Aile Planlaması Yöntemleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler

0 4.136

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Aile planlaması, doğum kontrolü, gebeliği önleme, gebelikten korunma gibi ifadelerle üreme çağındaki her kadın sıklıkla karşılaşmaktadır.

Peki, bu ifadeler bize neyi anlatır?

Her birey yaşamı boyunca çocuk sahibi olmak ya da olmamak konusunda özgürce karar verme hakkında sahiptir. Cinsel sağlık/üreme sağlığı hakları kapsamında bu hakkı güvence altına alınmıştır. Bireylerin istedikleri zamanda, sağlıklı aralıklarla, sorumluluklarını alabilecekleri sayıda çocuk sahibi olabilmesine aile planlaması denilmektedir. Aile planlaması sadece doğum kontrolü yapmak, gebeliği önlemek anlamına gelmez. Aile planlaması gebeliğin sayısını ve zamanını belirlemek amacıyla bireyler tarafından doğurganlığın düzenlenmesidir. Ayrıca istediği halde çocuk sahibi olamayan bireylere yardımcı olmak da aile planlaması hizmetleri arasında yer alır.

Aile planlaması ile istenmeyen, plansız gebelikler önlenebilir. Çiftler çocuk sahibi olmak için kendilerini hazır hissetmeyebilir, maddi ve manevi olarak elverişli şartlarda olmayabilir, ya da mevcut hastalıkları nedeniyle çocuk sahibi olmak riskli olabilir. Bu gibi durumlarda çocuk sahibi olmak ertelenebilir ya da tamamen çocuk sahibi olmaktan vazgeçilebilir.

Aile planlaması ile çok sayıda ve kısa aralıklarla meydana gelen gebelikler önlenebilir. Her doğum sonrası annenin eski sağlığına ulaşması için bir süre gerekmektedir. Uzmanlar iki çocuk arasında en az 2 yıl olmasını önermektedir. Ayrıca 18 yaşın altındaki ve 35 yaşın üstündeki gebelikler riskli olarak kabul edilir. Erken yaşta meydana gelen gebeliklerde bebekte gelişim geriliği, erken doğum ve doğuma bağlı istenmeyen durumlar meydana gelebilir. Benzer şekilde 35 yaşın üzerinde gebeliğe ve doğuma bağlı riskler artmaktadır.  Ayrıca ileri yaştaki gebeliklerde genetik anomalilerin (down sendromu gibi) meydana gelme riski artmaktadır. Bu nedenle anne ve bebek sağlığı için uygun zamanda gebeliğin planlanması ilk koşuldur.

Sağlıklı anneler, sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplum için aile planlaması oldukça önemlidir. Bu aşamada doğurganlığın düzenlenmesi için etkili gebeliği önleyici yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemlerin bireyler tarafından iyi bilinmesi ve doğru bir şekilde kullanılması gerekir.

Peki, gebeliği önleyici yöntemler nelerdir?

Geçici ve kalıcı yöntemler olarak ikiye ayrılır. Geçici yöntemler kullanıldıkları süre boyunca gebeliğin oluşmasını engeller. Kullanılan bu yöntemler bırakıldığında ise tekrar gebe kalınabilir. Bununla birlikte kalıcı yöntemlerin mekanizması daha farklıdır. Kalıcı yöntemler uygulandıktan sonra geri dönüş yoktur, artık gebe kalınamaz.  Hayatınızın herhangi bir aşamasında tekrar çocuk sahibi olmak istiyorsanız kalıcı yöntemler uygun bir seçim değildir.

Kalıcı yöntemler nelerdir?

Kadınlara yönelik ya da erkeklere yönelik kalıcı yöntemler bulunmaktadır. Kadınlarda tüplerin bağlanması, erkeklerde ise tohum kanallarının (sperm taşıyan) bağlanması kalıcı yöntemlerdendir. Kadınlarda tüplerin bağlanması ülkemizde ve dünyada erkeklerin tohum kanallarının bağlanmasına kıyasla daha yaygın kullanılır. Tüplerin bağlanması yumurta taşıyan tüplerin cerrahi olarak, geri dönüşsüz biçimde bağlanmasıdır. Bu işlem kadının cinsel isteğinde, adet düzeninde vücut yapısında herhangi bir değişikliğe neden olmaz. Birey normal yaşamına devam eder. Tek önemli değişiklik artık gebe kalınamayacağıdır. Bu işlemin geri dönüşsüz bir yöntem olması nedeniyle karar öncesinde bir sağlık personelinden danışmanlık alınması ve bu kararın bilinçli olarak eşlerle birlikte verilmesi gerekmektedir.

