6 Numara Miyop Astigmattan Nasıl Kurtuldum?

0 2.275

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yaz gelmişken deniz, havuz senin için de bir işkence mi olmaya başladı?

Hayır diyorsan kapat bu sekmeyi çünkü göz kusuru olmayan birinin anlayabileceği bir konuşmada bulunmayacağım.

Son günlerde artan kontak lens fiyatları fahiş rakamlardan oluşuyor. Hele de göz numaranız epey bi yüksekse…

Pek çok insandan şunu duyuyorum.

‘Acaba gözlerimi çizdirsem mi?’

Elbette bunun kararını verebilmek bana kalırsa epey zor. Nitekim göz bu başka organa benzemiyor. Artı ve eksileriyle düşünüp karar vermeniz gereken bir durum. 12 yıl boyunca miyop ve zaman zaman da astigmatla savaşan ben gibi bir hikâyeniz varsa acele etmeden doğru adımlarda siz de bu durumdan kurtulabilirsiniz.

Öncelikle bana en çok sorulan sorulardan birinden başlamak istiyorum.

Bu kararı nasıl verdin? Risklerini nasıl göze aldın?

Yukarıda da belirttiğim gibi 12 yıl boyunca –ki bu gelişim dönemime denk geldiği için sürekli artan bir numarayla uğraştım- miyop + astigmatla yaşamak yaşam kalitemi oldukça düşürüyordu. En son çizdirme kararı verdiğimde (en son diyorum çünkü daha öncelerde de düşünmüş lakin tedirgin olup vazgeçmiştim 🙂 ) 6 numara miyop + astigmat gibi bir tıbbi öyküm vardı. Kış aylarında soğuktan sıcağa girişlerde veya otobüse bindiğinizdeki o anlarda gözlük camlarınızın buharlaşması bir yerden sonra can sıkıcı olmaya başlıyor. Ya da bulaşık makinesini açtığınızda gelen o hava dalgasıyla her yerin bir anda sis bulutuna dönmesi…

Okurken sizi tebessüm ettirebilir lakin pek çok olayı birleştirdiğimizde yaşam kalitemizin nasıl düştüğünü siz de fark ediyorsunuz. Ben de bu farkındalık içerisindeydim. Yaz, kış bahar inanın hiç fark etmiyor hava olayları elbette gözlük kullanımı için felaket durumlardan biri. Bir diğer sebep gözünü açtığında hiçbir şeyi net görememek. Gözünüzde gözlük/lens yoksa gözünüzü açmak bir yerden sonra sadece renkleri ayırt edebilmek gibi oluyor. Ne adım atarken ne yürürken ne de birine yaklaşırken mesafeyi asla ayarlayamıyorsunuz.  Bu da en başta düşme riskini doğuruyor. Gece uykunuzdan uyanıp lavaboya kalkmak bile gözünüzde bir şey yokken zor bir eylem. Yaş aldıkça güneş gözlüğü takmak istiyorsunuz veya göz makyajı yapıyorsunuz lakin bunlar da göz numaranızın yüksek olması sebebiyle güneş gözlüğünde oldukça pahalı ve makyajda oldukça estetik dışı oluyor. 🙂

Dürüst olalım şimdi, mercek gibi bir camın arkasından bakıyor olmak gözlerinizi olduğundan çok daha fazla küçük gösterdiği için makyajla istediğiniz estetik görüntüyü kazanamazsınız. Bu şu demek değil, yapan kişiler çirkin. Asla bunu ifade etmiyorum, bahsettiğim şey kişinin kendinde elde etmek istediği estetik görüntü. Ben hiçbir zaman bunu elde ettiğimi düşünemedim. Bu da benim için gözlük kullanımının daha düşük bir seçenek olması demekti. Her ne kadar gözlük camınızı incelttirseniz de -ki bu da epey bir maliyet- gözlüklü ve gözlüksüz haliniz inanın çok fark ediyor. Tüm bu bileşenler 26.07.2021 tarihinde beni ameliyathane masasına yatırttı. 🙂

Neden lens kullanmadın, kalıcı lensler var neden onları tercih etmedin?

Öncelikle lisede lisanslı bir sporcuydum bu sebeple lens kullanmama gibi bir şansım yoktu. 14-15 yaşımdan 23 yaşıma kadar aktif olarak lens kullandım, gözlüğü ise evde olduğum süreçler içinde tercih ettim. Lenslerim aldığım markanın özelliklerinden kaynaklı olarak 1 ay dahi çıkarmadan gözümde kalabilecek bir kalitedeydi lakin hiçbir zaman buna cesaret edemedim. Çünkü ya gözümün arkasına kayarsa düşüncesinden kurtulamadım. 🙂

Başta da dedim ya, göz bu başka organa benzemiyor. Bu sebeple lensin kalıcı veya çıkar tak olması da bir yerden sonra önemli olmadı. Ayrıca yüksek numara, astigmat gibi özellikler kontak lensin fiyatını epey etkiliyor. Bundan 3 sene önce 6 aylık lens için 450 gibi bir ödeme gerçekleştirmiştim. Şu an ne durumda olduğunu düşünmek dahi istemiyorum. Bir diğer faktör, ne kadar oksijen geçirgenliği en yüksek olan lens de tercih etseniz %100 bir sonuç alamıyorsunuz.

