süreli/kalıcı (kronik) mi yoksa geçici (akut) bir durum mu olduğu günümüzde hala net bir şekilde bilinmemektedir.

Yazının başında duygularınızı sözel ya da yazılı ifade edememişseniz veya mesajlaşırken emoji kullanmıyorsanız bu sizi kesinlikle aleksitimik birey yapmaz. Ancak böyle bir durumda olduğunuzu düşünüyor iseniz bir uzman ile görüşmenizi önermekteyim.

Konu hakkında biraz daha detaylı bilgi edinmek için kaynakları inceleyebilir veya yorumlarda sorabilirsiniz.

Sağlıklı günler dilerim.

Sasioglu, M., Gulol, C., & Tosun, A. (2013). The Concept of Alexithymia. Psikiyatride Guncel Yaklasimlar – Current Approaches in Psychiatry, 5(4), 507. doi:10.5455/cap.20130531

Tepeli Temiz, Z. (2018). Bir Sınıflandırma Çalışması: Aleksitimik Belirtiler ve Bağlanma Örüntüleri . Medeniyet Araştırmaları Dergisi , 3 (5) , 21-42 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/mad/issue/35961/472716

Wei, M. (2021). Non-verbal expressivity in alexithymia: A study on emoji use in text messaging across varying levels of alexithymia. Journal of Research in Personality, 92, 104097. doi:10.1016/j.jrp.2021.104097

Çeken, B. , Arslan, A. A. & Tuğrul, D. (2017). İletişimde Emojilerin Kullanımı ve İncelenmesi. 21. Yüzyılda Eğitim Ve Toplum Eğitim Bilimleri Ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, 6 (16), 91-106. Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/egitimvetoplum/issue/32174/356991

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.