Gelecekte gebelik planlanıyorsanız ya da kalıcı bir yöntem kullanmak istemiyorsanız geçici yöntemler öncelikli seçenektir. Geçici yöntemler doğru ve tutarlı kullanım gerektirir. Bu nedenle yöntem seçim sürecinde detaylı bilgi almanız ve genel sağlık durumunuza, kişisel özelliklerinize ve yaşam tarzınıza en uygun yöntemi seçmeniz oldukça önemlidir. Ülkemizde en yaygın kullanılan ve rahatlıkla erişilebilen gebeliği önleyici yöntemler; kadın hormonlarını içeren yöntemler (haplar ve iğneler), spiral ve erkek kondomudur.

Kadın hormonlarını içeren gebeliği önleyici yöntemler (haplar ve iğneler) kadının yumurtalıklarından yumurta hücresini gelişip atılmasını engeller. Ayrıca rahim ağzındaki salgıyı koyulaştırarak erkek tohum hücrelerinin rahmin içine geçmesini önleyerek gebeliğin oluşmasını engeller. Kadın hormonlarını içeren haplar ve iğneler düzenli kullanım gerektirir. Hapların her gün aynı saatte unutulmadan alınması gerekir. Kadın hormonunu içeren iğneler aylık ve üç aylık formlarda bulunmaktadır. Benzer şekilde iğnenin yapıldığı gün takvime kaydedilmeli, iğnenin türüne göre bir ay sonra ya da üç ay sonra yaptırılmalıdır. Bu yöntemler düzenli kullanıldığında oldukça etkilidir. Cinsel ilişkiyi kesintiye uğratmaz ve yöntem bırakıldıktan sonra gebe kalınabilir. Ayrıca bu yöntemlerin rahim ve yumurtalık kanserine karşı koruyucu olduğu bilinmektedir. Hormon içeren yöntemler kullanılmaya başlanmadan önce sağlık kuruluşundan mutlaka danışmanlık alınmalıdır. Yönteme başlamadan önce genel sağlık durumunuzun sağlık personeli tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Hipertansiyon, diyabet, kalp ve damar hastalıkları, karaciğer hastalıkları, obezite gibi birçok hastalık varlığı, özgeçmişinizde ya da soy geçmişinizde kanser öyküsü, sigara kullanım durumunuz gibi birçok faktör bu aşamada değerlendirilmekte ve yöntemin sizin için uygun olup olmadığı incelenmektedir.

Spiraller ülkemizde yaygın kullanılan gebeliği önleyici yöntemlerden biridir. Spiral rahmin içine yerleştirilen küçük, plastik bir araçtır. Bakırlı ve hormonlu tipleri mevcuttur. Ülkemizde gebeliği önleyici yöntem olarak sıklıkla bakırlı spiraller kullanılır. Spiraller erkek tohum hücrelerinin kadın yumurta hücresini döllemesini engeller. Bakırlı spiral 10 yıla kadar koruma sağlamaktadır, oldukça etkilidir ve ülkemizde ücretsiz olarak sunulmaktadır. Spiral, cinsel ilişkiyi kesintiye uğratmaz ve çıkarıldıktan hemen sonra tekrar gebe kalınabilir. Uzun süre korunmak isteyenler, ileri yaşta olan fakat tüplerini bağlatmak istemeyenler, diğer yöntemleri kullanmakta zorluk yaşayanlar, yeni doğum yapmış ya da düşük yapmış kadınlar için uygundur. Spiral uygulanmadan önce mutlaka sağlık kuruluşundan danışmanlık alınmalıdır. İşlem yapılmadan önce yönteme özel uygunluk kriterlerinin sağlık personeli tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Uygunluk kriterleri değerlendirildikten sonra işlem sağlık kuruluşunda uygulanır. İşlem sonrasında her yıl mutlaka jinekolojik muayeneye gidilmeli ve spiralin kontrolü sağlanmalıdır.

Ülkemizde sık kullanılan ve son yıllarda kullanım oranının giderek arttığı bir diğer yöntem ise erkek kondomudur. Erkek kondomu çok ince esnek bir kılıftır. Cinsel ilişki sırasında atılan meni bu kılıfa boşalır ve bu sayede gebeliğin oluşması önlenir. Doğru kullanıldığında oldukça etkilidir. Erkek kondomu erkeklerin aile planlamasına katılımını sağlar. Reçetesiz bir şekilde eczanelerden marketlerden alınabilir. Bu nedenle erişilebilir bir yöntemdir. Her yaştaki erkekler tarafından rahatlıkla kullanılabilir. Kondomun gebeliği önleme dışında bir diğer önemli rolü; eşleri AIDS, frengi, bel soğukluğu gibi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı korumasıdır. Farklı bir gebelik önleyici yöntem kullanıyor olsanız bile cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak amacıyla kondom kullanımı tavsiye edilmektedir. Kondom kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri kondomun cinsel ilişki sonrasında kontrol edilmesidir. Kondomda yırtık veya sızıntı olduğu fark edilirse gebeliğin meydana gelme riskinin oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır. Böyle bir durumda acil korunma yöntemlerinin kullanılması gerekmektedir.