Ne demek istiyorum?

Şöyle ki, lens taktıktan bir süre sonra gözünüzde ağrı olabiliyor, bu da uzun dönemde lensi de tercih etmeme sebepleriniz arasında oluyor.

Ailen bu kararı nasıl karşıladı?

Oldukça tereddütteydiler. Hatta babam ameliyat sabahı Melike gerçekten emin misin diye ısrarla defalarca sordu. Ameliyathanenin katında annem ben çıkana kadar sürekli dua etti. Ama benim için o gün de şu an da vermiş olduğum çok doğru bir karardı diyebilirim.

Ameliyat olduğun kurumu nasıl seçtin?

Gerçekten hadi gel yapalım ameliyatını diyen kimsenin masasına öyle kolay kolay yatılmıyor. Bir araştırma sürecim illaki oldu. En son sürekli gittiğimiz eczanemizin sahibinin referans olması ile Ankara’da bir göz merkezinde operasyon kararımı verdim. Çok tedirgindim herkes gibi ama yaşadığım kalitesiz anlar bu tedirginliğimi bastırdı. Ayrıca tüm göz ekibi gerçekten muazzamdı. Hem ameliyat öncesinde hem de ameliyat esnasında bana güç ve güven verdiler. Nitekim ben de bir sağlık çalışanıyım ama özel hayatımda tabi ki benim için de yaşaması kolay değil. Her insan gibi bizler de neyle karşılaşacağımızı bilsek de bilmesek de psikolojik olarak negatif düşüncelere kapılabiliyoruz. Özetle kullanmış oldukları son teknolojik teknikler ve ekip benim için kararı vermemi sağlayan bileşenler arasındaydı. Bunun haricinde kontrole gelen ve ameliyat geçmişi olan kişilerle konuşmuş olmam da buna eklenebilir.

Ameliyat ücreti ne kadardı?

Öncelikle kullanılan teknik fiyatı belirleyen unsurlardan biri. Ben ameliyat olduğumda 3.500 TL gibi bir rakamla iki gözümden de operasyon geçirdim. Bu benim seçmiş olduğum teknikle ilgili bir rakamdı. Diğer teknikse, o zamanın fiyatıyla 3.000 TL idi. Fark neydi derseniz, lazerle ilgili bir durumdu. Diğer teknik retina yanığımın 1 ayda iyileşmesi demekken benim seçtiğim teknik 1 hafta gibi bir süreyle iyileşmesini sağladı diyerek somut bir örnek verebilirim. Şu anki ücretleri inanın ben de bilmiyorum fakat artan zamlarla beraber açıkçası bunun da 20.000’e yaklaştığını düşünüyorum.

Ameliyat sürecin nasıl gerçekleşti, ameliyat sırası ve sonrası nasıldı?

Elbette öncelikle normal bir göz muayenesi oluyorsunuz daha sonra gerekli testler yapılıyor. Göz topografisi inceleniyor. Bunun sebebi elbette gözlük kullanımınızın göz yapısını bozup bozmadığını değerlendirmek. Beraberinde göz tansiyonunuz var mı, göz yapınız bozulmuş mu, retinanız bu ameliyatı kaldırabilecek kalınlıkta mı buna bakılıyor. Eğer her şey sorunsuzsa ameliyat olabileceğiniz konusunda hekiminiz size bilgi veriyor. Hani yıllarca şey diyoruz ya, çerçeveye değil cama gidiyor bu kadar para, incelt filtrelet vs. vs. diye. Hah işte o gün o verdiğiniz paranın ekmeğini yiyorsunuz. 🙂

Kullanmış olduğunuz camın kaliteli olması gözünüzü her açıdan koruyor.  Göz yapınıza bir zarar vermiyor. Bu da ileride vereceğiniz bir ameliyat kararının önünü açıyor. Bir başka husus elbette ki ameliyat anı.

Bu başta kulağa korkutucu gibi geliyor ama söylemek zorundayım tamamen bilinçlisiniz o an. Sadece küçük kıl gibi bir iğneyle göz uyuşturuluyor ve artık bir süre gerçekleşecek tüm olaylara da girişimlere de kendi gözlerinizle tanık oluyorsunuz. 🙂

Göz çizimi 30-60 sn bir ışına bakmanız gereken o süreçte sağlanıyor, göz yıkanıyor, retina yanıyor ve yanık kokusu burnunuza geliyor gibi pek çok aşama. O an içinizden bi ‘’Yanıyoruz Fuat Abiiii’’ diye bağırmak gelebiliyor. Tabi bu max 10-15 dakika süren bir operasyondan ve dikkat edilmesi gereken koca bir 1 aylık dönemden ibaret. Ameliyattan ilk çıktığınızda birden 0 numara olmuyor gözünüz. Lakin 1 aylık iyileşme periyodu süresince 0 numaraya kadar iniyorsunuz. Ameliyat sonrası gerçekten uzun uzun anlatabileceğim bir konu, bu sebeple bunu bir başka içerikte ele alacağım.

Şimdilik hoşça kalın!

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.