Pandemi Sürecinde Mülteci Olmak

0

Yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) nedir ?

COVID-19 yani yeni Korona virüs Hastalığı, ilk olarak Aralık ayında Çin’in Wuhan Eyaleti’nde ateş, öksürük, nefes darlığı gibi solunum yolu belirtileri gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür.

Hastalık başlangıçta bu bölgedeki deniz ürünleri ve hayvan pazarında bulunan kişilerde tespit edilmiştir. Sonrasında insandan insana bulaşarak Wuhan başta olmak üzere diğer şehirlere ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin diğer eyaletlerine ve diğer dünya ülkelerine yayılmıştır.

Tüm korona virüsler, hayvanlarda veya insanlarda hastalığa neden olabilecek büyük bir virüs ailesidir. Yapılan araştırmalara göre; insanlarda, birkaç korona virüsün soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) gibi daha şiddetli hastalıklara kadar solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğu bilinmektedir. Yeni Korona virüs Hastalığına SAR-CoV-2 virüsü neden olur.

Koronavirüs Nasıl Bulaşır?

COVID-19 insandan insana damlacık yoluyla ya da temasla bulaştığı ortaya çıkmıştır. Yani hasta bireylerdeki virüs öksürme, hapşırma yoluyla saçılan damlacıklarla ve hastaların solunum salgılarının temas ettiği yüzeylere dokunulmasından sonra ellerin göz, ağız, burun mukozası teması ile bulaşmaktadır.

COVID-19, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 30 Ocak 2020’de küresel bir sağlık acil durumu ilan edildikten sonra 11 Mart 2020 tarihinde ise virüs; pandemi yani küresel salgın hastalığı olarak ilan edilmiştir.

COVID-19’dan korunmak için çok basit önlemler almanın yeterli olduğu ama bulaştan sonra ağır sonuçlarında gelişebileceği bir salgındır.

Mülteciler Ve Yeni Koronavirüs Hastalığı

Mülteci, sığınmacı, göçmen veya yerlerinden edilmiş kişiler, aileler ve çocuklar bir pandemi durumu söz konusu bile değilken sağlık hizmetlerine, el yıkama ve hijyen koşulları gibi önleyici tedbirlere ulaşmada sıkıntı yaşamışlardır.

Sağlık hizmetine ulaşabilseler bile dil bariyeri, kültürel farklılıklar, ön yargılar nedeniyle yeterince yardım alamamış, özellikle dil bariyeri nedeniyle mülteciler kendilerini ifade etmekte hep zorluk yaşamışlardır. Hastalık belirtilerini, eğer hasta iseler izole olunması ya da sağlık kuruluşuna haber vermesi gerektiğini de bilmeyebilirler.

Mülteci olmaktan kaynaklı COVID-19 tanısı aldıklarında sınır dışı edileceklerini ya da ceza alacaklarını düşünebilirler. Bu konuda açık bir dille bilgilendirme yapılmalıdır. Çünkü bu durum korkuya sebep olacağından var olan semptomların gizlenmesi yol açabilir.

COVID-19 bir solunum yolu hastalığıdır. Birçok kamp ve yerleşim yerinin tipik özelliği olan güvenli olmayan, kapalı ve aşırı kalabalık alanlarda kolaylıkla yayılabilir. Hastalığa yakalanma, yayılma riski oldukça yüksek olup, yetersiz hizmet nedeniyle hastalıkla mücadele etme imkânları da oldukça azdır.

Şu an ülkemizde ve tüm dünyada bu küresel salgında en çok risk altındaki gruplardan biri haline gelmelerine neden olmuştur.

Bununla birlikte COVID-19 pandemisi her gün ilerlemeyi sürdürmektedir ve hiçbir birey, toplum, nüfus grubu ya da ulusun enfeksiyona karşı bağışıklığı bulunmamaktadır.

Göçmenler ve mülteciler savunmasız bir nüfus grubunu oluşturmasından dolayı bu durum, göçmenlerin ve mültecilerin enfeksiyonu kontrol altına alınması için yapılan eylem planına dâhil edilmesini ve en üst düzeyde fiziksel ve ruhsal sağlığa ulaşma ve sağlık hizmetlerine adil erişim haklarından ödün verilmemesini gerekliliğini ortaya koymuştur.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.