Bal Yaraların İyileşmesini Hızlandırabilir

0 35

Sofralarımızdan eksik olmayan balın tarih boyunca ilaç olarak kullanıldığını duymuş muydunuz?

M.Ö. 2000’li yıllarda Mısırlı ve Sümerli hekimler açık ve kapalı yaraların tedavisinde bal kullanmışlardır. Dünyaca ünlü hekim İbn-i Sina, “el-Kanun fi’tTıp (Tıp Kanunu)” adlı eserinde çok sayıda içerisinde bal olan reçeteler yazmış ve “tapitma” olarak bilinen un ve bal karışımı macunu yara sargısı olarak kullanmıştır. Gelişen tıp ile antibiyotik kullanımı artmış ve balın tedavi edici önemi giderek azalmıştır.

Modern tıp araştırmaları sonucunda yara enfeksiyonlarının önlenmesinde ve uzun süredir iyileşmeyen enfekte yaraların iyileşmesinde etkili olduğu bildirilmektedir. Enfekte olmuş yaralarda bal kullanılarak yapılan pansuman sonrası 3-10 gün içerisinde yaranın sterilize edildiği bildirilmiştir.

Yaralar, iyileşmek için sağlıklı çevreye ihtiyaç duyarlar. Fakat mikroorganizmalar yara iyileşmesini olumsuz etkilenmektedir. Bu yüzden iyileşme halinin devam edebilmesi için enfeksiyondan etkilenmiş hasarlı dokuları temizlemek önemlidir. Aksi bir durumda enfeksiyon gelişebilir bu da yara iyileşmesinin gecikmesine neden olur. Ek olarak zamanla antibiyotiğe direnç geliştiren bakteriler de yara iyileşmesini geciktiren önemli bir unsurdur.

Bal uygulaması; yanıklar, diyabetik yaralar, yatak yaraları, yüzeyel ülserler, Fournier kangreni (genital bölge kangreni) ile iyileşmeyen ve enfekte birçok yarada olumlu sonuç almıştır.

Balın içeriğinde yara iyileşmesinde etkili olan protein, mineral ve vitaminler bulunur.  Bunlara ek olarak antioksidan ve antiinflamatuar etkileri sayesinde yara alanında nemliliği sağlayarak kemik dokuyu korur.

Ayrıca yaralarda saf bal kullanımının;

  • Kan şekerini yükseltmediği,
  • Ciddi bir yan etkisinin olmadığını,
  • Yara bölgesindeki ödemi ve kokuyu azalttığı,
  • Eksuda (yangı sıvısı) miktarını arttırdığı,
  • Doku oluşumunu uyardığı,
  • Yarayı sterilize ettiği,
  • Alerjik reaksiyona sebebiyet vermediği bulunmuştur.

Yara iyileşmesinde balın antibakteriyel özelliğine etki eden faktörler nelerdir?

Prostoglandinler

Doğal bal ile yapılan pansumanlar, prostaglandin sentesizini engelleyerek yoğunluğunu düşürebilir. Böylece bağışıklığı arttırarak yaraların iyileşme sürecini hızlandırır.

Asidite

Hastalık yapıcı bakteriler pH 6.0-7.0 olan büyüme ortamını tercih ederler. Bal asidik özelliğe sahip olduğundan zararlı bakterilere bağışıklık yanıtını arttır. Ayrıca düşük pH seviyesinde protein yıkıcı enziminin aktivitesi azalır ve oksijen salınımını arttırarak yara iyileşmesine olumlu katkı sağlar.

Osmolarite

Balın şeker oranı suya göre fazladır. Şeker molekülleri su moleküllerini tutarak ortamda bakteri gelişimi için ihtiyaç duydukları su miktarını azaltır. Böylece yoğunluğu yüksek olan ballar bakterilerin gelişmesine izin vermedikleri için enfeksiyonların tedavisine katkı sağlar.

Hidrojen Peroksit

Enzimatik tepkimeler sonucu ortaya çıkan hidrojen peroksitin bala antibakteriyel özellik sağladığı düşünülmektedir. Bal sulandırıldığında ise içerdiği hidrojen peroksit seviyesinde artış yaşanır böylece antibakteriyel etkiye sahip bir solüsyon elde edilmiş olur.

Nitrik Oksit

Balın içeriğinde bulunur. Vücudumuzda kan akımını arttırarak bağışıklık yanıtının artmasını sağlarlar. Damar geçirgenliği ve antimikrobiyal artış ile yara iyileşmesindeki süreçleri hızlandırırlar.

Sağlık profesyonelleriyle genel sağlık durumunuzu ve uygunluğunuzu konuşarak bal tedavisi kullanılmalıdır. 

Hançer, A. T., & Yılmaz, P. (2019). Balın Yara İyileşmesi Üzerine Etkisinin Değerlendirilmesi. Bozok Medical Journal, 9(01), 152.

Sığ, A . (2019). Bal: kısa tıbbi bakış ve kronik yara bakımı. Anatolian Current Medical Journal, 1 (2) , 32-36 . DOI: 10.38053/agtd.520196

Ferhat, K. M. Y. Y. B., Suhaımı, Ö. Z. S. A. A., Alı, M. R. M., & Yusoff, M. Y. B. M. Bal Sargısının Kronik Yaralar ve Ülserlerin İyileşmesindeki Etkinliği.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.