Korunmasız, plansız bir cinsel ilişkinin yaşandığı, mevcut yöntemin doğru kullanılmadığı (hapı almayı unutmak, iğneyi yaptırmayı unutmak, geciktirmek) ve yöntem başarısızlığının olduğu durumlarda (kondomun yırtılması) acil korunma yöntemleri kullanılmalıdır. Bu yöntemler rutin olarak kullanılamaz. Sadece korunmasız cinsel ilişkinin olduğu ya da yönteme özel başarısızlıkların olduğu durumlarda gebelik istenmiyorsa tercih edilebilir. Ertesi gün hapları ve cinsel ilişki sonrası uygulanan spiraller bu yöntemlerdendir. Yaygın olarak ertesi gün hapları kullanılmaktadır. Bu haplar eczanelerden kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Ertesi gün hapları cinsel ilişki sonrası ilk 72 saat içerisinde alınmalı ve asla ertelenmemelidir.

Yukarıda bahsedilen gebeliği önleyici yöntemler dışında deri altı çubuklar, vajinal halkalar, diyafram ve kadın kondomu gibi yöntemler de bulunmaktadır. Fakat bu yöntemlere erişim ülkemizde diğer yöntemlere kıyasla sınırlıdır.

Doğum sonu dönem, düşük ya da kürtaj sonrası dönem ve menopoz öncesi dönem doğum kontrolüne yönelik kafa karışıklığının olduğu zamanlardır. Emzirme döneminde hangi yöntemi kullanabilirim? Kürtaj ya da düşük sonrasında hemen gebe kalınabilir mi? Menopoz öncesi dönemde gebeliği önleyici yöntem kullanmaya gerek var mı?

Bu sorular ile sağlık personelleri sıklıkla karşılaşmaktadır. Kısaca açıklamak gerekirse; emzirme döneminde spiral, üç aylık iğne, kondom gibi güvenle kullanılabilecek gebeliği önleyici yöntemler bulunmaktadır. Bununla birlikte uygunluk kriterlerinin değerlendirilmesi için sağlık personellerinden detaylı danışmanlık alınmalıdır.

Düşük ya da kürtajdan kısa bir süre sonra yumurtlama tekrar başlar. Bu nedenle bu işlemlerden sonra istenmeyen gebeliklerin önlenmesi için erken zamanda uygun bir gebeliği önleyici yöntem kullanılmaya başlanmalıdır.

Menopoz öncesi dönemde yumurta sayısı giderek azalır ve buna bağlı olarak âdet kanamasında azalma-artma, adetler arası sürede uzama gibi bazı değişiklikler meydana gelir. Bununla birlikte bu dönemde hala gebe kalma ihtimali vardır. İstenmeyen gebelikleri önlemek için bu dönemde de bir gebelik önleyici yöntemin kullanılması gerekmektedir. Uygun yöntem seçimi için mutlaka sağlık kurumlarından danışmanlık alınmalıdır.

Son olarak ülkemizde kullanılan fakat etkisiz bir yöntem olarak kabul ettiğimiz geri çekme yöntemini ele alalım. Yapılan araştırmalarda bu yöntemi kullanan bireylerde istenmeyen gebeliklerin oldukça fazla olduğu bildirilmektedir. Bu nedenle geri çekme yöntemi yerine etkisi yüksek olan yukarda bahsi geçen yöntemlerden birinin kullanılması önerilmektedir.

Gebelik, çok yönlü bir değişim ve uyum sürecidir. Her yönden hazır olmayı gerektirir. Gebeliği planlamak, gebeliği erteleyebilmek ya da gebelikten kaçınmak en temel haklarımızdandır. Bu kapsamda istenmeyen gebeliklerin önlenmesi ve sağlıklı gebelikler için sağlık personelleri tarafından aile planlaması danışmanlığı verilmektedir. Danışmanlık alarak kişisel tercihlerinize ve sağlık durumunuza en uygun yöntemi seçebilirsiniz.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.